PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
The Stonewall Inn
Game of Thrones Daily
Jules of Nature
Noah Kahan
untitled
Fai_Ryy
The Bowery Presents
RMH
Cosimo Galluzzi
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
occasionally subtle
Misplaced Lens Cap
Claire Keane
KIROKAZE

❣ Chile in a Photography ❣
No title available
$LAYYYTER

PR's Tumblrdome

oozey mess
seen from Israel
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from Romania

seen from United Kingdom

seen from Colombia
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@mrrobotelliotalderson
I <3 Max
Okay. So… I love her.
(https://www.youtube.com/watch?v=tZDC9uMsgNY gönderdi)
Bu aralar içimde yarım kalmış her olaya bir son yazıyorum. Bu bir yandan iyi bir yandan kötü. İçim daha da boşalıyor sanki. Daha da ıssızlaşıyorum, yalnızlaşıyorum. Daha ne peki? Dahası yok. Tamamen yanmadan küllerden doğulmuyor. Yanacağım o yüzden Daha fazla yanacağım. İyice yanacağım ta ki... Yeniden doğana kadar...
İçim çok ıssız uyandım bugün. Issız. Kalbimi çarptıran o melek yüzlü şeytan benle ilgileniyor mu ilgilenmiyor mu anlamış değilim. Kalbim ne diyor bilmiyorum. Ama onun hareketlerini baz alırsak uzak durmam gerekiyor galiba. Çünkü her karşı karşıya gelişimizde benim canımı yakacak bir şey yaşıyoruz. Kabullenmeliyim belki. Bi şekilde yaşanılıyor hem sevgisizde. Zaten bi insan için bi anlam ifade etmiyorsam yanında durmamın da bi alemi yok. Kendi kendime yetebiliyorum. Artık para biriktirmeye başlıcam yapmak istediğim şeyler için. Kendimi şımartıcam. Ben bu dünyaya kimseyi sevip onlara köle olmaya gelmedim. Beni sevsin diye biri önünde kırk takla da atamam atmam şu saatten sonra. Ben eve geliyorum arkadaş rüyalarıma kadar giriyor. Ama büyük ihtimalle o şu an beni unuttu bile. Haftasonunda bi anı olarak kaldı onun için. Ee o zaman siktir amk. Farkın ne diğerlerinden. Sikmişim güzelliği. Ruhunun benim ruhuma sarıldığını hissetmedikten sonra zaten dolu ortada güzel ama duygusuz boş tipler. Unut Hakan onu. Unut ki bile bile canını yakma yeniden. Bu sefer kendime sahip çıkıcam. Bu aralar biraz da biz kötü çocuk olalım. Millet görsün o zaman melek yüzlü şeytan nasıl olunuyor.
Kendime Not: Gül Kendine.
Her ne olursa olsun kendine acıyan, kendinden dert yanan insanlardan olmayacağım. Hayır. Her ne olursa olsun. Çünkü bu daha da mide bulandırıcı bir durum benim için. Şimdi o yüzden kalkıp kahvaltımı yapıp işime gideceğim. Bir sürü şey yaşadım atlattım ben. Bu iş benim için çocuk oyuncağı gibi artık. Kafamı başka yöne çevireceğim ve hissettiğim her şey bitecek. Onun yüzünü gülüşünü düşünmeyeceğim. Daha iki gün oldu böyle vurulmak nerden çıktı hem. Bu benim travnmam. Gerçek değil. Çocukken bana öğretilen benim de tekrar tekrar başıma getirdiğim bi sevgisizlik oyunundan baska hiçbir şey değil. O yüzden takılıp düşmüş olabilirim yine ama üstümü silkeleyip kalkıcam. Ve koşmaya başlıcam. Çok uzağa. Tüm bu acılardan çok uzağa.
Iste ben böyle olalım istemistim...
İşte benim yaşayacağım ev.
Eveeeeet. Uzun zamandır birine bir şeyler hissetmiyordum ne güzel kafam rahattı. Biri çıktı yine karşıma. Yüzü melek gibi... Yani tam benim ağzıma sıçacak tiplerden. Bu senaryoyu ya da filmi çok iyi biliyorum ben. Benim farkımda bile olmayacak. Ben uzaktan bakıcam. Denk gelirsek konuştuğumuz laf olsun diye kurduğu iki saçma cümle benim için bütün gün düşünmem gereken bir paradox haline gelecek. Onun başkalarıyla ilgilendiğini görüp o günümü mahvedicem. Sonraki günü ve bir sonraki günü de tabi. Geceleri uyuyamayacağım şu an olduğu gibi. Dikkatini çekmek için çoğu zaman saçmalayacağım ama dikkatini çeksem de bana askerlik arkadaşıymışız gibi davranacak. Onun yüzüne baktığımda benim kalbim erirken o bana bakınca ertesi gün hatırlamayacağı aklına bile gelmeyeceği bir yüz görecek. Hoplayıp zıplıcam ortalıkta, aşırı mutluymuş gibi davranmaya çalışıcam bu sefer, bu durumumu belli etmemek için ama daha beter olucak, iyice rezil edeceğim kendimi. Eve gelince oturup ağlıcam yine neden ben diye. Neden beni sevmeyecek insanlara aşık oluyorum diye. Neden onu hak edemiyorum diye kendimden nefret edicem hayatımı kurduğum tüm planları elimin tersiyle bi vuruşla yerle bir edicem, yerle bir olucam tekrar. Resimlerine bakıcam konuşcam belki saatlerce. Onun haberi bile olmazken ben her gün biraz daha ölücem yine. Kalbim biraz daha parçalanacak. Sırf beni sevseydi diye kendimden fersah fersah kaçıp kendimi suçlucam. Ve tüm bu olanlar benim yavaş yavaş acı çektirerek beni her gün her dakika her saniye bir kez daha öldürecek. Varsın bu seferde en başından hak etmeyeyim ben onu. Tüm bu kaosu başlamadan bitirelim. Evet kalbim acıyor şu an ve nasıl hissettiğimi kelimelerle anlatamıyorum. Bi yenilgi daha ekliyorum omuzlarıma. Bir görülmeme duygusu, hiçlik hissini bir kez daha tadıyorum. Onunla olamayız. Olmayacakta. Beni belki bir gün görür diyerek kendimi kandırmanın bi mantığı yok. Onun gözünde bana karşı görebileceğim tek şey ya askerlik arkadaşı olacak ya da iğrenme. İkisini de görmeye artık gücüm olmadığından uzak durmam en iyisi olacak. Kalbim mezarlık gibi zaten artık bi ölü ilişkiye daha yer kalmadı aklımda da beynim de kalbimde de.