Belirsizlik mahveder adamı.

No title available
No title available
taylor price
DEAR READER

tannertan36

Kiana Khansmith
dirt enthusiast

pixel skylines
NASA

PR's Tumblrdome
almost home
Keni
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Origami Around
AnasAbdin
TVSTRANGERTHINGS

❣ Chile in a Photography ❣
wallacepolsom

Janaina Medeiros

No title available
seen from United States
seen from United States
seen from T1
seen from China
seen from Australia
seen from United States

seen from Romania

seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from Sweden
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Poland
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@narinsel
Belirsizlik mahveder adamı.
Bekliyorum, hâlâ umut besliyorum. Saat 02:41 ama ben bekliyorum. Bir türlü öğrenemedim beklememeyi. Oysa çok rüzgar esti üstünden, çok kez tecrübe oldu ama olmuyor işte. Ne yani, kader mi deniyor buna yoksa benim ahmaklığım mı? Bilmiyorum ki ben de yaşayarak öğreniyorum. Sevmiyorum şöyle içimi dökmeyi ama başka yapacağım bir şey yok. İnsanlarla ilgili olan problemimi, insanlara anlatmak saçma geliyor çünkü herkesin farklı fikirleri var. Hoş, ben yine de kendi bildiğimi okurum. Hem ne demişler: "yanlış bir karar vermek istiyorsan herkese sor." Herkese sormam ama sorduğumda da eğer çok mantıklı gelmiyorsa yapmam. Neyse işte öyle. Kısaca hâlâ bekliyorum. Ya ben de biliyorum istediğim hamlenin gelmeyeceğini, sabah uyanınca hayal kırıklığına uğrayacağımı, sinirleneceğimi zaten biliyorum ama ne yapayım, elimde olsa yok ederdim bu hissi. Acaba ben de birisini bekletiyor muyumdur? Umarım yapmıyorumdur çünkü çok kötü bir şey. Birini oyalamak çok saçma. Yaparsam da yazıklar olsun ne diyeyim. Ben kendimi dışarıdan görsem "yanlış olduğunu biliyorsan neden hâlâ devam ediyorsun" derdim, yok öyle olmuyormuş işte.
İnsanlar kendi rengini gösterdiğinde onları boyamaya çalışma.'
Siz hiç vazgeçmeyi yakıştırıyor musunuz kendinize? Tabii, kim pes etmeyi sever ki? Peki ya her vazgeçiş bir pes ediş demek midir? Yok, o öyle olmuyormuş.
Bir şey düşün, çok sevdiğin bir özelliğin olsun. Sen diyorsun ki "ben bunu çok seviyorum vazgeçmem" falan filan. İnsan geçicidir, bizimle birlikte zevklerimiz, isteklerimiz de geçici. Bir şeyi ne kadar çok seversen o ellerinden kayıp gider, ya artık zevk almazsın ya da ona tutunacak dermanın kalmaz.
Eskiden annelerimiz, babalarımız veya çevremiz derdi ki "pes etme, sen korkak mısın da pes ediyorsun, sakın vazgeçme sadece güçsüzler vazgeçer" vesaire vesaire... hep vazgeçtiğimi söylemekten korktum. Bir hayalim vardı, tamam hâlâ gerçekleştirebilirim ama vazgeçtim. Birisi vardı, hiç aramız düzelmiyordu ve ben de vazgeçtim. İnsanların benden beklentisi olduğunu sezdiğim her durumdan vazgeçtim. Eskisi kadar sık şiir ve yazı yazmaktan vazgeçtim. (...)
O kadar da fena değilmiş, herkesin vazgeçtiği ama içinde tuttuğu şeyler vardır. Her vazgeçiş, bir pes ediş demek değildir.
Güneş kıskanır saçlarının her telini
Ne kadar kaçtıysam o kadar yakalandım
"Tanrı beni yaratmakla neyi kastetmiş olabilir?"
Hiçbir şeyi. Dünyaya geldim, bazı insanların hayatına dokundum onlar da aynı şekilde benim hayatıma dokundu. Bir gün belki çok başarılı olacağım veya başarısız olacağım. Her şeyi başarsam da hiçbir şey başarmamış olacağım. Dinim İslam ama gerçeği ölünce öğreneceğim yani bu dünyada olan, burada kalacak. Dışarıya götüremediğim her şey, hiçbir şeydir.
Duvarına son uğradığımdan beri hayli bir zaman geçmiş. Şimdi bakıyorum da eskisinden daha keskin ve derinlikten daha uzaktasın. Seni böyle görmek, bende bir kere de senin arkana güzel kırlentler koymuşlar, yumuşacık yastıklar gibi hissettirdi. Bir zamanlar senin için bunu dilemiştim. Biraz anlamsız olabilir, biliyorum. Ama buralara geldiğimde ilk uğradığım bloglardan biri oldun. En azından daha iyisin diye düşünüyorum. Bu arada beni sorarsan -ki sen şu anda benim kim olduğumu az çok tahmin edebiliyorsundur, belki de ilk birkaç cümleden sonra anladın- özlediğim bir takım hisler var ve onları artık aramak istemiyorum. Şu anda böyle türlü hisleri tarif edecek kadar gücüm yok ama inan ki bir daha kalbim ağzıma kadar gelmeyecek gibi hissediyorum. Öncesinde öylesine tatlı detaylarda güzeldi galiba o his. Kalbi güzel arkadaşım, sana hayatının geleceğinden güzel ama çok güzel detaylar söyleyebilmeyi de çok ama çok güzel zamanlarının olacağını haykırmayı da çok isterdim; seni kaybetmemek için anlamaya çalışanlardan uzak. Fakat sen de biliyorsun ki istediklerinde isteyenler bal gibi de yanımızda olurlar ve bir müddet sonra başka bir yolu tercih ederler. Alternatifler her zaman vardır çünkü onlar için. Senin adına çok sevindim. Gördüğüm kadarıyla artık bir uçurumdan düşmekten ya da girdiğin herhangi bir yolda tökezleyip yara almaktan korkmuyorsun. Yazdıklarım senin için ne kadar anlam kazanır bilmiyorum; bunu okuduğun çok daha farklı ve güzel bir gün olsun senin için. Sadece bunu dileyebilirim. Şimdilerde birkaç umut için çeşitli intiharları erteleyip kendime "biraz daha bekle" diyorum. Bu arada Türkçe'de "kırlet" diye bir kelime yokmuş. Aslında o "kırlent" imiş. İlk defa bu cümleleri yazarken ben de öğrenmiş oldum. Bu detay da sana özel olsun. Kendine, dünden daha iyi bakman dileğiyle.
-Atletsiz
Hatırlanmak çok güzel bir his, bunu ilk satırları okuduğumda anladım. Seni hemen tanıdım, böyle içten yazan çok az kişi tanıyorum. O zamanları hatırlamak bile istemiyorum, yaşım küçük belki ama bana 10 yaş aldırdı diyebilirim. O zamanlar kesiklerden ve uçurumdan korkardım, şimdi ise "oraya yaklaşmazsam korkmam" diyorum. Anlayacağın daha iyi miyim bilmiyorum ama geliştim, bunu görüyorum. Velhasıl kelam bıraktığın gibi değilim, tahminin doğru.
Açıkçası, yaşadığını yaşamaktan korkuyorum. Bunu seninle nasipse sonra tekrar konuşalım, buralara yansıtamıyorum. Bu sefer sana "seni anlıyorum" demeyeceğim çünkü o denli yaşamadım ama seni anlamak için çabalıyorum ve o hislerin ne kadar acı verici olduğunu anlıyorum. Birisinin seni anlamaya çalışması nimettir, bence bilirsin.
Bu umutların hiç sönmesin, benim için dilediklerinin kat ve kat daha fazlası senin olsun. Senin beni ziyaret etmen o kadar değerli ki, şu an kendimi bir şey sanıyorum diyebilirim. Bir insanın aklında kalmışım... doğrusu sen bana eskiden de değer verirdin, en önemlisi de gösterirdin. Hâlâ o zamanla aynı fikirdeyim, senin yanındayım. Lütfen, sakın pes etme.
Sondaki bilgiyi aklıma kazıdım, bugün de bilgilendik çok şükür...
🪁
Birisi geçsin karşıma ve bağıra çağıra desin ki "kafanda kuruyorsun" sonra geçsin bana beni anlatsın ve desin ki "düşündüğün gibi olmadı hiçbir zaman, birlikte aşarız"
Bana bunların kurgu olduğunu kanıtlasınlar
Artık zevk aldığım şeyler de tükendi ama hâlâ yıldızları seviyorum
Kendimiz için kim olduk?
Ve kendimiz olmak için daha kaç kişi olmamız gerekiyor?'
Huzuru bulamazsın, o seni bulur
Bazen güzellik sima ile değil kalple ve ruh güzelliği ile karşımıza çıkar ya
Senin ruhunun ve kalbindeki meleğin güzelliği suretine yansımış
Çok teşekkür ederiim
Beklenen, isteseydi bekletir miydi hiç?