Kararsız kaldığında de ki;
"Beni yaratan yolumu elbette gösterir." (Şuara/78)

JBB: An Artblog!

❣ Chile in a Photography ❣
Not today Justin

No title available
$LAYYYTER
Cosmic Funnies
art blog(derogatory)

#extradirty
Xuebing Du

shark vs the universe

JVL
No title available
styofa doing anything
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
AnasAbdin

izzy's playlists!
h
almost home
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Andulka
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil

seen from Germany
seen from Argentina
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from Thailand

seen from Germany
seen from Singapore
seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United States

seen from France

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
@nergiscem
Kararsız kaldığında de ki;
"Beni yaratan yolumu elbette gösterir." (Şuara/78)
Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir'den bak.
Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak!
Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;
Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
Benzer üç bin sene evvelki mutantan sarka.
O ilahın bütün ilhamı fakat anidir; Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;
Çünkü O her şeyimi anlıyor
Selamün aleyküm gençlik, hayırlı akşamlar. Sesimin en az eko yaptığı, kendimi en çok aktarabildiğim ve insanlara ulaşabildiğim mecra bu. İlk aklıma gelen yer de burası, o yüzden ilk adımı buradan atmak daha cazip.
Herkes gibi ben de "gerçekten" Filistin için bir şey yapmak istiyorum. Sadece orada bir nebze faydası olabilecek bir şey değil, kendi hayatımda da faydalı olabilecek bir şey. Böyle söyleyince yanlış geliyor olabilir kulağa ama Filistinle ilgili bir video paylaşıp sonra saçma salak youtube shortsta kaydırınca, almayı düşündüğüm çantalara bakmaya devam edince kendimi sorgular oluyorum. Hani onun derdi benim, benim derdim onun derdi olmalıydı ya. Öyle diyordu iki cihan Sultanı. Gün içinde bir iki defa aklımıza geliyor, karşımıza videoları çıkınca üzülüyoruz diye mi vicdanlı sayıyoruz kendimizi? En yakın arkadaşımın, can dostumun dertli olduğu zamanda da kendimi hatırlıyorum ben, ağlayarak dualar ederdim onun için. Gönlü ferahlasın isterdim ama gün boyu benim gönlüm de sıkışırdı. Aynı bunalmışlık neden şimdi olmuyor. Tamam kabul, biz bu devirde can pareleri çocuklarımızı, kardeşlerimizi, öz kardeşimi doğuran anneyi uzaktan sevmekle imtihan oluyoruz ama... Bu kadar da olmamalı ya elden gelen.
Tabi tüm bunları düşünüyorum, sonra diyorum ki 'oğlum ben ne yapcam ki?'. Okey boykotu yapıyoruz zaten, onda bir sorun yok. Hadi imkanımız yettikçe yardım da gönderelim. Sık sık whatsapp durumunda paylaşalım videoları. Eee, daha ne yapacaksın ki? Sen büyük adam olacan da dünyayı kurtaracan daa... oohooo.
Ama bahsi geçen şey can. İnsan canı. Ve biliyorum ki bugün safında adamakıllı durmadığım savaş, sonucu ne olursa olsun bana ahireti kaybettirecek. Vaaz tipi bir konuşma metni hazırlamaya çalışmıyorum. Ama cidden bazen kendimi öyle dünyaya kaptırmış buluyorum ki, yarın şu yapılacak şu alınacak spora da git çünkü yüz sensen sene yaşanılacak iki gömlek daha al çünkü her türlü alışverişe iştah artacak... falan fistan, cart curt
Ee tamam nergiscem, anladık sadede gel.
Hz. İbrahim, Hacer annemiz ve oğlunu çöle bıraktığında ve Hz. Hacer çölde yana yakıla su aradığında, o aradığı su Hz. İsmail'in ayağının altından fışkırdı. Hz. Hacer'in çabası karşılığı Allah o suyu ordan çıkardı. Sırf su Hz. Hacerin avucunun ortasından çıkmadı diye o su ona nispet edilemez mi? Yoo, bariz şekilde Allah o suyu ona gönderdi. Hem de çabası karşılığı, tüm varı yoğuyla istediği için o suyu. Böyle demişti hocamız umrede say yaparken. Sonra o sayı Filistin için yaptık. Her adımımız orada kurşun olacakmış, kalkan olacakmış gibi. Çünkü Müminin mesafelerden korkmasına gerek yok, Rabbi yeter. Yoku zerreye, zerreyi noktaya, noktayı hakikate dönüştüren Rabbım benim çabamı faydalı bir şeye çevirmez mi ya? Böyleceee ben de bir fikir bularak bununla niyet etmeye karar verdim. Oruç tutmak. Hem orucun temel hikmetlerinden olan soframıza koyduklarımızı sofrasına koyamayanları anlamak hem de gün içinde sürekli bir hatırlatıcı olarak Filistindekilerin derdi ile hemhal olmak, orucu niye tuttuğunu bilmek. Ve elimden gelenin bu olduğuna inanarak çabamı bir yerlerde Rabbimin ihtiyaç duyulan yerde ihtiyaç duyulan şeye çevirdiğini ummak. Evet plan bu gençlik. Elimden geldiği kadar yapmaya çalışacağım, belki haftada iki belki üç gün. Ama benim niyetim, benim çabam olmuş olacak. Rabbim hayırlara vesile kılsın.
Böyle uzun uzun da yazdım buraya, afili cümleler kurdum falan. Çünkü şimdilik sadece buraya cesaret edebiliyorum. Allah biliyor ya, arkadaşımla şen şakrak oturup sohbet ederken bu muhabbeti açıp hatırlatmak, tıpkı hayatı dolu dolu yaşarken camide musalla taşıyla göz göze gelmek gibi acı ve gerçek şeyi söylemek hala zor geliyor. Arkadaş ortamında hala, e biz bu kadar adamız başka elimizden ne geliyor ya diyeyememek yükü sırtımda. Yapacağız, onu da yapacağız inşallah.
Sizi seviyorum, derdimizi birbirimize hatırlatalım, derdimizi bir yapalım ve derde çare arayalım. Hayırlı geceler.
Çok uzun zaman oldu sizi görmeyeli. İyi ki uğradınız.
Teşekkür ederim, hatırlanmak güzel bir duygu. Allah izin verirse buralardayım artık. Benim de çok özlediklerim olmuş buralardan.
Hatırlatıcı
Selamün aleyküm. Bu bir resmi geri dönüştür. İnsanın kaydetme, anlatma, fikir alma, onaylanma, kalın bir perdenin arkasından derdini paylaşma isteği değişmiyor. Araya yıllar girse de o istek biraz da birikmiş olarak insanı dürtüyor. Bir manada iyi de oluyor bu. Dönüp baktığım, okuyarak hatırladığım kişinin ve hayatın kayda değer olması için bile daha çok efor sarf edebiliyorum. Bu dönem de en çok buna ihtiyacım var sanırım. Eyleme geçmek yani.
Şimdi kısaca bu uzun boşluğu özetlemek gerekirse… Yani çok detay veremem tabi ama büyüdüm kısmen. İç ve dış dünyam büyük değişimlere maruz kaldı. Çok yoğun bir iki sene geçirdim, bunun sonucu olarak da bazı şeyler hiç fark edilmeden yok oldu benliğimden. Biraz da bunun için geri dönüyorum buraya. Eskiden sahip olduğum şeyleri bir nebze burada hatırlamaya çalışıyorum. Yoğun dönemler insana aynı zamanda farklı yönlerini de gösteriyor. Çoğu zaman sevimli olmayan taraflarını. Bu keşiflerimin de üzerinde çalışılmaya ihtiyacı olduğunu fark ediyorum. Tamam, daha somut konuşmaya çalışacağım. Bu iki yıl hatta iki buçuk yıl boyunca dört beş yatak döşek hastalık, sayısız içsel çöküş (mübalağa), bazı yakınlarımın kaybı, evi otel gibi kullandığım çok ama çok yoğun bir çalışma temposu ve bu temponun başına ve sonuna yerleştirdiğim iki umre oldu. İlki belki de dönüm noktasıydı. İkincisi ise daha çok bir imtihan ve yüzleşme. Tabi bir sürü veda da sıkıştı bu araya. Ortamlarım değişti, çevrem değişti. Yakın olduğum insanlar değişti. Ben değiştim. Çok farklı insanlar ile tanışıp onlara karşı kendimde hiç bilmediğim hislerle onları sevdim. Bahsedeceğim; tüm bu insanlardan, mekanlardan ve olaylardan bahsedeceğim. Ama aceleye gerek yok.
Şimdi çok daha yeni ve daha önce hiç bilmediğim bir ortama gidiyorum. En azından belli bir süre aile evinde olmayacağım gibi gözüküyor ama Allah büyük, bakalım. Bu sürecin benim için iyi olabileceğini düşünüyorum, hayata dair sağlam bir adımmış gibi. Hek de böyle söyledi. (İşte tanıtacağım ilk kahraman, Hek.) İçinde bulunduğumuz kapsülden çıkmak ve gerçek hayata atılmak gerektiğini söylüyor. Onun cesaretli haline bayılıyorum, sanki onunla konuşunca her şeyi yapabilirim gibi. Çok nadide bir kişilik, umarım hep hayatımda olur. Her neyse, önümüzdeki yeni dönemde kendim için yapmak istediğim çok şey var. Allah kolaylaştırsın. Biraz içsel biraz maddi bir yolculuk kast ettiğim. Tekrar psikiyatriste gidicem inşallah, bu sefer bana daha uygun olduğunu düşündüğüm bir doktora. Bir kbb ve göz doktoruna da görünmem lazım, genel check up yani eheheh. Özellikle bu yıl işler yoğunlaştıkça benim beslenmem de bozuldukça bozuldu. Vücudumu toparlamam gerekiyor her manada. Üç dört ay rafine şekerden uzak durmak gibi bir planım var ama henüz başlayamıyorum. Memleket iyi bir lokasyon değil bunun için.
Bu yıl içinde dedemi kaybettik. Çok sıkıntı çekiyordu. Allah rahmet eylesin. Şimdi onun olmadığı bu eve gelmek ve bizzat onun odasında yatmak zor. İnsan çok fani. Ankaradaydık buradan önce, babannemin yanında. O ise bambaşka bir alemde. Yavaşça zihninden siliniyor tüm dünya. Bir gün hatırlıyor bizi bir gün hatırlamıyor. Babam çok şaşırıyor onun bu haline, çok zeki bir kadındı her şeyi hatırlardı diyor. İnsan en çok güvendiği şeyle sınanıyor demek ki.
Tüm bu şeylerin arasında bir yandan eğitim programları araştırıyorum. Bu son iki yılda bazı şeylerden çok mahrum kaldım. Bir sohbet halkasına, bir manalı muhabbete hasret kaldım. Hali hazırda sahip olduğum teknik bilgiler de çok tozlandı. Aklımda da uzun zamandır Kuran arapçası var. Anlayarak okuma fikri bana ihtiyaç gibi geliyor. Sanırım tüm bunlar için uygun bir yer buldum. Sadece diğer yoğunluklar ile beraber kaldırabilir miyim emin olamıyorum. Bu fikir henüz demlenme aşamasında yani. Tek bildiğim kendimi doyurmaya ihtiyaç duyduğum. Mesele sadece ibadet, sohbet ve ilmihal bilgisi değil. İçimde bitmeyen bir tatminsizlik var, boşluk gibi. Dualarımdan sanki yıllardır keyif almıyorum. Namazlarımı anlamıyorum. Sanki dünyadan bir türlü sıyrılamıyorum. Konu temelde bu yani. Önümüzdeki birkaç yıl üstünde durmak istediğim şey bu. Biraz karakter inşası gibi adlandırabiliriz. Bu yaştan sonra mı denebilir. Ama hala çok genç sayılırım, bir şeylere geç kaldım demenin komik kaçacağı kadar genç hatta. Ve sıkıntıları, kendimdeki problemleri yeni yeni keşfedebildim. Hiç çaba sarf etmemek ve bu sorunları görmezden gelmek daha saçma geliyor kulağa.
Tabi daimi bir gündemimiz de var: Filistin. İmtihan büyük ve ağır. Hepimiz için. Allah tarafını doğru seçenlerden, tarafının hakkını verenlerden eylesin. Bu her planımın mihenk taşı olsun istiyorum. Küçük imtihanları bu büyük imtihan çerçevesinde aşmak... Gayem bu.
Tüm burada bahsettiğim şeyler tekrar tekrar üzerinde durup bir şeyler yazmak istediğim şeyler ama gereksiz detaylara ilk paragrafta yer vermenin manası yok. Bu gece bu yazıyla beraber birkaç fotoğrafı da paylaşmak istiyorum. Buradan uzakta geçirdiğim dönemi az çok bana hatırlatacak kareler.
Kendimi ifade ettiğim hiç bir şey yok sadece çuvalı ters çevirmece 👾🐢
İçimde dans etmeyi bekleyen bir zevk🖌️👾💗✨💚
Spin, move, decide🪗👾✨
Sokrat "dökümü" 🌟💖💚💗🌱✨ + Sokrat ve en sevdiği oyuncağı Rıfıka albümü ilk foto👾💖✨
Bir arkadaşım Sokratiko için şapka ördü. Şuna bakın 🥹💗🥺💖🫠❤️💚🌿🌱✨🌸😍🌟😻
İnsiyak: 1. Bir kuvvetin etkisiyle çekilip gitmek. 2. İçgüdü: sevk-i tabii.
Korkular ve Renkler | 3
Amasya evleri ve çizimler 🖌️🪗🎟️🧳
merhaba wp hakkında kısmınızda ne yazıyor acaba
Merhaba, "Pil bitmek üzere (. ❛ ᴗ ❛.)" yazıyor
Korkular ve Renkler | 2