Tortulu bir bedende kaldı ruhumun bir yanı.
Şimdi öncekinden de eksik, öncekinden de kırık ayrılıyorum senden...
Devam ettikçe ayağıma takılan sevgimin parçaları,
Delik deşik ayak tabanım.
Kan aksa da durmuyorum,
Bu zehirli bağdan ne kadar uzaklaşırsam o kadar iyi.
Sevdikçe düzelir diye düşündüm,
Boğazıma sarılan ellerle farkına vardım.
Sevgi insanı değiştiremezmiş,
İhanetin tortusunu akıtamazmışsın bedenden...
Tortulu bir bedende kaldı ruhumun yarısı,
Onun ellerindeki kanıma karıştı aldığım nefesler.
Şimdi öncekinden de eksik, öncekinden de kırık ayrılıyorum senden...
Dizlerimde morluklar, kollarımda yeşiller.
Senin sayende her an kana bulanmış kırmızı dudaklarımlayım.
Kızarık ve morluklar, bolca kanın arasında bana olan aşkını ayıklıyorum.
Topladıkça kırıntıları bir sigara kağıdını zor dolduruyorlar.
Sarıp sarmalıyorum kağıda aşkını, kibritin kıvılcımıyla yakıyorum.
Ciğerlerime çektiğim her nefesle harcıyorum bana olan aşkını,
Beni harcadığın gibi değil de sessiz sedasız bir uğurlama bu.
Senin aşkın sadece bana zararmış meğersem,
Beni zehirleyen dumanmışsın, düştüğüm merdiven boşluğuymuşsun.
Senden sadece acı ve yaralar aldım, bir de dumanını...
Aşkını sarıp içtiğim günden beri tadına yakın bir sigara dumanı arayışındayım.
Sen, tehlikeli bir bağımlılıksın.
İnsanı ölümden de beter köşelere götürebilen,
Şeytanın inine insanı koyun suretinde sokanlardansın.
Ama üzgünüm sevgilim, bu hikayende koyun olamam.
Benden olursa keçi olur,
İnadıyla kendini sonuna götüren aptal bir keçi.
Sevdim mi bırakamayan, bağımlısı olan aptal bir keçi...













