yaşıyor musun?
“Ölü”entomolog…

Product Placement

if i look back, i am lost

Jimmy Eat World
Monterey Bay Aquarium
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
official daine visual archive
I'd rather be in outer space 🛸
hello vonnie
No title available

tannertan36
Mike Driver

Origami Around
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
macklin celebrini has autism
No title available
One Nice Bug Per Day
Sade Olutola
Sweet Seals For You, Always
occasionally subtle

seen from United States
seen from Australia
seen from Azerbaijan
seen from Albania
seen from United States
seen from Guernsey
seen from Kenya
seen from Indonesia
seen from T1

seen from Malaysia

seen from Spain
seen from Brazil
seen from India

seen from India
seen from Panama
seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from Ireland

seen from Türkiye
seen from Colombia
@oluentomolog
yaşıyor musun?
“Ölü”entomolog…
Sevdiklerim 1000li 2000li 3000li sayılarda mı kalmış…
Burası eski mahalle… evlerini eşyalarının üstüne örtü bile örtmeden kapatıp gitmiş herkes.
Sezdim. Bazı sevdiklerim arada uğrayıp mahalleye kimseye görünmeden, kimseyi görmeden sessizce gelip gitmişler.
Arada uğrayıp tozunu alıyorum sayfaların.
Herkes heryer tozların arasında.
Gözlerimle dokundum uzaktan, izlerimi görür müsünüz sayfalarınızda..?
Dün, ondan önceki gün, daha önceki gün, günler, haftalar…
Uyanıp uyumalar, uyuyamamalar, uyanamamalar
Yemeler çok yemeler…
Ağlamalar…
Gencecik bir yüreğin aniden duruşu
Küçücük bir mezara koyuluşu, toprak otursun diye beklenişi bahara kadar… bundan sonra o anneye bahar olur mu… ölüme söylenen her sözün anlamsızlığı…
Eşini kaybeden annenin, çocuklarının kazası… yüreğin acıması
Karşı komşunun düğünü
Bir diğerinin annesinin ölümü
Canımın ciğerimin yüreğimin parçası dayımın… dilim varmıyor… iki ay mı… Tanrıdan dileğim mucize… o gülen gözler yeniden canlansın…
Eylül… ne yaptın…
Yapraklar dökülüyor.. dökülmesin
Her dem yeşil..??
Olmaz ki
Yaşarken güzelliğini algılamadığın günlerin güzelliğini özlemek...
.....
Evden çıkamamakla evden çıkmamak aynı değil tabii ki...
........
Özlediğim insanlar değil, sokaklar değil, kalabalıklar değil... salt bir özlemle doğmuşum... eksik...
Ne oldu... güvercinler kafana ...tı şans zannettin.
Danalar bostana girdi uyudun.
Adaklar adadın olmayacaklara...
“O gemi birgün gelecek”
Gelmedi.
Böyle öğretirler işte...
O gemi gel-me-ye-cek!!!
....
Tek dostum depresyon hoşgeldiiinn... sen miydin ya hu o gemi..?
Buyur gel otur, çay ???
Hadi başlayalım o zaman...
Sevgili dünlük,
Biliyorum buralar eski buralar değil... ama duyulmayan dualarımın kayda geçtiği hayaller diyarıydı bir zamanlar. Yine öldüm. Ben öldüm. Ben oldum. Çok mutluydum. Neşeli değil. Huzursuzdum huzurun içinde. Şimdi eski şarkıları dinleyip dinleyip efkarlanırken uzun süredir resmi yazılar hariç bir araya getirmediğim kelimeleri ordan burdan toparlayıp buraya serpiştirmeye çalışıyorum.
Yine okumasını istediğim, aslında hiç okumayacak olanıma yazıyorum belki de... belki de sadece yazıyorum.
Eski eşyaları boyayıp boyayıp yeni numarası yaptırıyorum. Hala atmayı öğrenemedim. Süsleyip püsleyip çektiğim acıları, yeni renkleriyle heryere serpiştiriyorum. Bilmediğim duymadığım şarkılar dinlemek istiyorum... olmuyor... yaşlandım. Ölüler yaşlanır mı??? öleli kaç zaman olmuş?? yüzyıl önce ölseydim mesela yaşlı bir ölü mü olurdum, eski bir ölü mü?! Sadece ölü mü?
Tüm üzgünlüğümle yani nedensiz üzgünlüğümle yeni bir eski şarkı dinlemek istiyorum.
Ellerimde boya izleri var. Tırnaklarım yeşil kırmızı kalıntılarla dolu. Saçlarımı kestirdim. Acaip kilo aldım. Yuvarlanıp gidiyorum. Ama söz bayramdan sonra sağlıklı besleneceğim.
Yine yazacağım.
Çünkü yazmak çok güzel sen de gelsene...
Bir zamanlar... bu ne biçim bi’ şey. Bir elmalar diyor muyuz abicim???? Bir zaman... o zaman ben bi’ düşüneyim... acıtmadan.
Şiirin Kadın Hali
“Sen kaderini uzayda ara, ben karnabaharlara bakacağım.”
Lale Müldür
Ağrımasa bilir miydim,yüreğimin yerini?
Nilgün Marmara
Ben güzel şeyler duymak istiyorum demedim ki, sesini duymak istiyorum o kadar.
Tomris Uyar
Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya Gülten Akın
Yok artık!!! Yaz yaz yaz telefon gelsin buraya dön yazdıkların uçsun. Ulen ben bu... içimden küfür etmek geldi bir de whatever demek...
Yok işte!! bu benim hayatım. İşte bu benim hayatım. (Aynı cümleyi farklı vurgularla okuyun lütfen).
İşte bu benim! Aynı şeyleri farklı vurgularla yaşayan ölü.
Vay arkadaş!!!!
Hiçbirşeye sahip değiliz... sadece miş gibi yapabilmemiz için iyelik eklerimiz var. Elim kolum kafam beynim benim...miş gibi... bak herşey varmış gibi... gibi yaşıyor gibi ölüyoruz. Ölüyor muyuz??? Ölüm. Sahip olabildiğimiz tek şey ölüm mü?? "M" ????? Cık!!! Elim var mı gerçekten, yani benim mi??? Yok canım... pehh. Koptu gitti, bir kazaya bakar... komşu komşu huuu. Uyu. Uyu. Sen en iyisi yastığa koy kafayı uyuuuu..
İyi mi geceler?! Hadi canım.
Ne diyorsan o işte.
Bütün şartlar kabul edilmiş ve uygulanacaktır efendim.
Yok yok anladım ben, geldiğimden daha boş gideceğim mezara... mezara gidebilecek miyim gerçi o da belli değil... dün kitaplığı düzenledim. Hiç kuramayacağım cümleleri kuran güzel insanlar... tozlanmış yazdıkları. Solmuş yapraklar en çok kitaplara yakışıyor. Solmuş yapraklarda yeşeren umutlar konulu bir kompozisyon yazınız. Şimdilerde de kompozisyon yazılıyor mu okullarda... bugünler kendime acıma günleri. Öz eleştiri değil bildiğin acıyorum. Aslında daha çok canımı acıtıyorum. Kanırtmak nedir ya... yazarken aklıma takıldı. Neden yazdım şimdi buraya? Uçtu gitti harfler... Of ki ne offf
N'apalım işte iki sıkılıp üç somurtuyoruz. Üzülelim mi, gülelim mi, öfkelenelim mi şaşırıyoruz. Duygu karmaşası. Ama seviyorum ulen... sevgi neydi sevgi emekti.. hurşit miydi, adamın adı ilyas.. haşmet... tercih edilen adamın adını unuttuk iyi mi.. yav gönül kimi seçerse emek odur. Yok yine gitti kafalar hohoyyyty
Yorgunum. Durup dinlenemeyecek kadar... sabah oluyor akşam oluyor bitmeyen günler bitiyor... her kültürde mutsuzluğun rengi var mı?? Bizde kara mı?? Kara saatler yaşıyorum ben... mutsuz değilim nankörlük etmeyeyim. Kapa çeneni ve dön önüne!!! Mutsuz değil sıradanım... ordinari pipıl... ne biçim bir iş bu, esmerim biçim biçim.. bizden size kim düşe... aklıma düşüveren düşürülüverilen fikirleri gönlüm susturmaya çalışıyor. Pıt pıt pıt da pıt pıt pıt... akıl bu yenecek bir yol bulur. Bulmasın. Ama o da demesin öyle. Aman bize nasip olur inşallah boyuna da posuna da maşallah.. hadi ölü uyuuu uyusun da ölüsüünn neeennniii
ne zaman birşeye “olmazsa olmaz” desem, “olmazsa olmazım” olmuyor ve üstelik de oluyor…
En çok böyle zamanlarda içime oturuyor sensizlik… 40 yıllık dostlarla huzura uyandiğim güzel sabahta sen de yanımda olmalıydın…
Olamaz tabii…
Çürüyen hevesler, umutlar…
sanırım sorun çok kanallı yayında.
-böyle mi deniyordu? yani hani sadece trt izlerken ne diyorduk? uff hep böyle oluyor. aslında yazmak istemeyip de kimseye birşey anlatacak takatim olmadığından içimin rengini dökmezsem bulutlanıp kararacağımdan korktuğumdan yazmayı tercih ettiğimde hep böyle oluyor.
benim aklım yarimde, kalbim yarimde, yarim yanımda... değil... yok öyle aynı şehirde olmak yetmiyor. yetinemiyorum.
benim aklım başka işler, yarimin aklı başka mı? yok biz aynı konuşur, aynı güleriz, siyah-beyaz düşünür, çok zaman gri yaşarız... kapalı, kimseler olmadan, sessiz, gürültüsüz, oyunsuz...
benim aklım neden bulanır? yetinememekten... günde onbeş kere gördüğüm yari, aylar yıllar oldu göremez oldum yetinememesi...
çok kanallı yayın?
aynı dilden aynı yerden yayın yapmalıyız mıyız muyuz miyiz????
of kafa, sus da yüreğim duyulsun.
günaydın.
ne gün aydını kardeşim, sadece sabah oldu. gece bitmek bilmedi ama sabah oldu. oluyor işte tutamıyorsun.
ne kalabalıkmış insanın içi. ne çok ses varmış… iç ses falan diyorlar ya hani, hangisi o? içim dışım bir değil benim, anladım. içimde konuşan konuşana. dışarda yalnız araba sesleri…
hangisini dinlesem, vıd vıdı vıdı… ulan benimle yaşıyorsunuz işte, hanginiz ben bir şey yapmaya kalkınca konuşuyor da şimdi hepiniz birden…
hani vicdan, kalp, akıl makıl konuşurmuş da mideme, barsağıma kadar olmaz ki. vır vır vır.
n’oldu? hayır konuştunuz da n’oldu?! al, kalktım burada yazıyorum saçma sapan.
****
badana boya işi var hem bugün. çok iş yok. tek oda.
****
aslında üzgünüm galiba, gürültüden anlamadım ki.
Şartlar olgunlaşana kadar olgunlaşıp çürüyen hevesler, istekler…
:(
Bu işte... Çürümüş hevesleri toprağa gömüp... Amaaan neyse işte...