Allah, ev sahibi olup yeni eve taşınma telaşı nasip etsin.
almost home
Misplaced Lens Cap

JVL
Claire Keane
🪼
tumblr dot com
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
art blog(derogatory)
$LAYYYTER
Not today Justin
No title available
Alisa U Zemlji Chuda

#extradirty
No title available
Three Goblin Art
h
KIROKAZE
No title available
Mike Driver

★

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from Netherlands

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from T1
seen from Canada
seen from Canada

seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Belarus

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from T1

seen from T1
@ozbosagecmis
Allah, ev sahibi olup yeni eve taşınma telaşı nasip etsin.
gökyüzündeki bir kuşu köşeye sıkıştıramazsın.
"-Bir 45'lik lütfen; plak ya da tabanca."
Personelin iş yerindeki sorumluluklarının bilincinde olmaması ne zor. En alttaki memurdan şefine, oradan müdürüne kadar bu bilinçsizlik arttıkça her şeyin farkında olan bizler daha da çıkmaza giriyor. Zaten sorumluluğun var ve üzerine bu ahmakların iş yükünü üstleniyorsun. Birileri bu düzeni kuralına uygun şekilde devam ettirmeli çünkü.
Ahmaklara "bu böyle şu şöyle olmalıdır" deyince de "şirketçi, bir günde nasıl döndün dönek seni" gibi laflara maruz kalıyorsun.
Neyse, hepsini geride bırakıp gitmenin vakti geldi geçiyor bile.
fotoğraf çekerek kafamı dağıttığım zamanlara dönmem lazım, diye düşünüyorum. tabi şu da var, sanki son beş yıldır birisi gözümüzün önündeki filtreyi almış da bize gerçek bir gri kalmış gibi hissediyorum. her yer gri, renkler soluk, insanlar suratsız, hayvanlar hırçın gibi görünüyor. şimdi çıkıp da neyi çekeceksin?
şöyle bir tavsiye, insan bile isteye Kayra dinlememeli.
sana daha güzel hikayeler anlatmak isterdim
Başkası olsa delirirdi. Ben izlemekle yetindim. Hayretler içinde kaldım. Çözdüm. Uyandım. Anlattım. Uyandırdım.
Delirmedim. Ağlayamadım. Öylece bakakaldım. Hiçbir şey yapmayarak çok yol kat ettim. Cesaretiniz varsa buyurun, deneyin.
Tam bu saatlerde beni aramış ve iki üç saat ağlamıştı. İşten ayrıldığımda çok üzülmüş ve bir daha hiç göremeyecek olduğunu düşünüyordu. Yalnızdı, istemediği bir ilişkinin içindeydi, peluş tavşanıyla konuşuyordu. Bişey yok bişey yok bişey yok...
Çok defa söyledim, sadece farklı bir şirkete geçiyorum, şehir ülke değiştirmiyorum ne zaman istersen görüşebiliriz dedim. Görüştük. Ayrılık. Bizim hikayemizin başlangıcı. Görüşmeler. İlk buluşma ve çiçekçi kadının duası. Ona aldığım sümbül demeti. Bizim hikayemiz başladı.
Dolu dolu geçen üç ay, bizim hikayemiz güzeldi. Ve bitti. Nedensiz cevapsız bitti. Ben o uçurumdan en sevdiğimin tekmesiyle düştüm. Tutunmaya çalıştım, bana el uzatan şahıs o'nu görünce beni bıraktı. O'nun oldu. Oldular ya da öyle zannediyoruz, bilmiyorum. Kapı duvar.
Evimden kovuldum, evim başıma yıkıldı. Beni astıkları iple kendilerine salıncak kurdular. Yıkılmak istedim olmadı. Hep ayakta kalmayı öğrenmiştim, uygulama zamanıydı. O'nu kaybettim ama kendimi buldum. Öğrendim. Kayıp varsa dostlar sağ olur. Onlara da öğrettim.
İki sene sonra aynı gece, aynı saatler. Telefonumda ne bir kayıtlı mesajı ne de geçmiş arama kayıtları. Hiçbiri yok, beni takıntı haline getirip aklını uçuran, evim sensin diyen kadın ile iki yabancıyız artık. Saat 01:26
Annem akşam eve gelirken çiçek almış. Sümbül. Ev buram buram sümbül kokuyor. Benim aklımda o, onu aklında mıyım bilmiyorum ama yanında değilim. Bu çok net ve acı. Bu kadar.
Raporlu olduğum ikinci hafta. Sakalları saldım gitti. İş yükü yok, trafik yok, stres yok, ofis içi ya da diğer muhataplarla entrikalı gelişmeler yok. Gerçekten uykum geldiği zaman uyuyorum, uyandığımda uykumu almış oluyorum.
Bu kadar normal bir hayat bana lüks gelir oldu.
Şu kemer olmasa yürüyemem, oturamam hatta uzanıp yatamam bile. Canım kemer, aman kemer gözünü seveyim kemer. Bir haftadır beni ayakta tutan bir sen varsın kemer.
Montumda, çantamda, ofisimizin muhtelif yerlerinde her an içimden geçenleri yazabileceğim bir kayan yazı panosu olsun istiyorum.
Şimdi çok sert gelebilir ama, koca koca adamların ince hesapları söz konusu olunca ofisin bir duvarında "s*k*lecek dert değilmiş afedersiniz" yazsa çok hoş olurdu. Çantamdaki kayan yazı "soru sormayın fikir belirtmeyin" şeklinde olabilirdi, mesela yani.
İstek değil, ihtiyaç.
LinkedIn samimiyetsizliğine bulaştım. Hayır, aynı samimiyetsizliği yapmıyorum, o samimiyetsizliğe maruz kalıyorum.
Arkadaşım, yaratılmış olan, ey Romalı! O eğitimi almış olman sana sadece apronda kart taşıma yetkisi verir başka da bir halta yaramaz. Hava meydanı değişince yine gider o eğitimi alırsın. İşten 3 ay uzak kalsan o eğitimi alırsın. Alırsın da alırsın. Aynı vardiyada çalışan 5000+ kişi gibi, alırsın. Onbir yıldır o eğitimi tekrar tekrar alan ben geleyim sana anlatayım biraderim, sıkıntı yapma.
Samimiyetsizlik bunun neresinde? 5000+ kişiden birisi illaki düşer, etkileşim içinde olduğum sizler de buna sahipsiniz ama ben ekledim paylaştım, akıştayım yani ben buradayım diyerek kendilerini yırtıyorlar ya işte kahır bela durum da buradadır. Samimiyetsizliktir.
Kimseye tepeden baktığım ya da olanı biteni küçümsediğim fikrine kapılmayın, sadece "ne gerek var olum böyle bir şeye?" modundayım. Şahsınızı öne çıkaracak başka bir olayınız yok mu sizin?
Tabi ki dalga geçecek değilim, şahsım adına öyle önemsediğim bir gün de değil. Yine de insan sevmek sevilmek istiyor. Tam buldum, kapıldım, ben değil biz varız artık derken uçurumun kenarından itildiğimde tavanla konuşmama sebep olan, şu çok önemli olmayan günde hayatımda ilk defa bir fotoğraf karesi paylaşmayı bana çok görenleri Allah'a havale ediyorum. Yarına kalmasa da yanlarına kalmaz, biliyorum.
Ne yaşandıysa yaşandı. Ortalığı ayağa kaldırmamak lazımmış. İnsanın kendisinden başkasına güvenmemesi lazımmış. Öğrendim. Siz çok güzel yaşıyorsunuz, benim neyim var ki? kıskançlığı ya da serzenişi değil bu. Herkes her şeyi bilerek yaptı. Yollarına yürüdüler. Başlarına geleceklerden de ben sorumlu değilim. Neye inanıyorlar bilmiyorum ama söylenen her sözün, yapılan her eylemin bir sonucu mutlaka olacak. Yarına kalsa da kimsenin yanına kalmıyor.
Bunu şahsi tecrübemden öğrendim. Şimdi sıra onlarda. Dilerim ki en kısa zamanda tüm bu olanlara şahit olurum.
Sık sık okurdum veya duyardım. Her zaman tek başına yapamazsın, yardım istemekten çekinme diye. Kimden yardım istediysem benim ulaşmak ya da çözmek istediklerime benden önce sahip oldular. Kimse kusura bakmasın, bu yolda ben tekim bunu anladım. İstiyorsam uğraşırım, olmuyorsa da zorlamam artık. Daha çok üzülmek boşunaymış.