Bazen durduk yere aklıma geliyorsun. Bir an duraksıyorum, gözlerim doluyor. Sonra hayata kaldığı yerden devam…
YOU ARE THE REASON

blake kathryn

No title available
Xuebing Du

Discoholic 🪩

PR's Tumblrdome
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

JVL

Kaledo Art

roma★
Lint Roller? I Barely Know Her

izzy's playlists!
No title available
$LAYYYTER
RMH
Keni
hello vonnie
Mike Driver

Love Begins

pixel skylines

seen from Malaysia

seen from South Korea
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from El Salvador
seen from El Salvador
seen from Jordan
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from United States
seen from France

seen from Malaysia

seen from United Kingdom
@ozcanilh
Bazen durduk yere aklıma geliyorsun. Bir an duraksıyorum, gözlerim doluyor. Sonra hayata kaldığı yerden devam…
Ya nasıl anlatsam. Küçük bir oda düşün. İçinde yüzlerce kitap… Hani o kitapların bir kokusu vardır. Sarar odayı. Çekersin içine… Sanki binlerce hayatı içine çekmişsin. Türk romanlarını düşün mesela… Attila İlhan'ı düşün, Ahmet Hamdi'yi gel ordan Oğuz Atay'a, Orhan Pamuk'ta bi dur, bi mola ver. Öyle işte… Uzaktan bakınca normal biri sanırsın. Ama yakından bakınca çıldırırsın. Ben bi kere öpmüş bulundum bunu üç hafta GATA'da yattım ya… Dudaklarım yanmış. İşte öyle bir kız. Daha anlatayım mı? Dur anlatayım. Bir gözleri var tıpkı Ece Ayhan. Burnu desen İlhan Berk. Saçlar desen yemin ederim Cemal Süreya.
(via masallaralbayim)
Kimse bir gün gözlerimi sevmiyecek, biliyorum Kimse bir gün kemseyi sevmiyecek korkuyorum Bir yaşlı kadın en erkek boyutunda Kendisiyle çiftleşecek kaç kere yalnız Kaç kere yalnız, kaç kere şaşırmış, bitkin kaç kere Bir ölgün ses bulacak sesinden çok uzaklarda Vardır ya, hani bir yer, uzakta çok uzakta Ölüm mü- yok canım, çok sesli bir evrende çok erken daha Üstelik bilmiyoruz da, doğrusu bilmiyoruz, ölüm mü, bunu hiç bilmiyoruz Diyoruz: yaşasak çıkmazları, sevişsek olmayanlarla
Edip Cansever
Harun: Her şeyin ilacı zaman abi.
Behzat: Başka bi laf bulamadın mı la diyecek? He? Konuşmasan olmaz mı la? Bir şey söylemesen içinde mi patlıycak amına koyim?
Harun: Bizim orada öyle söylüyolar o yüzden dedim
Behzat: Sizin oraları sikiiim!
Hayalet: Şimdi aslında baktığın zaman heryerde de öyle söylüyolar abi.
Behzat: Her yeri sikiiiim!
İnsan bir yerde doğdu mu oralı olmuyor, o zamanlı oluyor daha çok. Memleketi o zaman oluyor. Doğduğumuz büyüdüğümüz şehirdeki bütün değişimleri hüzünle kaydetmemizin nedeni bu. Hüzünlenmek için illa somut bir yıkıma da gerek yok. “Eskiden bu okulun kapısı paslıydı ne güzel,” diye üzüldüğüm de oldu. Konu doğduğumuz yerin mazisi olunca asla vazgeçemeyeceğimiz takıntılar var çünkü. Renkler var, sesler var, kokular var, binlerce ıvır zıvır var. Sonsuza kadar yitirilmiş anlar var. İnsan zamanını durdurmak istediği yere aittir.
- Behzat Ç.
Harun: Her şeyin ilacı zaman abi.
Behzat: Başka bi laf bulamadın mı la diyecek? He? Konuşmasan olmaz mı la? Bir şey söylemesen içinde mi patlıycak amına koyim?
Harun: Bizim orada öyle söylüyolar o yüzden dedim
Behzat: Sizin oraları sikiiim!
Hayalet: Şimdi aslında baktığın zaman heryerde de öyle söylüyolar abi.
Behzat: Her yeri sikiiiim!
Bu hain, aşağılık dünyanın gemisi batarken gururla gülümseyebilenlere ne mutlu! Ne mutlu aşkları yüzünden haysiyetlerini kaybetmeyi göze alabilen adamlara!
Emrah Serbes / Erken Kaybedenler
Ben altın gibi bir kalp istemiyorum… Ben kötü biri olayım ama mutlu olayım istiyorum. Ben tutunmak istiyorum, birşeyleri ucundan yakalamak istiyorum. Ya ben bir parça sevgi istedim ya… Çok mu şey istedim? Gayisafi milli sevgiden üzerime düşeni istedim çok mu şey istedim? Benim hakkımı neden vermiyorlar albayım? Anayasayı ihlal ediyorsunuz… Ne diyor anayasa, Poyraz’ ı sevelim ama koparmayalım. Söylesene albayım… Sen ne biçim emekli albaysın? Hiç mi darbe yapmadın hayatında…
Ben altın gibi bir kalp istemiyorum… Ben kötü biri olayım ama mutlu olayım istiyorum. Ben tutunmak istiyorum, birşeyleri ucundan yakalamak istiyorum. Ya ben bir parça sevgi istedim ya… Çok mu şey istedim? Gayisafi milli sevgiden üzerime düşeni istedim çok mu şey istedim? Benim hakkımı neden vermiyorlar albayım? Anayasayı ihlal ediyorsunuz… Ne diyor anayasa, Poyraz’ ı sevelim ama koparmayalım. Söylesene albayım… Sen ne biçim emekli albaysın? Hiç mi darbe yapmadın hayatında…
En çok neyi merak ediyorum biliyor musunuz? Bütün bunlar neden benim başıma geliyor?… Niye?… Galiba bütün bunlar bir mesaj. Yani hayat bana bir mesaj vermeye çalışıyor ama ben o mesajı almamak için direniyorum. Bilmem… Galiba hayatla aynı dili konuşmuyoruz. Evet farklı coğrafyaların insanıyız. Diyorum ki; ben galiba hep böyle bir adam olacağım. Yağmurdan kaçacağım, doluya tutulacağım. Doludan kaçacağım, fırtınaya yakalanacağım. Fırtına dinecek, hortum çıkacak! Sonra birtakım felaketler… Sel baskınları, yangınlar, depremler… Ama sonunda ne olacak biliyor musun? Sonunda ben hala hayatta olacağım. Evet! Evet kesin böyle olacak! Kesin… Kesin…
A. Poyraz Karayel (via masallaralbayim)
her bitiş bir başlangıç falan değildir. her bitiş,bir bitiştir! .. şunu da unutmayın, tarih yalnızca mutsuzları yazar!
“Bu dünya her şeyden anlayan insanlar yüzünden bu halde.”
Önümde sokaklar elde sigara İnceden bir yağmur… Anla Despina.
Gecenin koynunda kabuksuz yara Kanayıp da durur, anla Despina
Şiirle tutuşup, meşum kavgaya Diz çöktürdün bana, gökteki aya
İblis’i kovdurup, atan dünyaya
Nefsindeki gurur,anla Despina.
Şimdiden geçmişe bir yol gider mi?
Yüzyıllar buluşup , bir an eder mi?
Tetiğe dokunup, sıktığın mermi
Kendini de vurur , anla Despina.
Bahçeye diktiğim birkaç karanfil
Sensiz boynu bükük, çaresiz sefil
Yalnızca ağaçlar, çiçekler değil
İnsanlar da kurur, anla Despina.
Elinde tuttuğun gümüş dehlizden
Yirmi beşimden tut, çıkar Despina
Renginin gönlümde tuttuğu izden
Takvimler ömrümü sıkar Despina
Aşığınım işte hadsiz ve arsız
Geceler heyula…Geceler yalnız
Burcundan burcuma uğrayan yıldız
Ruhumun bendini yıkar Despina.
Ben , senden sana saklanan alçak
Saçlarına mahkum ıssız ve kaçak
Gözünden göğsüme saplanan bıçak
Akrebin önünü tıkar Despina
Bir mektup yaz bana , ”kün” (1) ederinden
İnsan kaçmak ister hep kaderinden
Elim tutmadıkça o ellerinden
İnsan Tanrı’dan da , bıkar Despina.
ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili içi yalnızlıklarla dolu bir kara parçasıdır