Benim duygularım bile benimle oyun oynarken sen duygularımla oyun oyun oynamaya mı çalışıyorsun?
"KAB"🌅
d e v o n

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
trying on a metaphor
NASA
official daine visual archive
untitled
he wasn't even looking at me and he found me
Mike Driver

Janaina Medeiros
Claire Keane
cherry valley forever

ellievsbear

JVL
TVSTRANGERTHINGS
RMH
ojovivo
Show & Tell

blake kathryn
Noah Kahan

seen from United Kingdom
seen from Lithuania

seen from United Kingdom

seen from France

seen from Malaysia

seen from Russia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
@ozgeus
Benim duygularım bile benimle oyun oynarken sen duygularımla oyun oyun oynamaya mı çalışıyorsun?
"KAB"🌅
ÖLÜLER
Bazı insanlar affedilmez. Bu kişi babanız, anneniz, kardeşiniz veya başka biri olabilir, affedilmeyecek hatalar yapabilirler ve onların sevdiğimiz biri olması veya kan bağımızın olması onu affedeceğimiz anlamında gelmez. Her insan da 2. şansı haketmez. Hatta çoğu insan haketmez, kalbimizde veya aklımızda yeri ne kadar büyük olursa olsun kişiyle aramızdaki bağları koparıp atmak gerekir. Fakat bazen ne kadar istesek te atamayız, çünkü o bizim ailemizden biridir ve aynı evde yaşıyoruzdur. Eğer evden ayrılma gibi bir şansımız varsa hiç bir sıkıntı yoktur. Çünkü artık onlardan ayrı yaşıyor ve onlara ihtiyaç duymuyorsunuzdur. Ama evden ayrılma gibi bir şansınız yoksa; reşit değilseniz, ekonomik özgürlüğünüz yoksa veya herhangi bir sebepten ayrılamıyorsanız geçmiş olsun, artık bir ölüsünüz, yaşamıyorsunuz, yaşayamıyorsunuz çünkü ruhunuz bitik içiniz paramparça kalmıştır artık. Anne ve baba dediğiniz insanlar artık bir yabancıdan fazlası değildir, ölümü arzularsınız ama fark etmediğiniz tek şey zaten ölü olduğunuz. Yaşamak boş gelir bir anda, dünya telaşesi, sınav stresi, ekonomi durumu, meslek kaygısı. Hepsi bomboş bir telaşe dersiniz kendi kendinize, halbuki siz de bu şekildeydiniz ölmeden önce. Arkadaş ilişkileriniz bozulur, belki derdinizi en iyi anlayan kişiler olduğunu düşünüyorsunuzdur, ama o kadar bıkmışsınız ki, onlara bile bir şey anlatmak gelmez içinizden, derdinizi kimsenin anlamayacağını düşünürsünüz, çünkü siz bir ölüsünüz. Ve ölüleri ölüler dışında kimse anlamaz, bunu da biliyorsunuz ama sizi anlayabilecek bir ölü bulamıyorsunuz çünkü kendi derdiniz sizin için o kadar büyük ki kimsenin sizin kadar acı çektiğini düşünmüyorsunuz. Yaşayan ölülerden olduğunuz için her şeye devam ediyorsunuz; yemek yiyor, markete gidiyor öğrenci iseniz ders çalışıyor, değilseniz işe gidiyorsunuz, sosyal medyada geziniyor, yatıyor, kalkıyor, evi topluyorsunuz, nefes alıp veriyorsunuz... Ama yaşayamıyorsunuz, hayatta olmanız sizin yaşadığınız anlamına gelmiyor. Öldüğünüzün farkındasınız ama elinizden hiç bir şey gelmiyor, ne sizin elinizden tutan var ne de siz kendi elinizi tutabiliyorsunuz. Ne size yardım eden var, ne de sizin yardım istemeye hâli. Yorgunsunuz ama yorgun olmanızdan daha kötü bir şey var, sırtınızı kimseye yaslayamıyorsunuz, çünkü çok yalnızsınız. Aileniz, akrabalarınız, dostlarınız ve sayısız tanıdığınız insan var. Ama yalnızsınız, kimseniz yok. O kadar kalabalıksınız ki o kalabalığın içinde kendinizi kaybetmişsiniz. Sonra çay, kahve içerken veya ders çalışırken birden başka insanlar çıkıyor karşınıza, onları inceliyorsunuz kendi kendinize hayatlarını tahmin etmeye çalışıyorsunuz, üzgün bir insan görüyorsunuz ve birden ağzınızdan şu cümle çıkıyor. "Hayatın ne anlamı var ki, kendini bu kadar üzmüş?" Ve sonra söylediğiniz cümle kafanızda yankılanıyor, hayatın ne anlamı var? Cidden ne anlamı var? Kiminiz var sizin, neyiniz var? Tekrar yaşayabilecek misiniz ki bu hayatı? 2. Bir şansınız olucak mı ki bu kadar isteksizsiniz hayata karşı? Hayat bile 2. Şansı kimseye vermiyorken, siz neden uğruna yaşayan bir ölüye döndüğünüz insanlar için kendinizi öldürüyorsunuz? Kendine gel kardeşim, kendine gel ve hayatını düzelt. Bu hayata 2. kez gelmicez, bunu anla. Dön bir arkana bak, kendin için neler yaptın, bunlar sence yeterli mi? Siz kendinizi bilmezseniz kim sizi bilecek? Kardeşim, hayatını düzelt. Ne yapmak istiyorsan onu yap. Okul okumak istiyorsan oku, okumak istemiyorsan okuma, biliyorum kolay değil ama seni durdurmak isteyenlere karşı çık ve var gücünle bağır "Bu benim hayatım" Ve yoluna bak, başkaları ne istiyorsa değil, kendin ne istiyorsan yap.
Ve kardeşim, kendine iyi bak
O kadar iyi anlatmısınki ....
İnstagram hesabım kapatıldı aniden
Kalbim çıt gözyaşım pıt
İçimde yangın var dışım buz gibi
Kafamdaki ipler dolaşmış sanki beynimi hep bir elden sıkıyor
Sonra da çekiçle darbe indiriyorlar böyle hissediyorum
Nefes alırken bile acı çekmeye başlayan bir insan eğer hala ayakta durmak için çabalıyorsa her şeyi yapabilir.
Bazı insanları kaybetmek için bulmayız,onlar bizde saklanan yönlerimizi ortaya çıkarır.Görevleri bitince de giderler.
Her şeyin bir zamanı var zamanın bile ve bu gönderinim bile.
Menümüzde ne varmış bakalım :
Başlangıç olarak : Zıkkım
Ana yemek : Zıkkımın kökü
İçecek : Zıkkımın peki ve
Tatlı olarak da halt ...
ait hissedememek. olduğun veya bulunduğun hiçbir yere ait hissedememe duygusu. beraber yaşadığın ailene, evine, bulunduğun arkadaş grubuna, okuluna, sokaklara, gökyüzüne. sanki hiçbirinde senin yerin yokmuş gibi. sanki sen onların içinde hiç var olmamışsın gibi.
Tumblrda ileti yok
Instagramda mesaj yok
WhatsAppta mesaj yok
Tiktokta mesaj yok
Snapchatta mesaj yok
Sanırım hayvan gibi yalnızım
:(( ben de
hakediyor
Çocukken anlamamıştım ama çocukluğunu yaşayamamak çok kötü bir şeymiş , gerçi o zamanda çok üzülüyordum
Perşembenin comingi çarşambadan bellidir.
O kadar stresliyim ki stres benden daha az stresli
Kitaplardaki cümlelerin altını çizmeyen bir tek ben mi kaldım bu dünyada?
"Sana hiç bencil olduğunu söyleyen oldu mu?"
"Çok kez."
" Sana hiç iğrenç bir insan olduğunu söyleyen oldu mu?"
"Oldu..."
"Peki ya sana millettin bir tane ailesi varken ve el üstünde tutuluyorken senin iki ailen olduğu hâlde hiç sevilmediğini söyleyen oldu mu?"
Yüzü donuklaştı.