hello vonnie
AnasAbdin
will byers stan first human second
One Nice Bug Per Day
Cosmic Funnies
Sweet Seals For You, Always
art blog(derogatory)
Sade Olutola

Discoholic 🪩
No title available
d e v o n
TVSTRANGERTHINGS

Product Placement
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

roma★

@theartofmadeline
🪼

JBB: An Artblog!
h

祝日 / Permanent Vacation

seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Japan
seen from Sweden
seen from Vietnam

seen from Bulgaria

seen from Bangladesh
seen from Brazil
seen from Saudi Arabia

seen from Germany
seen from Morocco
seen from Congo - Brazzaville
seen from Italy
seen from Philippines
seen from Pakistan

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Syria
seen from United States
@ramodisalicee
“on üçüncü kattan atlamış, görenler uçak gibiydi diyorlar. ellerini iki yana açmış, kanatlı gibiymiş. düştüğünde parçalanmış bedeninin orta yerinde, giydiği tulumun cebinden bu kara kutu çıkmış. kara kutuya ‘düşüş nedeni’ diye şu notu yazmış: pervaneme kuş girdi, çıkaramadım.”
geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu. bir taşla iki kuş vurdun. biri benimdi, biri de bendim sanki.
kurumuş söğüt ağaçlarına iki mütevazı yuva inşa ettim. kavmim kuzey ülkelerinden güney ülkelerine inerken, nasıl beklediğime kanıt olsun diye bi’ ben göç etmedim.
ben bir yas tuttum, teselli buldum. kovboy şapkalarını orta yerinden vurdum. sanırsın tabancadan anlarım durdum bir de kendime doğrulttum.
bazı şifalı otları koca ficanlarda kaynattım. geceleri o fincanlardan hâlime baktım. kendimi anladım.
geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu. sen beni telef ettin, ben ziyan olmadım.
Ebeveynler olarak evlatlarını sadece "disipline eden, onlar adına planlar geliştiren, sınırlar koyan, büyük oluşumuzdan ve pozisyonumuzdan ödün verme korkusuyla yumuşak üslup kullanmayan, devamlı sert mizaç ve duruşla karşılık veren" bir duruş sergilemek tabiri caizse çocuklarınızla aranızdaki sevgi ve saygı bağlarını ateşe vermektir. Bilmiyorum kaç nesil bu tavırla büyüdü. Çevremde benden yaşça küçük arkadaşlarımın özellikle anneleri tarafından sevgisiz ve desbot yaklaşımlarının anlatımlarını dinliyorum. Bu hal çocuğu sizden tamamen itmekten başka bir şey yapmaz. Gösterdiğiniz gereksiz disipline hali de tutarsız bir şekilde havada asılı kalır. Bu dönemin annelerinde hala eski kafa usul "anneyim benim dediğim doğrudur, anneyim ne dersem o yapılacak, anneyim böyle olacak, karşımda konuşamazsın, fikir sunamazsın vb" yaklaşımlara şahit oluyorum. Ve bana bunları anlatırken neredeyse annelerine nefret kusarak yana yakıla cümleler kuranlar oluyor. Bir çocuğun annesinden böyle bahsetmesi çok can acıtıcı. Annelik müthiş zor. Babalık da öyle ama ben kendi tarafımdan bakarak anneliği konuşuyorum. Hele de şu devirde çocuklarımızı kaybetme, dışa dönük bir birey haline dönüştürme, evden ve ailesinden yapılan yanlış terbiyeyle uzaklaştırma lüksümüz kesinlikle yok. 4\4'lük ebeveynler olamayız bu mümkün değil. Fakat onlara değer verdiğimizi onların fikirlerini dinleyerek, onlarla daha yakın olarak, bu duyguları hissettirerek göstermeliyiz.
Bazen bizlerden daha objektif, daha yerinde, daha akıllıca düşündüklerini kabul etmeliyiz. Aile için, ev için alınan kararlara onları ortak ederek "senin fikrin ne, sence nasıl yapalım" sorularıyla önemsendiklerini hissettirmeliyiz. Sevginin gösteriminde cimri davranmak, kaç yaşlarında olursa olsunlar sevgiyi sunamamak, onların bunu yaşayamaması hep bir yara olarak kalacaktır. Sevgimizi göstermekten kaçınmayalım, onları bir danışan olarak görelim, kıymetli olduklarını farkettirelim, okşamaktan kaçınmayalım.
Çocukluğum için hatırladığım çok olumsuz bir hikayem yok, ama babamın gece yattığımızda gelip bizi öptüğünü, okşadığını hatırlıyorum. Fakat şimdilerde beni gördüğünde ulu orta her yerde gelip gözlerimden öpebiliyor. Belki zamanında gösteremediği sevginin taşımını yaşıyor. O yüzden çocuklarımız hala elimizin avucumuzun içindelerken; sevgiyi, öpmeleri, okşamaları ertelemeyelim. "Allah onları hep iyi ve hayırlı insanlarla muhatap etsin" duasını esirgemeyelim. Yanlışlara sürüklenmeden, vatanlarına ve dinlerine emektar evlatlar olsunlar. Göğsümüzü hayrla kabartsınlar. Allah onları bize, bizi de onlara bağışlasın..
*anne baba üzerine sohbet ederken daima ahirete intikal etmiş ve bu tür konuşmalara şahit olup okurken içi cız etmiş kardeşler aklıma gelir. Yine muhakkak olacaktır bu yazıyı okuyunca. Allah sabr ve ahirette buluşma sevinciyle, daha çok metanet versin. Selamet versin. Kaybı olmayan insan yok, benim de kaybım var. Ama ben onu kaybetmiş hissine kapılmadım hiç belki de yüreğimin selameti için. Onlar varlar, burdalar hele de şehitler; varlıklarını hissetmek için göze gerek yok. Elimizi kalbimize götürüp, gözlerimizi kapatıp onları düşündüğümüzde, kalbimizin hareket ettiğine şahit olacağızdır.. İyi ki varlar, dünya ahiret var olsunlar..
Selametle..
Acizane.
güzel olmazmıydı …
ahhhhhh 💔
Sanıyosunuz ki sadece sizin vaktiniz kıymetli, sizin sorumluluklarınız var. Ben bin tane derdin ortasında bile sevdiklerime yanında olduğumu belli ediyorum. İkili ilişkilerin hepsi fedakarlık ister arkadaşlar kimse bize çoluk çocuk bahanesi sıralamasın biz oraları çoktan geçtik.
bayılıyorum kendime misler gibiyim
Boş gözlerle bakıyorum nasılsın mesajına. nasılım, aylardır iyi miyim bilmiyorum. Daha kötü günlerim olmuştu, bunu hâlâ iliklerime kadar hissediyorum.Bazen kahkahalarımın arasında düşüyor göz yaşlarım, bazen kahve yaparken, bazen annemin gözlerinin içine bakarken. Dolu gözlerimle geziyorum ama ağlayamıyorum, bağıra bağıra ağlayamıyorum. Bunun ağırlığı karnıma bıçak gibi saplanıyor. Unutkanlığım arttı yine, avcumun içine yazdım telefon şifremi. Komik değil mi. Üstelik aynadaki o simaya da yabancıyım. Cılız, çirkin, ruhsuz biri hâlâ. Bir ayda tam üç kez saçımı kestim pek yakışmadı ama olsun. Belki iki üç kilo da vermişimdir. Gözlerimin altları kırmızı, annem kızdı bugün bende kendime kızdım. 'Kendine gel kızım kendine gel!' Beynimin içinde 'toparlayamıyorsun' sesleri yankılanıyor, onlara inat baş kaldırıyorum. Olmuyor. Olacak. Nasılım, iyi değilim. Tutmadığın o ellerim titriyor, sarılmadığın bedenim buz gibi. Morgtan farkım yok. Bilir misin nasıl soğuk orası, ben bilirim. Farkım yok oradan işte. Yine de sıkı sıkı sarılıyorum kendime, olduğu kadar. İyi değilim, bak sırt çevirdim artık hayatıma onun doğrularına. Sırt çevirdim seslere, kalbime. Kendi bildiğimle yalan yanlış yürümeye çalışıyorum. Nasılım biliyor musun, karanlıktan korkan kız çocuğunu karanlık ıssız o parkta terk etmişsiniz gibiyim. Anlar mısın anlamazsın, boşver.
kal bugün canım ağrıyor.
Düzeni bozmadım, bana denk düşen tüm düzenler bozuktu.'
Bir olay karşısında iki şeyden birini yaparım:
1- Üşenirim
2-Ertelerim
Sayın göz doktorum; güzel günleri göremiyorum
Aqpdıqğdkqğdküqdnüqıdüq
Günaydın ben bugün miniklerden öpülerek uyandırıldım. annelik ne güzel bişey be 🤍