Çocuğum olmadan önce de en büyük dileğim birbirimize bağlı olmaktı bağımlı olmak değil. Ben çalışmadığımdan dolayı Kutay’a anane, babaanne, yardımcı bakıcı bakmadı yani böyle bir fırsatımız olmadı. Araya pandeminin girmesiyle sevdiklerimizden uzak kaldık ve bu arada da hep birlikteydik çocuumla. Sonra şehir değiştirdik ve anne oğul hep birlikte olduğumuzdan ayrılık kaygısı nedir bilemedik. Şöyle bir şeyden de bahsedeyim: Ankara ya da Samsun’a geldiğimizde de Kutay’ı bırakıp hiç eşimle yalnız bir yere gitmedik. Tamam bu bir tercih meselesiydi ama bazen keşke biraz bıraksaydım da gidip geleceğimi bilseydi diye düşünür oldum bu ara.
Varto’da şu an az da olsa bir çevrem var. Bi gün bir arkadaşım akşam oturmaya davet etti. Kutay’ın uyku saatini bölmemek adına eşime “Ben gitsem Kutay’la sen ilgilensen olur mu? Düzeni şaşmasın.” dedim. Eşimde “Tabi tabi sen git.” dedi ama ne gitmek. Tabi gitmeden Kutay’a açıklama yapıyorum öyle birden ortadan kaybolmadım, dedim arkadaşlarımla vakit geçirmeye gidiyorum, ama geri geleceğim oğlum. Babanla oyun oynayın, banyo yapın, Tavşancan ve Faresu’yu okuyun ve uyuyun tamam mı dedim. Baya bi ağladı ama sonra eşim oyunla falan durdurdu ağlamasını ve ben çıktım. Ve yemin ederim 21 aydır hiç Kutaysız çıkmamıştım. Sırtımda bebek çantası yok, elimde Kutay yok. Bi afalladım. Neyse gittim. Aradan 25 dakika geçti. Eşim mahcup halde arıyor. “Ne yaptımsa uyutamadım, ne yapacağız?” Sadece bir bardak çay içmiştim oysa ki. Neyse dedim getir. Geldi ama nasıl sarılıyor anneciiim anneciiim diye. E çocukta haklı hiç ayrılmadı ki. Sonrasında bi kaç kez sen babayla kalsan ben gidip bi ekmek alsam falan dedik kapının önüne yatıp göndermedi. Bi keresinde eşim çıkman lazım bu böyle olmaz dedi binadan indim ağlamasını duyup geri çıktım. (Tamam bende de suç var.) Sonra baktık bağımlılığa doğru gidiyor bu ilişki dedim bi şey yapmamız lazım ve Ankara’ya geldim. En azından annem, ablam, yengem ilgilenir de ben bi hava alırım Kutay’da ayrılık kaygısı ile başa çıkmayı öğrenir diye. 2 gündür burdayız ve 2 dakika görmese anneciiim nedesinnn diye beni arıyor evde. Açıkçası Kutay’la güvenli bağlandığımı düşünüyordum, hala da öyle düşünüyorum ama ayrılık kaygısını aşmamızın yollarını araştırıyorum aramızdaki güveni zedelemeden. Bir kaç kitap aldım. Özellikle “Avucundaki Öpücük” kitabını her gün okuyorum. Oyuncaklarıyla oynarken bebekleri konuşturup “Bak annesi gidiyor ama geri gelecek.” diyorum. Kaplan Daniel diye bir çizgi film var Kutay’a izlettiğim, orda “Yetişkinler geri dönerr.” diye bir bölüm var onu da izletiyorum. Bu hafta da dışarı çıkacağım onu bırakıp. Umarım o da bende bu bağımlılığı azaltırız. Umarım.