Bazı cümleler vardır, söylenmek için değil taşınmak içindir. Dile gelmeden önce insanın içinde büyür, suskunlukla beslenir. Sözcükler kifayetsiz kaldığında, anlamını bulur kalbimde.
Bazen bir kelime, binlerce heceye muhtaç olabilir. En güzeli, en samimisi, en, en, en… İzah ederiz ama yine de yetmez. Bakarız ama yine de göremezsiniz.
Bende ki seni, sende ki beni yaşasan da, dünün ve yarının zamanlarında içine işleyen bir sızı akar durur. Ben vardı, bir ben… Bende ki ben, sende ki seni görmeden aklını yitirdi. Aklım aklımdan uzak kalmayı diledi.
Bende ki ben, sende ki beni bulunca, zamanım doldu. Bende ki ben, bir tek sende ki sen’e yenilince, gurbetin ta kendisi ben oldum. Bende ki ben, şimdi yabancı. Ben, bende ki sende. Ben, sende ki senle.