I'd rather be in outer space 🛸

Love Begins
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
EXPECTATIONS
The Bowery Presents
No title available
almost home
Cosimo Galluzzi

Discoholic 🪩
Monterey Bay Aquarium
Claire Keane
art blog(derogatory)
No title available

PR's Tumblrdome
h
Interview Vampire Daily
Lint Roller? I Barely Know Her

Origami Around

#extradirty

shark vs the universe

seen from United States
seen from Italy
seen from Puerto Rico
seen from United States
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Israel

seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from Iraq

seen from Canada
seen from United States
seen from Mexico

seen from Türkiye
seen from Azerbaijan
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
@mertinsevgisi
REBLOG for our group link .
Deli Dolu Yengem
Yengem 40 yaşında, dayımdan ayrılmış, kızını evlendirmiş, kendi hayatını kurmuştu. Biraz deli dolu bir kadındı yengem… Hiç utanma sıkılma olmadan, her yerde her şeyi açık saçık konuşan, biraz da patavatsız birisiydi. Boşandıktan sonra etraftan laf söz olmasın diye kapanmıştı. Ama evinde rahat biriydi, tişört ve pijama altı giyerdi genellikle. Yengemin ev hali çok hoşuma gidiyor, belli etmeden amına götüne ve memelerine bakıyordum.
Birkaç kez de tesadüfen giyinirken sütyen külotla görmem ilgimi daha çok artırmıştı. Memeleri, bacakları, götü harika idi. Eve gidince yengemi düşünerek otuz bir çekiyordum, harika oluyordu. Belki de dayımdan boşanmış olması yüzünden daha bir sikilecek kadın gözüyle bakabiliyordum yengeme…
Henüz 25 yaşındayım ve nişanlıyım. Nişanlım bir markette çalışıyor, ben de şoförlük yapıyorum. Ailem yurt dışında olduğundan evde yalnız yaşıyorum. Benim evi ayda bir kere temizlemeye gelen kadın köye taşındığı için evi temizletecek birini arıyordum. Yengem,
"Ben temizleyim Osman'ım, boş boş oturmaktan sıkıldım!" deyince evin yedek anahtarını verdim. Ertesi gün sabahtan evi temizlemeye geleceğini söyledi. O gece sabahı zor ettim. Sabah olmuş, heyecanla bekliyordum ki, yengem aradı,
"Yarın geleyim, Remziye bana kahve içmeye gelecek!" dedi. Hayal kırıklığımı saklamaya çalışarak, "Sorun yok yenge, ne zaman istersen gel, nasıl olsa anahtar var sende!" dedim.
Ama doğrusu gelemeyeceğine üzülmüştüm. Çünkü yengem kendi evinde temizlik yaparken sürekli eğiliyor, domalıyor, göğüslerinin bir kısmı ve açılan belinden külodu kısmen görünüyor, farkında olmadan bana bol bol otuzbir malzemesi veriyordu. Eve döndüğümde de beynime kazınmış o görüntülerle sikime asılıyordum.
Kendi kendime, (Şansına küs Osman, bugün yengenden sana malzeme yok!) deyip bir sigara yaktım. Efkarlı efkarlı sigara içerken nişanlım aradı,
"Bu gün izinliyim, gezmeye çıkalım mı?" dedi.
"Olur!" dedim. Öğlen çıkmak için anlaştık. Daha vakit var diye ben üzerimde sadece baksırla yatıyorum, telefondan porno izleyip sikimi sıvazlıyordum. Az sonra kapının zili çaldı, pornoyu kapatıp kapıya koştum. Kapının gözetleme dürbününden baktım ki nişanlım kapıda…
"Hayırdır aşkım, hani öğlen çıkacaktık ya?" dedim.
"Evde canım sıkıldı, öğleni bekleyemedim. Hadi çıkalım!" dedi.
"Tamam, gel içeri iki saniye!" dedim. Nişanlımla fırsat buldukça öpüşüyorduk, fazlası yoktu, daha ileri gitmiyorduk. Üsümde külot olmasına rağmen çekinmedi, sarıldı bana… Biraz öpüştük, koklaşık. Nişanlım neden sonra şişmiş dudaklarını çekti,
"Hadi hazırlan çıkalım!" dedi.
"Biraz daha öpüşelim!" dedim. Nişanlım öpüşmeyi çok seviyordu, öpüşmeye devam ettik. Benim sikim baksırın içinde çadırı kurdu tabii. Nişanlıma,
"Aşkım, dayanamıyorum. İleri gitmeden biraz sevişelim!" dedim. Önce,
"Olmaz!" dedi. Israrlarıma dayanamayıp, "İyi hadi, tamam, sevişelim. Ama fazla ileri gitmek yok!" dedi. Benim odama gidip yatağa uzandık. Nişanlımın üerinde tişört ve kot pantolon vardı, öylece yanıma yatmıştı.
"En azından tişörtü ve kot pantolonu çıkarsan aşkım?" dedim.
"Ya olmaz, sabret, iki ay sonra evleneceğiz!" dedi. Ben yalvardım,
"Yemin ederim ileriye gitmeyeceğiz, nolur çıkar!" diye. Zor bela ikna ettim, çıkardı kıyafetlerini, sadece sutyen külot kalmıştı.
"Bunları çıkarmam ama, ısrar etme!" dedi.
"Tamam aşkım!" dedim. Ufacık tanga külot giymişti.
"Harika külodun var! Güzelliklerini saklayamıyor." dedim, güldü, yanıma yattı.
Öpüşüyoruz, bacaklarını, götünü her yerini okşuyorum. Memeleri sutyenin üzerinden okşayıp öpüp yalıyorum, ama zevk vermiyor. Herhalde sütyen üzerinden olunca kendisi de zevk alamadı ki, memesinin tekini sütyenden çıkardı.
Okşadım, öpüp yaladım, emdim. Hoşuna gitmişti, diğer memesini de sütyenden çıkardı. Avuçlarımla sıkıştırıp sırayla uçlarını emiyor, yalıyordum memelerini. Bu arada benim üzerimdeki tek giysi olan baksır külotun üzerinden sikimi amcığına sürtüyorum.
Kumaş üstünden de olsa amına klitorisine yaptığım baskı nişanlımın hoşuna gitmişti. Elini uzatıp külodun üzerinden sikimi elleyince, ben doğrulup donumu biraz indirdim. Demir gibi olmuş, damarları fırlamış sikime merakla bakıp,
"Hey, söz verdin bana… Küloduna geri sok şunu!" dedi.
"Ya bir şey olmaz, bırak özgür kalsın! Nasıl? Hoşuna gitti mi benimki?" dedim.
"Ne diyeyim? Gitti tabi, fena değilmiş. En azından küçük olmadığını görmüş oldum. Hatta epey de büyükmüş. Hadi, şimdi küloduna geri sok şunu!" dedi.
Öpüşmeye, yiyişmeye devam ediyorduk. Nişanlım,
"Dur bir saniye, sütyen böyle rahat vermiyor!" deyip sütyeni tamamen çıkardı. Memelerini şimdi daha rahat öpüp yalıyor, emiyor, meme uçlarını içime çekiyordum.
Nişanlım zevkten deli olmuştu ve inlemelerine hakim olamıyordu. Fırsat bu fırsat deyip külodunu yandan tutup aşağı sıyırdım. Nişanlım hemen külodunu geri yukarı çekti, fazla da sert olmayan bir sesle ikaz etti beni,
"İleri gitmek yok dedim!"
"Rahat ol, yemin ederim ileriye gitmeyeceğim, sadece sürteceğim biraz!" deyip külodunu indirip çıkardım. Sonra da benim külodu tamamen çıkardım.
Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık ve tam kıvama gelmiştik. Misyoner pozisyonunda bacak arasına yanaştım, sikiyormuşum gibi nişanlımın amına boylu boyunca sürtüyordum sikimi. Amı çoktan ıslanmıştı.
Ama nişanlım sokacağım diye çok korkuyordu, ki elini uzatıp sikimi tuttu, sikimi amının dudakları arasına kendisi sürtmeye başladı.
İkimiz de inanılmaz zevk alıyor, deli gibi inliyorduk ki, birden bire odamın kapısının açılması ile çok korktuk. Hemen yorganı üzerimize çektik. Yengem içeri giriverdi bir anda… Tabi biz örtünene kadar her şeyimizi görmüştü kadın… Halimize bakıp güldü ve
"Nişanlı kumrular, evlenmeyi bekleyemediniz mi?" dedi. Nişanlımın suratı kıpkırmızı olmuştu,
"Bildiğin gibi değil yenge..." diyor, açıklama yapmaya çalışıyordu. Ama ne desen boş, yengem bizim gerçekten sikiştiğimizi sanmıştı. Yengem,
"Yahu utanmayın çocuklar… Ben de zamanında nişanlıyken böyleydim!" dedi, halen gülüyordu. Ben,
"Yenge yaa… Hani bugün gelmeyecektin?" dedim yorganın altına saklanmış vaziyette...
"Remziye çok durmadı, kalktı. Ben de temizliğe geleyim, iş bitsin dedim. Sen evde yoksun sandım, ama meğer siz evde mercimeği fırına vermişsiniz!" dedi.
Nişanlım memelerini ve amını elleriyle örterek kalktı, giyinmeye başladı. Ama yengem nasıl bakıyor nişanlımın vücuduna,
"Cenabet durmayın çocuklar, girin duş alın!" dedi. Nişanlım büyük bir utanç içinde,
"Valla bir şey yapmadık!" dedi.
"Yapmadık diyorsun ama zevk suların amından bacaklarına akmış!" deyip güldü. Sonra da bana dönüp, "Cidden bir şey olmadı mı?" dedi. Ben de yataktan öylece kalkıp giyinirken,
"Yok valla yenge!" dedim. Yengem her zamanki küfürbazlığıyla,
"Ulan yalancılar, çırılçıplak soyunmuşsunuz. Seni kızın amının üstünde yakaladım, nasıl bir şey olmaz? Sen nasıl bir erkeksin?" dedi. Nişanlım bu arada giyinmişti, yengeme,
"Aman yenge… Gaz verme Osman'a!" dedi.
"Kızım, öyle ya da böyle bu yarağı yiyeceksin. Ha şimdi yemişsin, ha evlenince! Niye vermiyorsun benim yiğidime?" deyip güldü. Ben de giyinmiştim,
"Biz gezmeye çıkacağız yenge!" dedim. Yengem,
"İyi çıkın bakalım… Cenabet cenabet dolaşın! Çarpılacaksınız len…" dedi.
"Valla yok öyle bir durum!" deyip çıktık. Nişanlım çok utanmıştı,
"Ya yengen söylerse birilerine, evlenmeden yapıyorlar derse?" dedi.
"Saçmalama kızım, kime söyleyecek?" dedim. "Hem söylese ne olacak, nişanlıyız biz, nasıl olsa evleneceğiz. Sevişiyorsak kime ne?"
Ama gün boyu nişanlım kafasından atamadı o korkuyu... Akşama kadar gezdik. Nişanlımı evine bırakıp kendi evime geldim. Yengem halen evdeydi. Evi temizlemiş, çamaşırları yıkamıştı. Yengeme para verdim, almak istemedi,
"Rüşvet mi veriyorsun?" deyip güldü.
"Rüşvet değil kız, başkası temizliğe gelse alacak parayı!" dedim, zorla verdim.
Sonra yengem kahve yaptı. Kahvelerimizi içerken bugün yaşananlar hakkında konuştuk.
Yengem halen sikiştiğimizi düşünüyordu. Sikişmediğimize yemin ettim. Yengem hiçbir konuda lafını esirgemezdi,
"Götten de mi vermedi bu kız sana?" diye sordu. Baktım, ciddi ciddi soruyor,
"Yok yenge, ordan da vermedi!" dedim. Yengem nişanlıma iyice sinir olmuştu,
"Ulan senin gibi bir erkeği bulmuş, ne amdan veriyor, ne götten! Ağzıyla da mı boşaltmadı seni?"
"Yok!" deyip başımı öne eğdim. Yengem halen nişanlıma saydırıyor,
"Namuslu orospuya bak hele, kaldırdığı yarağı da indirmiyor zilli! Ah ulan ah! Ulan benim on tane kızlığım olsa onunu da verir indirirdim o yarağı!" diyordu.
Bu arada yengemin bu amlı götlü yaraklı ahlaksız konuşmalarıyla sikim kalkmış, pantolonumun önünde çadırı kurmuştu. Yengem de fark etmişti. Gülerek ayağa kalktı, temizlik yaparken giydiği tişörtü ve eşofman altını çıkarıverdi. Bir anda sütyen külot ile kaldı. Ben tabii şoka uğramış, şaşkın gözlerle ne olduğunu anlamaya çalışırken, yengem,
"Nişanlın kaldırmış ama indirmemiş. Ama ben öyle değilim, ben kaldırdığımı indiririm!" deyip sütyen külodu da çıkarıp çırılçıplak yanıma oturdu.
Elini önüme attı, pantolonun üstünden sikimi avuçlayıp,
"Çıkar bakayım üstündekileri!" dedi.
Durur muyum, hemen soyunup çırılçıplak kaldım ve tekrar oturdum. Yengem sikimi biraz sıvazlayıp eğildi ve ağzına aldı.
Off… Olamazdı böyle bir zevk. Yıllardır hayaliyle otuzbir çektiğim yengem bana sakso çekiyordu. Fakat bu muhteşem olay çok kısa sürdü, daha bir dakika bile geçmeden boşalacağımı hissettim. Utana sıkıla,
"Yenge… Ohh… Yengemm… Geliyorum!" diyebildim. Ama yengem hiç istifini bozmadan saksoya devam etti. Ve ben ağzına boşaldım tabii. Ama ne boşalma, döllerimin sonu gelmeyecek gibiydi.
Yengem döllerimin hepsini yutmuştu. Sikimden son çıkan dölleri de yaladı. Ağzını koltuğun üstünde duran tişörtüne sildi. Sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı, sürüklercesine odama götürdü. Yatağa uzanıp öpüşmeye başladık.
Yengemin o beni hep azdıran memelerine saldırdım. Memelerini avuçlayıp yoğurdum, öpüp yalayıp emdim. Zevkten kıvranıyor, inliyordu,
"Ohh… Yengemm… Çok özlemişim yengem! Öp yengem… Yala…"
Yengem başımı aşağı doğru bastırınca ne istediğini anladım. Aşağı kayıp amını yalamaya başladım. Amı zaten ıslaktı, yalayınca vıcık vıcık oldu. O kadar tatlı bir amı vardı ki, yalamayı hiç bırakasım gelmiyordu.
Orgazm edene kadar yaladım yengemin amını. Sonra tekrar yukarı çıkıp memelerine yumuldum. Yengem elini aramıza atıp sikimi yokladı.
Sikimin yeniden sertleşmiş olduğunu anlayınca beni sırt üstü yatırdı. Sikimi biraz yalayıp üstüme çıktı. Eliyle sikimi amına yerleştirip oturup kalkmaya başladı.
Öyle güzel sikişiyordu ki, sanki yengem beni sikiyordu. Demin ağzına boşaldığım için ikinciye kolay kolay boşalmayacaktım, ki sikişmemiz epey uzun sürdü.
Yengem bir kez daha orgazm olunca pozisyon değiştirdik. Bu sefer misyoner pozisyonunda sikmeye devam ettim. Ve boşalacağımda da amından çıkıp memelerine boşaldım.
Biraz dinlendikten sonra bir posta da domaltıp siktim yengemi. Bir saatin sonunda yengem yıkanıp gitmiş, bende de yengemi sikmiş olmanın verdiği zevki kalmıştı.
Artık hemen hemen her gün yengemle sikişiyorduk. Bazen benim evde, bazen onun evinde. İkimiz de çok mutlu oluyorduk. Yaklaşık bir ay kadar bu sikişmelerimiz böyle devam etti. Yine güzel bir sikişin ardından yengem,
"Yarın senin evi temizlemeye Remziye'yi göndereceğim!" dedi ve güldü.
"Niye gülüyorsun?" diye sorduğumda,
"Bakalım Remziye'yi sikebilecek misin!" dedi. Remziye dediği kadın yengemin yakın bir arkadaşıydı ve evliydi. Bir çok kez Remziye'yle yengemin evinde karşılaşmıştık, neşeli ve şakacı bir kadındı.
"Remziye'yi sikme işi de nerden çıktı?"
"Kocası çok ihmal ediyor Remziye'yi. Kadının güzel bir sikişe ihtiyacı var, ama o benim gibi atılgan değil, epey bir uğraşman gerek sikebilmen için!" dedi. Ben de,
"Bakarız yarın duruma!" dedim, ama heyecanlanmıştım.
Ertesi gün Remziye temizliğe gelmişti. Minyon, ufak tefek bir kadın idi. Ufacık götü vardı. Odaya gidip üstünü değişti geldi. Gri bir tayt, beyaz bir tişört giymişti. Saçlarını da açmıştı.
Temizliğe salondan başladı. Ben de yardım ediyordum. Arada bir domalan Remziye'nin beli açılıyor, pembe külotu az da olsa görünüyordu. Salonun temizliği bitince mola verdik.
Kahveyle sigara içiyoruz. Karşımda oturuyor, tayttan amcığın şekli belli oluyordu. Dolgun amcığı vardı. Kahvelerimizi ve sigaralarımızı içerken çaktırmadan taytın önünü şişirmiş yumruk gibi amcığına baktım.
Kahvelerimiz bitince temizliğe devam ettik. Diğer odalar ve mutfak bittikten sonra en son banyoya girdik temizlik için. Ben hortumla fayanslara su tutuyorum, Remziye süngerle yıkıyor. Bilerek biraz üstüne tutup ıslatıyorum. Remziye gülüyor,
"Yapma, donuma kadar ıslattın!" diyor, şakalaşıyoruz. Bir ara küvetin içine girdi,
"Şu kovaya su doldur!" dedi. Doldurdum. Hiç beklemediğim bir anda tası kovaya daldırıp su aldığı gibi suyun yarısını yüzüme, diğer yarısını şortuma attı. Tam kaçacaktı ki, kolundan tutup yakaladım,
"İntikamım kötü olacak!" dedim.
"Yapma!" dese de kovada kalan suyu tepesinden aşağı döktüm.
Remziye sırılsıklam olmuştu, bana şaka yollu vurmaya başladı. Ben de güya vurmasın diye ona sarıldım, şaka yollu biraz götünü elledim, memelerini elledim. Remziye,
"Tamam, yeter bu kadar şaka!" deyip kollarımın arasından sıyrıldı. Havlu alıp kurulanmaya başladı. Kurulanırken,
"Ee, yanımda başka don yok, ne yapacağım?" dedi.
"Donsuz gidersin!"
"Hiç alışkın değilim!"
"Bir şey olmaz!" dedim. Havluyu beline sarıp alttan taytı çıkardı.
"Yaptığına bak!" deyip çıkardığı taytı gösterdi ve "Islak külot ile gideceğim artık!" dedi.
"Külot çok mu ıslak?"
"Evet, su gibi oldu!"
"Benim donlardan birini giy!" Güldü ve
"He, kocam görsün bir de onla uğraşayım değil mi?" dedi.
Domalır gibi eğilmiş beline sardığı havlu ile bacaklarını kuruluyordu. O manzara sikimi kazık gibi yapmıştı. Arkadan yanaştım, kabarmış önümü götüne dayadım, memelerini elleyip boynunu öptüm. Remziye,
"Rahat dur, şakanın sırası değil!" deyip önümden biraz çekildi. Omuzlarından tutup kendime çevirdim ve
"Şaka yapmıyorum, seni istiyorum!" deyip dudaklarına yumuldum.
Remziye önce biraz debelenir gibi olsa da sonra karşılık vermeye başladı. Banyoda deli gibi öpüşmeye başladık. Zaten yarı çıplaktık, tamamen soyunduk.
Kucakladığım gibi yatağıma götürdüm. Memelerinden yalamaya başladım, amına indim. Dolgun, tertemiz bir amcık. Amını yalarken kudurmuştu,
"Hadi sik!" diye inlemeye başladı hemen. Misyoner pozisyonunda amına geçirdiğimde çıkardığı inleme müthişti.
Yaklaşık bir saat boyunca Remziye ile pozisyon değiştire değiştire sikiştik. En son domaldı, götüne girdim. Rahat almıştı, yengem gibi daha önce götten çok sikildiği belli idi. Finali götünün içine boşalıp yaptım.
Düğünüm olana kadar sıraya koymuştum. Bir gün yengemi, öbür gün Remziye'yi sikiyordum.
Ama artık evlendim, ikisine de gerek kalmadı, karımla çok mutluyum....
Asker Arkadaşımla Karım 1
Merhaba ben Metin. Ben 34, karım 27 yaşında, evleneli yaklaşık 4 yıl oluyor. Karım kapalı bir kadındır, ama modern kapalılardan. Abartıya yakın makyajı, dar etekleri, hatta amının götünün tüm hatlarını olduğu gibi belli eden taytları, nerdeyse diz kapağına kadar kısalan etekleri ile karım gerçekten teşhiri seven ve bunu bilerek yapan bir kadın.
Sadece anne baba baskısı sonucu kapanan bir kadın yani sizin anlayacağınız.
Bu durum ilk başlarda bana garip gelse de, sonraları beni feci şekilde azdırmaya başladı. Tabii zaten renkli olan seks hayatımız bu sayede daha da bir renkleniyordu. Erkeklerin karıma bakışları, karımı gözleriyle sikmeleri acayip tahrik ediyordu beni.
O yaz karımla Bodrum'da iki haftalık bir tatil ayarlamıştık memur maaşımın yettiği kadarıyla, idare eder bir otelde. Karım yine formundaydı, incecik vücudunu saran siyah haşema ile bikinili kadınlardan bile daha azdırıcı bir halde plajda yürürken adeta dans ediyordu.
Denizden çıkıp şezlonga uzanmış, ıslak haşema iyice vücuduna yapışmış ve kabaran meme uçları göze batarcasına yatıyordu.
"Keşke şöyle rahat güneşlenebileceğim bir yer olsaydı!" diye dert yandı.
Ben de şaka yollu, "Hayatım zaten göstermediğin yerin yok, inan bikini giysen daha az dikkat çekerdi!" dedim.
Karım gülerek, "Deli!" dedi. Biliyordum, biraz daha zorlasam sevgili karım valizinde getirdiği ve sadece otel odasında giydiği birbirinden sexy bikinilerini plajda da giyerdi, ama konu orada kaldı...
Tatilimizin son günleri yaklaşmıştı. Karımla alışveriş merkezinde gezerken askerlik arkadaşım Kaan ile karşılaştık.
Kaan ile askerde çok yakındık, zengin bir müteahhit aileden geliyordu. Bodrum'da yazlık yaptırmış. Ayak üstü sohbetten sonra bizi akşam için yazlığına davet etti. Sözleşip ayrıldık.
Akşam için hazırlandık. Karım yine her zamanki o sik kaldırıcı haline bürünmüştü. Açık pembe bir eşarbı vardı başında, dudaklarındaki pembe ruj ile güzel bir bütünlük sağlıyordu. Bütün hatlarını belli eden daracak beyaz bir elbise vardı üzerinde.
Dikkatli bakınca altındaki kırmızı sütyeni hafif de olsa belli oluyordu. Kıyafetin boyu da dizinin bir karış altında bitiyordu. Bileğinde halhal ve krem rengi topuklusu da pastanın üzerindeki çileğiydi adeta.
Dudaklarını öpmek için sokulduğumda, "Dur aşkım rujumu bozacaksın!" diyerek uzaklaştı. Ben de ses etmedim, zaten geç kalmıştık.
Taksiye atladık, adresi söyledim taksiciye. Kaan'ın yazlığı Bodrum'un biraz dışındaydı. Geniş arazinin ortasında lüks bir villaydı.
Villanın yüksek duvarlarla çevrilmiş bir avlusu, avluda da geniş bir havuzu vardı. Kaan bizi kapıda karşıladı, benle selamlaştıktan sonra sıra karıma geldi. Alışveriş merkezindeki tanışıklığın verdiği cesaretle karım Kaan'ı yanaklarından öperek selamladı.
Olayın şaşkınlığı Kaan'ın yüzünden okunuyordu. Yanaklarında belli belirsiz ruj lekesi bile oluşmuştu. Orospu ruhlu karım anlaşılan bugün havasındaydı, bozulur diye öpmeme izin vermediği dudakları Kaan'ın yanaklarına kendiliğinden yapışmıştı.
Ruj izini görmek sikimi uyandırmaya yetmişti.
Olayın şaşkınlığını üzerinden atan Kaan bizi içeri buyur etti. Güzel bir sofra hazırlamıştı ya da hazırlatmıştı. Yüzü kızarmış, kaçamak bakışlarla bir beni bir karımı süzüyordu.
Ama daha çok gözleri karımın ışığın altındaki kıyafetten belli olan kırmızı sütyenindeydi. Sikim iyice büyümüş, rahatsızlık vermeye başlamıştı. Kaan'ın durumu benden daha da vahimdi, arada birşeyler getirmek için ayağa kalkıyordu ve önündeki kabarıklık inanılmaz dikkat çekiyordu.
Kaan yemeklerin yanına güzel bir şarap açtı. İkimiz içerken karım meyve suyu içiyordu. Sohbet arasında Kaan karıma bize eşlik etmesini teklif etti. Karım alkole çok dayanıklı değildi, zaten ayda yılda bir içerdi.
Biraz nazlandıktan sonra, Kaan'a, "Peki, seni mi kıracağım!" diyerek yarısını içtiği meyve suyu bardağını uzattı. Göz göze bakışırlarken bir taraftan da karımın bardağını ağzına kadar doldurmuştu Kaan, nerdeyse taşıracaktı...
Yemekten sonra hep birlikte salona geçtik. Karım içtiği şaraptan mı, yoksa Kaan'ın sikici bakışlarından mı bilmiyorum, iyice kızarmış, etrafa o sexy gülüşlerini saçar olmuştu.
Salondaki L şeklindeki kanepede oturuyorduk. Karım ve ben koltuğun uzun tarafına oturmuştuk, Kaan da benim tarafımdaki kısa yere oturmuştu. Oturduğu yerden karım tam karşısında kalıyordu.
Kaan bu sefer viski açtı. Biz elimizdeki viskileri yudumlayıp sohbet ederken, karım da bize kahkahalarıyla eşlik ediyordu. Kaan gözlerini karımın üzerinden alamıyordu, alkolün de etkisiyle ilk zamanki utangaçlığı kaybolmuştu ve bana da aldırış etmiyordu. Merak edip çaktırmadan karıma doğru baktığımda arkadaşımın neden gözlerini alamadığını anlamıştım.
Karımın zaten kısa olan elbisesi oturunca iyice yukarıya sıyrılıp dizinin üzerine kadar toplanmıştı ve o bembeyaz güneş görmeyen bacakları insanı tahrik eden bir görüntü sunuyordu. Benim merak ettiğim karımın ne kadar ileriye gidebileceğiydi, hem de ben yanındayken.
Sohbetimiz ilerledikçe Kaan'ın yaptığı çerez meze falan getirip götürme işini karım üstlenmişti. Tabii her gidişinde o muhteşem götünü Kaan'a izlettiğinden emindim.
Kaan'ın kazık gibi siki ve kızaran pempe rujlu yanakları herşeyi anlatıyordu. Hoş ben de ondan farksız değildim. Bu durum nedense beni daha da azdırıyor, bu gösteri hiç bitmesin istiyordum...
Bir ara karım mutfağa gitti ve Kaan'a seslenip, rendenin yerini sordu. Kaan da karımın yanına gitti. Aradan beş dakika geçti, ama ne gelen vardı ne de giden.
İçimi merak ve heyecan kaplamıştı. Sessiz adımlarla mutfağa doğru yöneldim ki içerden şapurtu sesleri gelmeye başladı. Elim ayağım heyecandan titreyerek koridordan içeriye bir göz attım.
Karım ve Kaan birbirlerine kenetlenmişler ve adeta dudaklarını yercesine öpüşüyorlardı. Kalbim olanca hızıyla atıyor, kulaklarımda şapırtı sesleri yankılanıyordu.
Neden sonra ayrıldılar. Karımın eli Kaan'ın pantolonunun önündeydi, "Bunu istiyorum!" dedi sessizce, sanki beni unutmuşlardı ya da umursamıyorlardı.
Kaan birşey demeden derin bir öpücük daha kondurup rendeyi verdi karıma. O sırada ben hızlıca salona döndüm. Az önceki gördüklerimi düşünüyordum. Kaan salona geldiğinde, "Gösterdin mi rendenin yerini?" diye sordum. "Gösterdim gösterdim!" dedi Kaan pembe ruj bulaşmış dudaklarıyla.
Az sonra da karım dağılmış rujuyla geldi. Sanki salondaki fazlalık bendim, kendimi öyle hissediyordum. İkimiz de karımın süzülüşünü izledik. Kendi elleriyle yaptığı mezeyi sehpaya koyduktan sonra geçip yerine oturdu. Artık ikimiz de karıma kilitlenmiş, onun hareketlerini, firikiklerini izler olmuştuk.
Karım otururken kendini koltuğa öyle bir bırakmıştı ki, artık eteği nerdeyse baldırlarına kadar toplanmıştı. Bu manzara ikimizi de hipnoz etmişti sanki. Kaan artık başka yere bakamaz olmuştu, eminim oturduğu yerden karımın tangasını görebiliyordu...
Vakit gece yarısına yaklaşınca, "Bize müsaade, kalkalım!" dedim. Ama ikisinin de böyle bir isteği yoktu. Hoş ben de halimden memnundum, ama artık otele gidip karımı sikmek istiyordum. Kaan kalmamızı teklif etti, yatacak yerin sorun olmadığını söyledi.
Karım da razı olunca, ben bir iki mırın kırın ettim, ama nafileydi, anlaşılan ikisi de sikişmeyi kafasına koymuştu...
Biraz daha oturup, bir duble daha içtikten sonra, karıma alkolün beni çarptığını ve yatmaya gitmemizi teklif ettim. Karım gönülsüzce kalktı. Kaan da kalktı, kalacağımız odayı gösterdi. Karımla odaya çekilirken Kaan da bizim bir yan odamıza giriyordu.
Ben hemen üzerimi çıkarıp sadece boxerle yatağa attım kendimi. Karım da makyajını silmek için banyoya geçti. Karım banyodan çıktığında ben horlama numarası yapmaya başlamıştım bile.
Beklediğim gibi, sevgili karım uyuduğumu sanıp yavaşça odadan dışarı süzüldü. Biraz sonra yan odadaki kapının açılma sesi duyuldu. Ardından da kilitlenen kapı. Vay orospu! diye içimden geçirerek onları izleyemeyecek olmanın verdiği üzüntüyü yaşıyordum. Yataktan kalktım, pencereyi açıp bir sigara içmek istedim.
Yan tarafın ışığı yanıyordu ve bingo, iki odanın balkonu birleşikti. Hemen süzüldüm balkondan. Kaan'ın odasının penceresi de açıktı ve sesler olduğu gibi duyuluyordu...
İçeriye baktığımda ikisi de yarı çıplaktı neredeyse. Karım yatağın kenarında, ayakları yerde olacak şekilde yatağa uzanmış. Kaan gömleğini çıkarmış, üstü çıplak, karımın elbisesinin eteğini yukarıya sıvamış, bacaklarını aralayarak önünde diz çökmüş vaziyette, yüzünü karımın bacak arasına gömmüştü.
Karımın elbisenin önü açılmış, kırmızı dantel sütyenden taşan memelerini avuçlayan Kaan bir yandan o bıngıl bıngıl memeleri sürekli sıkıştırıp bırakırken, kabarmış meme uçlarıyla oynamayı da ihmal etmiyordu. Sütyenin takımı dantel tanga külot hafif aşağıya indirilmiş, Kaan ağzını karımın kaymak gibi amına gömmüş, yalayıp duruyor...
Karım başını yatağa bırakmış. Etli dudakları zevkten aralanmış, uzun kirpikli gözleri şehvetle kapanmış, iki eli Kaan'ın saçlarını kavramış, kendine çekiyor, daha fazla yalaması için. Tadını çıkararak sevişiyorlar, pek aceleleri yok gibi, boynuzlu koca yandaki odada uyuyor nasıl olsa!
"Ahhh!" diye inledi karım, "Çok güzel... Harika..." diye mırıldandı. Kaan hiç oralı değildi, karımın amcığını yalamaya devam ediyordu. Dili karımın klitorisinde çalışıyor, arada aşağılara kadar iniyor, sonra amının dudaklarını içlerini yalayarak tekrar yukarıya çıkıyordu.
Karımsa yatakta kıvranıyor, başını sağa sola çeviriyor, sürekli inliyordu. Karım, "Hadi! Sik artık beni! Dayanamıyorum!" diye mırıldanırken sikim kazık gibi olmuştu. Onları porno izler gibi canlı canlı izlerken elimi boxerimin içine soktum, sertleşmiş sikimi dışarıya çıkardım. Fazla oynayamıyordum, yoksa her an boşalabilirdim.
Kaan ayağa kalktı, bir çırpıda pantolon ve boxerden kurtuldu. Karımın ellerinden tutup ayağa kaldırdı ve dudaklarına yumuldu. Şapurtu sesleri eşliğinde karımın üzerindeki elbise ve dantel tanga sütyen takımından da kurtuldular.
İkisi de çırıl çıplaktı şimdi. Kaan'ın heybetli zenci sikine yakın koyu renkli siki kazık gibi olmuş, karımın beyaz bacaklarına sürtünüyordu. Karımın bir eli Kaan'ın sikine gitmiş, onu kontrol altına almaya çalışıyordu.
Kaan'ın elleri ise karımın götünde geziniyor, karımı çekebildiği kadar kendine çekmeye çalışıyordu. İnanılır gibi değildi, karım asker arkadaşımla sevişiyordu, hem de kocası yan odada uyurken (!).
Kaan karımın omuzlarına bastırıp yere çömeltti. Kaan'ın siki şimdi karımın dudaklarında geziniyordu. Karım iştahla araladı dudaklarını ve ağzına aldı.
Karımın küçük ağzı sikin yarısını ancak alabiliyordu. Siki ağzından çıkarıyor, okşuyor, öpüyor, sıvazlayıp tekrar ağzına alıyordu sevgili karıcığım. Zevkten inleyip duran Kaan, sikini karımın ağzına kökledikçe karımdan duyulan boğuk sesler, nefessiz kalan karımın çırpınmaları. Tüm bunlar benim kendimden geçmeme sebep oluyordu...
Biraz sonra karımın ellerinden tutup ayağa kaldırdı, karımın dudaklarına yumuldu yeniden. Yavaşça yatağa yatırdı. Biraz önce yalaya yalaya zevk sularını akıttığı amcığına bu kez kazık gibi sert sikini dayamıştı. "Ohhh!" diye bir inleme koptu karımdan.
Sikin sertliğini ıslak amında hissetmekten müthiş bir zevk aldığını görebiliyordum. Koala gibi Kaan'ın boynuna sarılıp dudaklarını daha bir hırsla öptü. "Hadi!" dedi sonunda, "Ne yapacaksan yap bana, dayanamıyorum, seni istiyorum!" diye inledi.
Kaan hareket ettikçe siki karımın amının girişine sürtünüp duruyordu. Karımın etli dudaklarını öpmüyor, adeta yiyor, somururcasına emiyordu. Dillerinin birbirini okşadığını bile görebiliyordum. Sonra sikini bir eliyle tutup karımın klitorisine bastıra bastıra sürttü biraz. "Ohhhh!" diye inleyerek başını sağa sola sallıyordu karım.
Yavaşça doğruldu Kaan, karımı bacaklarından katlayıp iyice altına aldı. Sonunda karımın zevkten açılıp kapanan amcığının girişine dayadı ve olanca gücüyle bastırdı. "Ahhhh!" diye bir çığlık koparan karım Kaan'ın boynuna sarıldı. Oysa ki daha sadece sikin başı girmişti.
Karımı Siken Gence , Kendimi siktirttim.
Bundan 6-7 sene kadar önceydi , o zamanlar ben 50 karım 45 yaşında, son zamanlarda karimin bir ilişkisi olduğunu dusunuyordum bu durum beni rahatsiz etmiyor aksine gerçek olsun istiyordum, karimi paylaşma istegim yillardir vardi zaten sadece bu durumu eşimle konusamamistim , gencligimde erkek erkege yasadigim durumlarda olmuştu, evli oldugum donemlerde de sikilmeyi çok arziladigimda 3-4 kere travesti ye gidip kendimi siktirmistim , karimin beni aldattigini hissetmeye basladiktan sonra bu durumu arastirmaya koyuldum , 2-3 ay kadar sonra tam olarak emin olmustum karim 22 yaşında genç bir erkegin kollarina birakiyordu kendisini , adı yavuz du , bu durumdan emin olduktan sonra karimin icine giren o yarragi yalamak ister oldum , karimdan konusurken beni de siksin ister oldum , sikilme isteğim arşa çıkmıştı o yarrak icimdeyken karimi nasil siktigini bana anlatsin istiyordum hem benim hem karimin kocasi olsun istiyordum , kafamda planlar kurdum napiyor ne ediyor nerde calisiyor arastirdim yakinlastim tanistim , siktigi kadinin benim karim oldugunu daha bilmiyordu , benim anladigim 1-2 senedir sikiyordu karimi , fırsat bulup ufak ufak konuyu acmaya calistim , hayatinda biri oldugundan bahsediyordu ama kim oldugu detayina girmiyordu karım zaten kolay guvenen biri değildi yavuz u tanimaya basladikca karimin nasil guvendigini anlar olmustum , ve zaman icinde siktigi kadinin benim karim oldugundan benide sikmesini istedigimden bahsettim tabi bu durum kolay olmadi kademe kademe ilerledim , ilk baslarda tedirgin ve korkar bir duruma bürünmüştü, benim ciddi olusumu anladikca rahatladi , karimla neler yasadiklarini anlatir oldu , ben yavuz un yanindayken karimi arayip karimla sohbet etmelerini dinledim bu arada karimdan sohbet ediyorduk ama beni sikmeye hala pek yanasmiyordu , bir gün yine ben yavuzun yanindaiken karimla sohbet edeyor sikini oksuyor pantolon ustunden , ben eyildim actim dugmeyi fermuari ufaktan dur yapsa da durmadim o telefonda karimla konusurken ben cikarttim yarragini aldim agzima orda bosalttim agzima yavuz u sonra buna alisir oldu daha sonra bas basa kaldigimizda yarragini yalayip gotume aldim , hem karimi hem beni sikmeye baslar oldu, bir süre bu durum böyle devam etti , karım hiç bir zaman benim bildigimi ve beni de siktigini ogrenmedi , zaman içinde gorusmeler azalmaya basladi ufaktan kopmaya basladik karimla konusmalari da kopmaya baslar olmustu tabi bu durum yine 2-3 sene surmustu , sonrasinda koptuk , karimla nadir de olsa gorusuyorlar mi bilmiyordum ben hayallerime kavusmusmus ve uzun bir süre hem karimi hem beni siken bir erkekle birlikte olmustum bu bana yetmisti
REBLOG for our group link .
Azgın Kayınbabam.!
Merhaba, ben Zeynep, 22 yaşındayım. Geçen sene görücü usülü ile evlendim. Ama evlendikten sonra kocamın sümsüğün salağın teki olduğunu anladığımda dünyam başıma yıkıldı. Siki ufacıktı. Haftada bir bilemedin iki sefer siker, o da birkaç dakika anca sürer, kendisi boşalır boşalmaz da sonra arkasını döner uyur. Ne amımı yalar, ne sikini yalatır, ne götümü sikmek ister, misyoner pozisyoundan başka pozisyon istemez, böyle bir gerizekalı çıktı işte.
Oysa izlediğim pornolarda hiç öyle olmuyordu. Pornolarda erkeklerin hem yarrakları büyük ve kalındı, hem de yarım saatten fazla kadınları pozisyondan pozisyona sokarak sikip kendinden geçiriyorlardı. O bakımdan kocamın sikmesinden hiç memnun değildim.
Sırf bu yüzden birkaç sefer kocamdan boşanmayı bile düşündüm. Ama annem her seferinde, "Yapma kızım, bak çok zenginler, rahat rahat yaşıyorsun işte!" diyerek vaz geçirdi.
Şehirde yaşıyorduk, ama arada köye gidip ordaki işleri hallediyorduk. Köyde de iki tane evleri vardı. Yazın da mahsulü toplamak için iki ay köyde kalınıyordu. Evlendiğim sene yazın köyde mahsul topluyorduk.
O gün benim başım biraz ağrıyordu. Kayınpederime söyleyip eve gitmek istedim, ama kayınpederim ortalıkta gözükmüyordu. Ben de kaynanama gidip, "Anne başım ağrıyor, herhalde başıma güneş geçti, eve gidip biraz uzanayım!" dedim. Kaynanam da, "Tamam dur Serkan bırakıp gelsin!" dedi. Ben de, "Gerek yok, işinden kalmasın, iki dakikalık yol, ben giderim!" dedim.
Eve geldiğimde samanlığın önünden geçerken içeriden sesler duydum. Kim var ki diyerek yavaşça samanlığın kapısına yanaştım. İçerden bir kadın, "Dur ordan yapma, ordan alamam çok kalın, amımdan sik!" dedi. Az sonra kadın, "Oohhh!" diye inledi. Samanlığın kapısını az aralayıp içeriye baktığımda kayınpederimin samanların arkasında birini siktiğini gördüm. Resmen şok olmuştum. Sadece kayınpederimin arkasını görebiliyordum, siktiği kadını göremiyordum, ama kadının sesi tanıdık geliyordu…
Yaklaşık 20 dakika falan sürdü kayınpederimin o kadını inlete inlete sikmesi. Bu olayı izlerken ben de bir tuhaf olmuştum, amım sulanmış, resmen vıcık vıcık olmuştu. Sonra kadın, "Sakın içime boşalma!" dedi. Bir süre sonra kayınpederim böğüre böğüre boşaldı. Onlar toparlanırlarken ben hemen sessizce ordan uzaklaşıp evime gittim.
Aynı bahçede bizim evimiz ve kayınpederimin ayrı evleri vardı. Samanlığı gören pencereye gidip perdeyi hafif aralayıp bakmaya başladım, kadının kim olduğunu merak ediyordum. Samanlıktan önce kayınpederim çıkıp ortalığı kolaçan etti, sonra da kadın çıktı. Kadının kim olduğunu görünce çok şaşırmıştım. Yan komşumuzun gelini Arzu idi ve daha 24 yaşındaydı. Kayınpederim ise 45 yaşındaydı. İçimden (Bak sen orospuya!) dedim. Ya benim zampara kayınpedere ne demeli, kızı yaşındaki gelini sikiyor, ondan böyle birşey yapacağını hiç beklemezdim doğrusu.
Onlar uzaklaşınca, acaba kaynanama söylesem mi, söylemesem mi diye düşünmeye başladım. Ama samanlığın kapısından duyduğum, Arzu'nun (Çok kalın, ordan alamam!) dediği lafı aklıma geldi. Acaba kayınpederimin yarrağı gerçekten büyük müydü? Sonra, oğlununkini görüyoruz, babasınınki ne kadar büyük olacak diye düşündüm. Ama Arzu'nun inlemeleri aklıma gelince büyük olabilir dedim.
Bunları düşünürken elim ister istemez amıma gitti ve kendimi okşamaya, masturbasyon yapmaya başladım. Aklımda da kayınpederimin yarrağının ne kadar büyük olduğu ve Arzu'nun onun altında inlemeleri vardı. Kayınpederimin beni siktiğini hayal ederek kısa sürede orgazm oldum. Zaten çok azmıştım ve amımla azıcık oynamam orgazm olmaya yetmişti. Sonra da kendi kendime, (Kızım, o senin kayınpederin, nasıl böyle bir şey düşünüyorsun!) diyerek kızdım. Hemen kalkıp soğuk suyla bir duş alıp yattım, başımın ağrısından dolayı biraz uyudum.
Birkaç saat sonra uyandığımda elim yine amımdaydı. Kayınpederim rüyama girmişti. Rüyamda kayınpederim beni samanlıkta domaltıp sikiyor, yarrağı da kol gibi birşeydi ve ben altında kıvranıyordum. Rüyamda tam orgazm olacakken de uyanmıştım. Yine amımla oynamaya başladım ve kısa bir masturbasyonla orgazm oldum…
O gün kayınpederimle karşılaşmamıştım. Ama sonraki günlerde biz tarladayken kaypederim yine ortadan kaybolacak mı diye kolladım. İki gün sonra eve çok yakın olan bir tarlada çalışıyorduk. Bir ara etrafa baktım, kayınpeder yine ortalıktan kayboldu. Hemen kaynanama gidip, "Ben evde ocağı açık bıraktım galiba, bir koşu bakıp geleyim!" dedim. Kaynanam da, "Koş kız hadi, yangın falan çıkar!" dedi. Hemen koşar adım evin yolunu tuttum.
Nefes nefese eve geldim. Samanlığa yaklaştığımda yine içerden sesleri geliyordu. Bu sefer cesaretimi toplayıp yavaşça kapıyı açıp içeri girdim ve onları daha iyi görebileceğim bir yere doğru yaklaştım. Kendilerini sikişmeye o kadar kaptırmışlardı ki, benim geldiğimi fark etmemişlerdi. Kayınpederim Arzu'yu saman balyasına domaltmış, amına hızlı hızlı sokup çıkarıyordu…
Biraz izledim onları. İzlemek bile ne kadar heyecanlı olsa da işleri bitmeden müdahale etmeye karar verdim. Samanlığa yeni gelmişim gibi, "Neler oluyor burada?" dedim. Kayınpederim aniden yarrağını Arzu'nun amından çıkarıp, "Kızım ne işin var burada?" dedi. Ben de, "Asıl siz ne iş yapıyorsunuz?" derken yarrağına baktım. Gerçekten Arzu'nun götüne almaktan çekindiği kadar büyük ve kalın bir yarrağı vardı ve am suyuyla parlıyordu.
Benim yarrağına baktımı görünce hemen toparlanmak geldi kayınpederimin aklına. O sıra da Arzu da toparlanmak için doğrulduğunda yakalanmış olmanın verdiği utançla yüzü kıpkırmızı olmuştu. Arzu kimseye söylemeyeyim diye bana yalvarır gibi bakınca, ben de, "Tüh size, utanmazlar!" diyerek samanlıktan çıktım. Hızlı adımlarla tarlaya gittim.
Birkaç dakika sonra kayınpederim de geldi tarlaya. Nefes nefeseydi, kimseye söylemeyeyim diye koştura koştura gelmişti. Ben ise kayınpederimin suratına kızgınlıkla bakıyordum. Benim henüz kimseye birşey söylemediğimi anlayınca kayınpederim biraz rahatlamıştı. O gün benimle birkaç kez konuşmaya çalıştı, ama benim ona kızgın kızgın baktığımı görünce birşey diyemedi.
Böyle birkaç gün geçti, kayınpederim artık bizimle tarlaya gidiyor, bizimle eve dönüyordu ve yanımızdan bir saniye bile ayrılmıyordu. Sanırım benim kimseye birşey söylemeyeceğimden emin olmak istiyordu…
Pazartesi günü kaynanamın hastane işleri vardı, kocam da arabasıyla şehire gidecekti, kaynanamı da götürecekti. Tarla işlerini o gün bıraktık. Ben de ev işlerini halledecektim. Kayınpederim de bir traktörcü ayarlamak için köyde kaldı.
Sabah 7 gibi gittiler. Ben evde yalnız kalmıştım, vakit daha çok erken, biraz daha uzanayım diye tekrar yattım yatağıma. Ama aklıma kayınpederimin yarrağı geldi. Tam elimi amıma attım, kendimle oynarken kapı çaldı. Kayınpederim, "Zeynep kızım açar mısın kapıyı?" diye sesleniyordu.
Yataktan fırlayıp kapıyı açtığımda, "Kızım biraz konuşabilir miyiz?" dedi. Ben de, "Ne konuşacağız baba, rezilliğinizi mi?" dedim. Kayınpederim, "Ne desen haklısın kızım. Ama müsaade et açıklayım!" dedi.
İçeri buyur ettim. Salona geçip oturdu ve "Kızım, Arzu'nun genç oluşu, işvesi, cilvesi aklımı başımdan aldı. Zaten kaynanan biliyorsun hasta, yıllardır aynı yatakta bile yatmıyoruz. Sonuçta ben de bir erkeğim, bazı ihtiyaçlarım var. Hem kötü birşey de yapmıyorum ki, aksine sevaba giriyorum, kocası yatakta Arzu'yu doyuramıyormuş. Lütfen kimseye birşey anlatma, hem beni rezil edersin, hem Arzu'yu!" dedi.
Ben biraz düşündükten sonra ciddi bir surat ifadesiyle, "Bir şartla!" dedim. Kayınpederim hemen, "Emret kızım, neymiş şartın?" dedi. Ben ciddiyetimi bozmadan, "Bir sevaba daha gireceksin, oğlunun yatakta doyuramadığı karısını da doyuracaksın!" dedim. Kayınpederim şok olmuş bir halde, "O nasıl söz kızım?" dedi. Ben de, "Baba, oğlun sana hiç çekmemiş, (parmağımı gösterip) şu kadar siki var, onunla da 3-4 dakika sokup çıkarıyor ve hemen boşalıp arkasını dönüp yatıyor. Yani benim durumum Arzu'nun durumundan daha kötü, sevaba gireceksen benim sevabıma gir!" dedim. Kayınpederim şaşkınlıktan beni ağzı açık dinliyordu.
Yine ciddiyetimi bozmadan, "Şartım bu kadar baba, ya benimle de sevaba girersin, yada sizi tüm köye rezil ederim!" dedim. Kayınpederim panikle, "Yaa tamam kızım anlıyorum da, ama ben senin baban sayılırım!" dedi. Ben de oturduğum koltuktan kalkıp kanepeye yanına oturdum ve "Baba bak, bir kere olsun oğlunun altında kadınlığımı yaşamadım. Sen söyle peki, ben ne yapayım? Arzu gibi gidip başkalarının altına mı yatayım? Sonra birisi de beni yakalasın ve tüm köye ailece rezil mi olalım?" dedim.
Bu arada da elim bacaklarının arasına kaymıştı. Yarrağını pantolonun üzerinden okşuyordum ve yarrağı hareketlenmişti. Yarağını avuçladım ve "Evet baba, ne diyorsun, benimle de sevaba girecek misin?" dedim. Kayınpederimde film aniden koptu ve bana sarılıp dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşürken öylece kanapeye yattık. Üzerime uzandı, dudaklarımdan ayrılıp, "Demek benim oğlanın siki ufak, iyi sikemiyor, seni doyuramıyor ha? Peki kızlığını bozabildi mi bari şerefsiz?" dedi.
Ben de gülümseyerek, "Onu becerebildi sanırım, bir iki damla kan geldi gerdekte!" dedim. Kayınpederim de gülümseyerek, "Bir iki damla kızlık kanı mı olurmuş? Demek ki kızlığını bile tam bozamamış salak oğlum. Ben bugün seni gerçek kadın yapacağım!" dedi. Ben, "İstediğini yap babacığım!" dediğimde üzerimdeki penyeyi Caaart diye yırttı. Sonra südyenimi kopçalarından bir çekişte koparıp çekip attı, göğüslerimi sıkıp okşamaya başladı. Okşarken de, "Şu işe bak be! Ben de oğlana kısrak gibi karı aldık, sabahlara kadar ne sikiyordur diye düşünüyordum!" dedi. Göğüslerimi yoğurmaya devam ederek, "Seni oğluma istemeye geldiğimizde ilk dikkatimi çeken yerin taş gibi memelerindi kızım!" dedi. Sonra da göğüslerimi öpüp yalayıp emmeye başladı.
Böyle hoyrat davranması hoşuma gitmiş, altında zevkten inlemeye başlamıştım. Sonra üzerimden kalkıp soyunmaya başladı. Soyunurken de, "A benim geri zekalı oğlum, böyle güzel avrat sikilmez mi!" diye söyleniyordu. O soyunurken ben de doğrulmuştum, külodunu da çıkarınca dimdik olmuş yarrağıyla karşı karşıya kaldım. Hemen yarrağını elime aldım. Gerçekten çok büyüktü. Daha önce hiçbir erkeğinkini ağzıma almadığım için, "Baba, ilk defa seninkini ağzıma alacağım!" dedim ve yarrağının başını yalamaya başladım.
Sonra da ağzıma soktum, ağzımda ileri geri yapıyor, bir yandan da elimle yarrağının gövdesini sıvazlıyordum. Bir müddet sonra beni tutup ayağa kaldırdı. Zaten az önce penyemi ve sütyenimi yırtıp atmıştı, altımdaki eşofman altını ve külodumu da hoyratça çıkarıp attı. Beni kanepeye oturttu. Bacaklarımı iki yana ayırıp beni biraz öne çekti ve amıma bakıp, "Off şu amcığın güzelliğine bak, 16 yaşındaki bakire kız amcığı gibi, bu amcık doyurulmaz mı salak oğlum benim!" dedi ve amımı yalamaya başladı.
İlk defa amım yalandığı için inanılmaz zevk alıyordum ve fazla geçmeden inleye inleye orgazm oldum. Kayınpederim de orgazm olduğumu anlayınca amımı yalamayı bırakıp bana gülümseyerek baktı ve "Dur kızım, daha yeni başladık!" deyip amımı yalamaya devam etti. Ben aldığım zevkten birşey diyemedim. Amımı komple ağzına alacakmış gibi emiyor, klitorisimi dilliyordu. Bir süre sonra ben tam ikinci kez orgazm olacaktım ki amımı yalamayı bıraktı. Bacaklarımı havaya kaldırıp omzuna koydu. O an ben heyecandan ölecektim. Yarrağının başını bolca tükürükleyip amımın girişine dayadı ve yavaşça yüklendi.
Yavaş yavaş giriyordu amıma. Yarısından fazlası girdiğinde bir acı hissettim, ama o yüklenmeye devam etti. Yarrağının tamamını amıma soktuğunda ben altında iki büklüm olmuştum. Biraz içimde hareketsiz durdu ve bana bakarak, "Vay anasına, böyle dar amcık mı olur, aynı bakire kız amcığı gibi!" dedi. Sonra sokup çıkarmaya başladı. Git gide hızlanıyordu. Ben ise zevkten dört köşe olmuştum ve üst üste orgazm oluyordum…
Bir süre beni bacak omuzda siktikten sonra beni kaldırıp yerde halının üzerinde dört ayak domalttı. Arkama geçip sırılsıklam amıma bir hamlede geçirdi yarrağını ve sikmeye devam etti. Amımı sikerken de götümün yanaklarını koca elleriyle yoğuruyor, "Off be, kısrak gibisin! Ben hayatımda böyle dar amcık sikmedim! Hele şu götün yok mu, şu götün, yürürken bıngıl bıngıl titretmen beni delirtiyordu. Offf, öldüm de cennetteyim sanki!" gibi iltifatlar ediyordu.
Bu söyledikleri de aldığım zevki iki katına çıkarıyordu. Hele götümün yanaklarını ayırıp baş parmağını götümün deliğine soktuğunda zevkten çıldıracaktım. O an aklıma izlediğim pornolar geldi, pornolardaki kadınlar götlerinden sikilirken de çok zevk alıyordu, demek ki doğruymuş diye düşündüm. Keşke kayınpederim beni götümden de sikse diye aklımdan geçirdim. Götüm bakireydi, ama götümü sikmek istese kesinlikle hayır demezdim…
O pozisyonda beni ne kadar siktiğini hatırlamıyorum. Yeniden pozisyon değiştirdik, amımdan çıkıp beni halıya sırt üstü yatırdı. Sonra da bacaklarımın arasına yerleşip amıma girdi ve aynı tempoda sikmeye devam etti. Benim artık inlemekten ve peş peşe orgazm olmaktan halim kalmamıştı. Ama kayınpederim de boşalmaya yaklaşmıştı, suratı değişmişti. Bacaklarımı beline dolayıp, "İçime boşal babacığım!" dedim. Gözleri kaymıştı. Birkaç kere daha girip çıktıktan sonra amıma kökleyip kaldı. Kasıla kasıla içime boşalırken üzerime yığıldı…
Boşalması bitince hafif doğruldu. Dudağıma öpücük kondurup, "Harikasın kızım!" dedi ve üzerinden kalktı. Amıma elimi attığımda dölleri dışarı süzülüyordu. "Babacığım kağıt havlu versene!" dedim. Yarrağını sallaya sallaya gidip mutfaktan getirdi. Amımı sildiğim kağıt havluya baktığımda döllerle karışık kan vardı. "Amım mı yırtıldı baba, baksana!" dedim. Kayınpederim de hemen eğilip amımın dudaklarını ayırıp içine baktı ve "Yoo kızım birşey yok!" dedi.
Onun da yarrağını sildiği kağıt havlu da biraz kırmızı olmuştu. Kayınpederim, "Salak oğlum senin kızlığını bile bozamamış herhalde!" dedi ve gülüştük. Bir süre ben yerde yattım. Kayınpederim, "Hadi kalk, yıkanalım!" dedi ve elimden tutup yerden kaldırdı. Amıma temiz bir kağıt havlu tutup birlikte banyoya gittik.
Duşun altına geçtik, ılık suyun altında beni kendi elleriyle yıkamaya başladı. Göğüslerimi, göbeğimi, amımı, tüm vücudumu şampuanlıyordu. Arkamı döndürüp sırtımı, belime de şamuanlarken eli götüme indi. Götümü şampuanlarken birden parmağını götüme soktu. Hafifçe acımıştı, ama sesimi çıkarmadım. Beni hafif öne eğip adeta parmağıyla götümü sikmeye başladı. Götümü parmaklarken de diğer elini amıma atmış, klitorisimi sıvazlıyordu…
Götümü biraz parmakladıktan sonra, "Musluktan tutun kızım, eğil biraz daha!" dedi. Dediğini yapınca ayakta domalır gibi olmuştum. Götüme biraz daha şampuan döküp yarrağının başını göt deliğime değdirdiğinde şaşırmıştım, arkam ona dönük olduğu için yarrağının yeniden kalktığını bile anlamamıştım. Nasıl hemen kalktı bu yarrak yeniden diye düşünürken, "Kendini serbest bırak kızım, kasma kendini!" deyip yüklenmeye başladı. Şampuanla da olsa acıyordu, ama itiraz etmeyecektim…
Sağ olsun kayınpederim de fazla acıtmamaya özen göstererek yavaş yavaş giriyordu götüme. Hiç acele etmeden büyük bir sabırla yavaş yavaş ittirerek sonunda yarrağının hepsini sokmuştu götüme. Belimden iki eliyle tutmuş, bana arkamdan öyle bir kenetlenmişti ki, taşaklarının amıma değdiğini hissediyordum. Kayınpederim, "Ohhh, senin bu bıngıl bıngıl götünü siktiğimi hayal ederek az mı 31 çekmedim kızım!" deyip hareket etmeden içimde biraz bekledikten sonra yarrağını hafif hafif götümden çıkarıp sokmaya başladı…
Götümün alışmasıyla sokup çıkarmaları da normale döndü, artık götümü am siker gibi bir tempoda sikiyordu. Sikerken de, "Ohhh, senin bu muhteşem götünü sikmek nasip oldu ya, artık ölsem bile gözüm açık gitmez kızım!" diyordu. Bu arada götümün acısı gittikçe azalmıştı ve değişik bir zevk bile alıyordum. Hele amımı da okşamasıyla birlikte götüme yaptığı iltifatlarla iyice havaya girmiştim ve "Sik götümü babacığım, amım da senin götüm de! Bundan sonra neremi sikmek istiyorsan dilediğince sik! Arzu orospusunu boşver, bundan sonra sadece benim sevabıma gir babacığım! Ohhhh!" deyip inliyordum…
Ne kadar sikti götümü bilmiyorum, ama artık dizlerim tutmaz olmuştu ve musluğa tutunmakta bile zorlanıyordum. Sanırım kayınpederim de sona yaklaşıyordu. Hem yarrağının götüme giriş çıkışları hızlanmıştı, hem amımı okşayan eli, hem de banyoda yankılanan hırlamaları. Sonunda amımı hızlı hızlı okaşmasına fazla dayanamadım ve orgazm oldum. Tam o sırada da kayınpederim götümün içine fışkırttı döllerini…
Biraz bana arkadan sarılıp yarağı götümün içindeyken hareketsiz kaldıktan sonra yarrağı küçülüp götümden çıktı. Aynı anda da benden osuruğa benzer seslerle birlikte döller de götümden dışarı akmaya başladı. Ikınarak götümdeki dölleri akıttıktan sonra yeniden yıkandık. Kurulanıp havluya sarınarak salona geçtik.
Kanepeye kayınpederimin yanına dizlerimi kırıp oturdum. Elini bacaklarımın üstüne koyup, "Bizim salak oğlan senin gibi ateşli bir kadını doyuramamış, ama bundan sonra ben varım, ben doyuracağım seni, sana daha neler yapacağım bir bilsen, her türlü pozisyonda sikeceğim seni. Ama arada sırada bizim salağa da ver, şühelenmesin!" dedi. Ben gülerek, "Zaten oğlunun işi üç dakikada bitiyor babacığım, ona da katlanırım!" deyince, o da güldü.
Kayınpederim o gün beni iki kere daha sikti. Akşam üstü kaynanamla kocam gelmeden toparlandık. Ben yemek falan yaptım, ama aklımda kayınpederim tarafından o müthiş sikilmelerim ve orgazm olmalarım vardı.
Arzu ilede sonra konuştuk bendeki neşeyi değişikliği anladı va ağzımdan aldı kayınbabamın benide siktiğini. Ve ne olursun benide alın aranıza zaten iki üç ay burdasınız bari o aylarda zevk alayım öbür günler senin olsun tepe tepe kullan yaşlı zampara yı dedi.
Ve dayanamadım onunla azgın babamı paylaştım şimdi iki gelin kayınbabamın ağzına sıçıtoruz o mutlu biz mutlu geçinip gidiyoruz..
İyi okumalar
Kapıcıya Son Veda..!
1994 yılının Ağustosunda üniversiteye başladıktan sonra bir de kendi evime taşınma telaşına düşmüştüm. İlk birkaç ay, tanıdık çok olsa da üniversite hayatına ve kendi evimde bağımsız, yalnız yaşamaya alışmakla geçmişti.
Ben zaten zırdelinin tekiydim! Liseden arkadaşım Aslı da benden pek farklı değildi. Onunla birlikte daha lise zamanlarımızda yaptıklarımız sayesinde, yaşıtlarımız arasında pek de iyi olmayan kendimizce bir ün edinmiştik bütün okulda... Ama diğerlerinin de eklenmesiyle zıvanadan çıkacağımız günler başlamıştı.
Her biri birbirinden deli, hatta bir araya geldiğinde birbirini daha beter yoldan çıkaran yedi kız! Ve o dönem tam delişmen zamanlarımızdı. Kısacık, hatta kalça hizasında giyilen etekler, transparan elbiseler, uçuk makyajlar, saçma sapan tavırlar zamanı…
Yaşadığım ilk saçmalık onlardan bağımsız, hatta okulla bile alakası olmayan, evimde yaşadığım bir olaydı. Geçen birkaç ay sonunda, evime gelip ortalığı toparlamaktan sıkılan annem, apartman görevlisinin eşinin evlere temizliğe gittiğini öğrenmişti.
Evim genelde bütün toplanmaların ve partilerin merkezi olduğundan, ortalık inanılmaz derecede dağılıyordu. Annemin geldiği günler onun hoşuna gitmeyecek şeyleri baştan biraz toparlasam bile, genelde annemin,
“Kızım bu ne hal!” tarzında söylemleri ve kınayan bakışlarıyla karşılaşıyordum. Böylece kadının, haftanın iki, hatta bazı zamanlar üç günü eve temizliğe gelmesine ve kadına evin bir anahtarının verilmesi kararlaştırıldı!
Bu kararın üstünden çok uzun bir süre geçmeden saçmalıklar başladı zaten... İlginç ve anlam veremediğim bir durumu fark etmem çok zaman almadı. Hem temiz hem kirli iç çamaşırlarımda zaman zaman bir nem veya kaskatı kesilmiş bazı kısımlar oluyordu. Çoğunlukla da tam vajinamın denk geldiği bölgede…
İlk zamanlar pek umursamadım. Nemin kirli sepetindeki külotlarımda benden kalan, temizler içinde de yıkamadan kalan bir şey olduğunu düşündüm safça…
Külotlarımdaki katılığı ise kendi akıntılarımdan kaynaklanan bir şey diye açıklasam da, temizlerde ne olabileceğini tahmin edemiyordum hiç bir şekilde... Hemen hemen bütün iç çamaşırlarım bu halde olduğundan, kendimce yaptığım bu saf açıklamaları gerçek varsayarak kullanıyordum yine de…
Fakat bu durum neredeyse bir ay kadar devam edince ciddi anlamda meraklanmaya başladım. Akıl yürütmeye, neden olabileceği konusunda varsayımlarda bulunmaya çalışıyordum sürekli… Aklımdan geçen bir senaryonun, o anda olasılığı en düşük olduğunu düşünsem de, aslında doğru olduğunu uzun ve zahmetli bir yoldan öğrendim.
Mesele basitti aslında… Birinin iç çamaşırlarımla haşır neşir olduğu hemen hemen şüphe götürmeyecek bir gerçekti ve külotlarımdaki nemin ve katılığın, aslında ‘Sperm!’ olduğu konusunda neredeyse emindim.
Fakat ilk zamanlarda şüphelendiğim isimler; evime gelen arkadaşlarımdı. Durumun aslında ne kadar farklı olduğunu, kurduğum bir sistem sayesinde anladım…
Evde basit kameralardan biri vardı ve bunu, evde verdiğim birkaç parti sırasında odama kurmuştum. Fakat kasetli sistem olduğundan en fazla iki saatlik çekim yapabiliyordu bu kameralar... Yine de, bu partiler sırasında kimseyi yakalayamamıştım.
Fikrimi değiştirip kamerayı, okula gitmeden önce kurmaya başladım. Bu şekilde olayın ne olduğunu görmem, kameranın yetersiz çekim süresi yüzünden yaklaşık iki haftamı aldı .
Okuldan eve döndüğüm bir gün, o sıralar rutin olarak yaptığım şekilde kırmızı şarabımı açıp, başka hiç bir şeyle ilgilenmeden kasedi başa sarıp izlemeye başladım. Boş odamı izlemeye alıştığımdan hızlı bir şekilde ileri sararak seyrediyordum.
Kameranın zamanı, hemen hemen bir saati gösterdiği sırada hızlı sarmada gördüğüm şey, yudumladığım şarabı halıma saçmama neden oldu. Eve temizliğe gelen kadının kocası, yani apartman görevlisi, yani daha da kaba bir tabirle kapıcı, odama girmişti!
Kamera ekranından seyrettiğim siyah beyaz görüntülerde adam odama girdikten sonra gayet rahat hareketlerle dolabımı açıyor, yurtdışından özenerek aldığım bazı özel iç çamaşırlarımla birlikte yatağıma geçiyor, pantolonunu ve külotunu çıkarıyordu. Sonrasında iç çamaşırlarımı değiştire değiştire, birini koklarken, diğerini eliyle penisine sürterek mastürbasyon yapıyordu!
Şok olmuş durumdaydım. Gördüklerime kesinlikle inanamıyordum. Fakat içimdeki o nemfoman orospu anında tepki vermişti. Kameradaki görüntüler daha sona gelmeden durdurdum ve adamın elinde gördüğüm külodumu bulmak için odama gittim. Paris’ten aldığım, kenarları beyaz dantelli, tamamı tül transparan olan siyah tanga külodumdu aradığım…
Giymelere kıyamadığım…
Çekmeceleri biraz karıştırdığımda külodumu arkalara tıkıştırılmış halde buldum. Ve tam olması gereken yerde, yani amımın denk geldiği yerde, nemden biraz daha fazlası vardı. Saydam bir şekilde adamın spermlerini görebiliyordum.
Sanırım artık ne olduklarına şüphem kalmamıştı. Önce yavaşça parmağımla dokusunu hissettikten sonra burnuma yaklaştırarak keskin kokusunu içime çektim. İtiraf etmeliyim ki aldığım koku baştan çıkarıcıydı.
Daha fazlası için cesaret ederek dilimin ucuyla tadına baktım. İlk algıladığım tuzlu ve ekşi tadıydı. Bu ise anında bacak aramın karıncalanmasına neden oldu. İyice ıslandığım sırada, hızlı bir kararla altımdaki külotumu çıkardım, elimdekini geçirdim altıma ve çekiştirerek ağının amımın dudaklarımın arasına iyice girmesini sağladım.
Zevkten başım dönerken içeri geçerek, şarabımı bir dikişte bitirdim ve kadehimi tekrar doldururken aynı anda kameradaki donmuş görüntüyü tekrar başlattım…
Tahmin ettiğim gibi, kapıcı şu anda altımda olan küloduma titreyerek boşalıyordu. Adam boşalırken ben de elimi bacak arama götürerek külodumdaki ıslaklığı iyice içime bastırdım. Aldığım zevk gözlerimi kapatmama neden oldu.
Bu iğrenç adam külotlarımı kullanarak bana sahip oluyordu aslında! Benim bilgim ve isteğim dışımda dolaylı yolla olsa da benimle birlikte oluyor, aslında bir nevi tecavüz ediyordu bana haftalardır...
Bunun düşüncesi daha da ıslanmama neden oldu ve daha sert bir içkiye ihtiyacım olduğuna karar verdim. Bir elim hala külodumdaki ıslaklığı içime doğru bastırırken kamerayı yine durdurdum. Açık mutfağın, salona bakan tarafındaki tezgahın üzerinde dizilmiş içkilerden bir şişe Tekila çıkardım. Yanında küçük bir shot bardağı da alıp hemen kameranın karşısına geçtim yine…
Ama yeterli değildi. Olanları daha büyük görmek istiyordum ve hiç üşenmeden tekrar yerimden kalkarak, kameranın TV ara kablosunu aramaya başladım. Şanslı bir şekilde çabucak buldum kabloyu ve hızlıca kamerayı TV’ye bağladım.
Olayların başladığı yere kadar geri sarıp tekrar izlemeye başladım olan biteni… Kapıcının odama girmesinden, dolabımı karıştırmasına kadar bütün detayları koca ekran televizyonda izledim. Adam yatağıma oturup, altımdaki külotu penisine sarmasıyla aldığım zevk daha da arttı.
Kapıcı, penisini küloduma her sürttüğünde ben de aynı şekilde altımdaki o kirlenmiş külodu dudaklarımın arasına sürtüyordum. Adamın yaptıklarını seyrederken bir yandan da adamın külotumdaki yarı kurumuş haldeki spermleri ile mastürbasyon yapıyordum resmen ve aldığım zevk anlatılamaz derecedeydi.
Ve ilginç bir şekilde neredeyse ekranda külodumla otuzbir çeken kapıcıyla aynı anda boşaldım. Kendimi hiç kısıtlamadan yüksek sesle inleyerek boşaldım ve inanılmaz derecede zevk aldım…
Boşalırken kapattığım gözlerimi açarken, kameranın çektiklerinin de bittiğini ve kapıcının televizyondaki görüntülerden çıktığını düşünmüştüm, ama düşündüğüm gibi değildi.
Kapıcı başka bir külodumu eline almış ve dizlerini kırmış bir şekilde yatağıma oturmuştu. Tekrar ereksiyon olması için fazla zaman gerekmemişti. Bu sefer elindeki külodumu koklarken, yorganın altından çıkardığı yastığıma penisini sürttürerek mastürbasyon yapıyordu.
Benim de elimin bacak arama gitmesi için fazla zaman gerekmedi. Elim tekrar bacak arama giderken düşündüğüm şeyi yapmasını istiyordum içten içe... Ve az önce boşaldığıyla neredeyse aynı derecede yastığımın üzerine spermlerini attırdı.
Sonrasında elindeki külodumla yastığımın üstündekileri aceleyle sildikten sonra hızlıca giyindi ve ortalığa saçtığı iç çamaşırlarımı dolaba tıkıştırarak kameranın görüş alanından çıktı.
Kapıcı görüntüden kaybolduğu anda kamerayı durdurdum ve hemen yatak odama gittim. Ve o anda sabah aslında yatağımı düzgünce yaptığımı hatırladım. Oysa şimdi yastığım yorganın üstündeydi. Yastığı elime alarak yüzüme yaklaştırdım.
Külodumdan aldığım erkeksi kokuyu tekrar almam çok kolay olmuştu. Yastığı tekrar yatağıma koydum ve uzandım. Kokuyu aldığım kısımlara yüzümü gömdüm iyice… Bir yandan külodumun üstünden kendimi okşuyor, bir yandan yastıktaki o katı kısımları yalıyordum. Saat kaça kadar buna devam ettiğimi hatırlamıyorum, ama o gece belki üç kez daha kendimi tatmin ettim.
Ertesi gün karmakarışık bir kafayla uyandım. Aklımdan bir sürü şey geçiyordu. Bir ara kilitleri değiştirip, yeni anahtarı kapıcının eşine vermemeyi bile düşündüm. Ama bu çok çabuk gelip giden bir düşünce oldu.
Ve sonunda olumsuz bir tepki vermemeye karar verdim. Bu durum üç hafta daha aynı şekilde devam etti. Her akşam büyük bir heyecanla eve geliyor ve kapıcının boşaldığı külotlarımı bulup giyerek mastürbasyon yapıyordum.
Ve artık resmen adamı arzular hale geldim. Yaptığım mastürbasyonlar sırasında kapıcının beni becerdiğini hayal ediyordum ve aldığım zevk inanılmaz derecedeydi. Fakat bu kadarı elbette benim gibi bir nemfoman için yeterli değildi…
Oynadığım oyunlar çok basit bir şekilde başladı. Akşamları kapıcının ahlaksızca spermlerini boşalttığı külotları altıma geçirip, üstüme kısa bir tişört veya askılı giyiyordum. Altımda sadece o malum külotla, kapıcının çöpü almak için gelmesini bekliyordum. Ve adama o halde kapıyı açıyordum.
Bunu ilk yaptığım gün adam öyle bir renk değiştirdi ki, kalp krizi geçirecek sandım. Ne de olsa kırk elli yaş arası, hafif göbekli, bıyıklı ve pis sakallı, biraz kelleşmiş, çok klişe bir kapıcı tipindeydi.
Kapıya geldiği zamanlarda gittikçe daha cüretkar ve kışkırtıcı olmaya başladım. Açık seçik, o gün içine boşaldığı külodumu giydiğimi gösteriyordum adama...
Apartmandan çıkarken de bir bahane bulup merdivenlerin altında eteğimi uygun bir açıdan görmek için hazır oluyordu.
Ben de ona daha fazlasını göstermek için bacaklarımı iyice açarak iniyordum. Hatta son zamanlara doğru altıma iç çamaşırı giymeden, mini mini eteklerle şov yapmaya başladım. Kapalı garaja girdiğimde de fırsatı kaçırmamaya çalışıyordu.
Bazen elim kolum dolu geldiğimde, yardım etme bahanesiyle vücuduma dokunuyordu. Hatta bazen elimdekilerin düşmesini sanki engellemeye çalışıyormuş gibi arkamdan kalçalarıma yaslanıyordu.
Bu şekilde bir süre kapıcıya kendimi ve külotlarımı teşhir ederek geçti. Sonra bir gün, yöneticiden apartman görevlisinin bir hafta içerisinde işten ayrılacağını ve köyüne döneceğini öğrendim. Beni gün içinde heyecanlandıran teşhircilik oyunlarımı, külotlarımın sapık hayranını yitirecektim.
Bu duruma gerçekten üzülmüştüm. Oyuncağı elinden alınan çocuk gibi hissediyordum kendimi... Ve o anda bir karar verdim. Kapıcı gitmeden önce kendimi ona becertmek istiyordum.
Nasıl olsa köyüne dönüyordu artık ve sonrasında istese de beni rahatsız edemezdi. Ben de, bunca zaman boyunca dolaylı yoldan da olsa beni inanılmaz tatmin eden bu adamı gerçekten içimde hissedecektim.
Yalnız bir sorun vardı. Kapıcı, kendi konumu nedeniyle böyle bir adım atamazdı. Olayı benim başlatmam lazımdı. Basit ama etkili bir senaryo hazırladım. Bana yardım etmesi için çağıracaktım. Bazı lambaları değiştirmeme yardım etmesi için eve alacaktım kapıcıyı...
Cumartesi günü, adamı çağırmadan önce güzel bir duş yapıp iyice temizlendim. Tüm vücuduma çekici kokuları olan vücut losyonumu süründüm. Üstüme, göbeğimin epey üstünde biten bol bir askılı giydikten sonra altıma ultra mini pileli eteklerimden birini giydim.
Külot giymemiştim. Adamın vermek istediğim apaçık mesajı anlamaması riskini almak istemiyordum. En son kullandığım en seksi kokuyu da sürdükten sonra diafona basarak kapıcıyı çağırdım. Gelmesi sadece beş dakika sürdü.
Kapıyı açtığımda soluk soluğaydı. İçeri çağırıp yanmış bir kaç ampulü değiştirirken yardım etmesini istedim. Tasarladığım senaryo basitti. Ben sandalyenin üstüne çıkıp, sözde ampulü sökerken, o alttan her şeyi zaten görecekti ve gerisi çok kolay bir şekilde gelecekti.
“Ben takarım ampulü küçük hanım…” dedi. Benim düşündüğüm şeyin tam aksini yapmak istiyordu salak… İtiraz ettim,
“Yok ya, ben hallederim değiştirme işini… Sen yalnız sandalyeyi tutuver bana…”
Ve tasarladığım şekilde de oldu. Daha ilk ampul değiştirme sırasında mini eteğimin altından bütün bacak aramı sergiledim herife… Aşağıdan bakarken sanırım ön arka her yerimi görebiliyordu ve ben bundan büyük zevk alıyordum.
Hazinelerimi gören kapıcı kızarıp bozardı önce... Beni tutma bahanesiyle ellerini bacaklarıma, dizlerimin üstüne koydu. Ateş gibi yanan ellerinin, nasırlı kaba parmaklarının tenime temasıyla ürperdim.
Olabildiğince yavaş hareket ediyor, cesaretlenmesi için ona zaman tanıyordum. Bacaklarımı avuçlamasına itiraz etmediğimi, benden ses gelmediğini görünce de kısa sürede elleri yavaşça hareket etmeye, santim santim bacaklarımı okşayarak yukarı çıkmaya başladı.
Ben daha ampulü söktüğüm sırada elleri baldırlarım boyunca mesafe kat etmiş, zaten neredeyse dış dudaklarımın kenarındaydı. Başımı aşağıya çevirip onun bakışlarını yakaladığımda daha da ileri giderek bir parmağı ile dudaklarımın arasına girdi.
Gözlerimiz birleşmiş vaziyette, iki kızışmış vahşi hayvan gibi bakıştık bir süre… O sikecek gibi bakıyordu bana, ben yapacağı her şeye razı, istekli bir dişi kedi gibi… İkimiz de ne istediğimizi, az sonra neler olacağını biliyorduk. Am dudaklarımın arasındaki parmağı klitorisimi ezmeye başlayınca aldığım zevkle gözlerim kapandı,
“Ohhh…” diye inledim. Beklediğim, hayalini kurduğum olay gerçekleşiyordu. Spermleriyle kirlettiği külotlarımı okşayan parmaklar artık bedenimde dolaşıyordu. Benden gelen zevk inlemesini duyduğunda, bakışlarımdaki şehveti ve arzuyu okuduğunda, artık onun da hiçbir çekincesi kalmamıştı.
Bir tüy gibi kucaklayıverdi beni, kollarının arasına aldı. Kucağında bir bebek gibi taşıyıp yatak odama götürdü. Biraz sertçe yatağa bıraktı beni… Zaten minicik eteğim kasıklarıma kadar sıyrılmış vaziyette, düzeltmeye bile çalışmadan öylece onu bekledim. Şehvetle başım dönerek, içimden sular akmaya başlayan istekli amımla…
Gözlerini benim çıplaklığımı adeta içerek bedenimde dolaştırırken, telaşlı elleriyle pantolonunu indiriverdi. Videolarda ayıla bayıla seyrettiğim aleti taş gibi olmuştu çoktan… Bacaklarının arasında heyula gibi kalın ve baş kaldırmış, bana bakıyordu tek gözüyle…
Yaklaştı. Bacaklarımın arasına girdi. Eliyle tuttuğu kabarmış öldürücü görünen erkekliğini bir hamlede içime soktu. Öyle ıslanmıştım ki onu beklerken… Öyle zevk alıyordum ki… Islatmaya bile gerek kalmadan, yine de biraz zorlanarak, kayıverdi içime…
“Ohhh… Çok güzel…”
Islaktım yeterince ama sikinin kalınlığı… Az da olsa çevremdeki erkeklerle yaşadığım cinselliklerin alışıldık girişini beklerken ikiye ayrıldığımı hissettim o içime girerken… Yumruklarımı sıkıp gözlerimi yumdum. O kalın erkeklik organının am dudaklarımı yararak içime girişine katlanmaya çalıştım.
Sonunda başardım ama… Traşı uzamış kıllı kasıkları benim tüysüz kaymak gibi kasıklarıma yapıştığında derin bir nefes aldım. Kendimi sırtüstü yatağa bıraktım. Başım dönüyordu.
“Bekle…” diye fısıldayabildim kasılmış dudaklarımla… “Lütfen bekle biraz… Sen… Çok kalınsın… Biraz alışsın, ne olur…”
Siki gibi kendi de kocamandı herifin… Ayı gibi iri gövdesinin altında ezilerek yattım kısa bir süre…
“Çok güzelsin…” diye homurdandı ayım, bıyıklı dudaklarını boynumda dolaştırmaya, kulak memelerimi emmeye başlı sonra…
Koltukaltı mı kokladı ve offf amına koyduğumun orospusu kokun beni deli ediyor yarrağımı kaldırıyor diye yalamaya başladı. İnanın aklım çıktı zevkten bu nasıl bir zevkti böyle bu koca adam her yerimden zevk alıyordu ve dedi ki.?
“Senin gibi seksi piliç sikmedim hayatımda… Bambaşkasın sen… Azgın orospu seni… Off… Amcığın daracık senin…”
Huylandım, gıdıklandım, boynumu sert bıyıklarından kaçırmaya çalışırken, etli dudaklarından bir akım geçti bedenime, kasıklarım alev alev yanmaya, sularım iyice akmaya başladı sanki… Ellerimi göğsüne dayayıp itmeye çalıştım, bir parça nefes almaya… Eziliyordum ağırlığının altında…
“Devam et…” diye tısladım. “Şimdi devam et… Sik beni… Azgın pilicini sik şimdi…”
Bacaklarımı beline dolayarak iyice kasıklarıma bastırdım adamı… O kalın sikiyle amımı yara yara inip kalkmaya, diplerime vurdura vurdura sikmeye başladı. Ve çok kısa bir sürede böğürerek bütün spermlerini içime boşalttı.
Orgazma bir adım bile yaklaşamamıştım, ama aldığım zevk inanılmaz boyutlardaydı. Bu alt sınıf adamın altında inlemek başka türlü bir tatmindi benim için... Sadece bedenimi değil, bütün benliğimi beceriyordu kapıcı... Sınıf ve kültür farkımızı, beni becererek ortadan kaldırıyordu sanki…
Bir süre içimde kalarak soluk soluğa üstüme yığıldı. Ben de bir yandan, altında kalçalarımı oynatarak içimdeki penisten zevk almaya çalışıyordum. Nefesini bir düzene soktuğunda, içimden çıkarak yanıma sırtüstü uzandı. Bir parça rahatlamıştım. Bacaklarımın arasını dolduran kalın erkekliğinden ve bedenimi ezen ağırlığından kurtulmak iyi gelmişti.
Durmadı. Beni saçlarımdan çekerek başımı kasıklarına kadar çekti, dudaklarımı penisine bastırdı. Hareketleri çok sertti ve hakaret ediyordu,
“Yala sikimi orospu… Ağzına al yarrağımı bakayım… Ohhh… İyice aç o amcık ağzını… Sok şunu ağzına, yala…”
Ve bu şekilde davranması beni irrite edeceğine tam aksine feci şekilde tahrik ediyordu. Kıllı ve pis kasık arasını koklamadan Kısa bir oral seks sonrası erkekliği tekrar kabardı. O koca sikinin yumruk gibi başı küçük ağzıma neredeyse sığmamaya başladı. Dudaklarım iyice geriliyor, zorlukla ağzımda hareket ediyordu.
Beni yüz üstü çevirerek bu sefer arkamdan zorlamaya başladı. Arkamdan becerilmeye pek alışık değildim, özellikle böylesine kalın bir penis tarafından... Ne kadar zorlasa da sikinin başı ancak biraz içime giriyordu ve ben de çığlık atmamak için yastığa yüzümü gömmüş haldeydim. Bir ara geri çekildiğinde, nefes nefese,
Mutfakta zeytinyağı var!” diyebildim.. “Ne olur, onu kullan…”
Normal şartlarda bu kadar kalın bir penisle anal seksi düşünmezdim bile... Ama bu adamın beni olabilecek her şekilde becermesini, bana sahip olmasını istiyordum.
Hemen gitti aldı geldi biraz deliğime birazda yarağına döktü ve hızlıca açarak, kaba ve sert hareketlerle arka deliğime sürmeye başladı.
“Oh yavrum, ne kadar küçük deliğin var senin… Götünü siken olmadı mı senin?”
“Çok değil… Hele senin gibisi hiç olmadı.” diyebildim.
Zeytinyağlı parmakları büzüğümde okşayarak girişi alıştırırken ben de klitorisimle oynuyordum altında… Kalın parmak uçları neredeyse standart bir penis gibi girip çıkıyordu götümün deliğine...
Yeteri kadar sürdüğünü düşündüğünde parmaklarını çekti. Sonra iyice kayganlaşan penisini arka deliğime dayayarak tekrar yüklenmeye başladı. Bu şekilde bile içime girmesi zor oldu. Milim milim içime doğru ilerlerken canım inanılmaz bir şekilde acıyordu ve avaz avaz bağırmamak için dudağımı ısırıyordum.
Tamamı içime girdiğinde bir süre o şekilde durdu ve bu durumda bile zar zor nefes alıyordum. Yavaşça hareket etmeye başladı sonra…
Penisini her içime doğru ittiğinde nefesim kesiliyor, gözlerim kararıyordu. Alışmam uzun süre aldı, fakat benim alışmam kapıcının umurunda değildi zaten... Kısa sürede temposunu arttırarak daha da hızlandı. Her yüklenişinde gözlerimde şimşekler çakıyordu sanki.
Bir kez boşaldığından ikinci kez gelmesi uzun sürmüştü. Sonunda boşaldığında arkamdaki acı inanılmazdı. Kapıcı, ter içinde yatağıma sırt üstü devrildiğinde, ben bir süre aynı pozisyonda kaldım. Gözlerimden yaşlar geliyordu.
Kendimi zorlayarak kalktım ve bacaklarımın titremesine hakim olmaya çalışarak güçlükle banyoya gittim. Kendimi sıcak suyun altına atarak bir süre hareketsiz kaldım. Bir süre sonra suyu soğuğa çevirerek, buz gibi suyun beni canlandırmasını bekledim.
Biraz kendime geldiğimde hızlıca temizlendim ve duştan çıkarak kurulandım. Yatak odama geri döndüğümde kapıcı hala oradaydı. Çoktan gitmiş olduğunu düşünüyordum, ama benimle işinin daha yeni başladığı ortadaydı. Kaba bir tavırla,
“Nerede kaldın orospu?” diyerek karşıladı beni… Yatağımda kıllı gövdesiyle uzanmış, sikini okşayarak istekli gözlerle bana bakıyordu.
Bu tavrı içimdeki nemfomanın uyanarak, olabilecek en istekli şekilde cevap vermesi için yeterli oldu. Üstümdeki bornozu bir kenara atarak, yatağa, yanına gittim.
Bütün geceyi birlikte geçirdik. Sabaha kadar içimden çıkmadı diyebilirim. Buna sevişmek denemezdi. Yaptığımız düz bir seksti ve olabildiğince sertti. Kapıcı sabah giderken her yerim mosmor olmuştu ve iki deliğimde biriken spermler artık çarşafıma sızıyordu.
Kendime gelebilmek için bütün gün yataktan çıkmadım, akşama kadar uyudum. Kapıcının vücudumda bıraktığı morlukların ve bacak aramdaki zedelenmenin iyileşmesi için çok daha fazla zaman gerekmişti.
İki gün sonra… Okuldan eve geldiğimde, binanın girişinde yığılı eşyalar gördüm. Kapıcı, eşi ve çocukları tahminimce gelecek olan kamyonu bekliyorlardı.
Yanlarından geçip, apartmana girerken göz göze gelmemeye çalışsam da kapıcının yüzündeki alaylı gülümsemeyi gördüm. Ve karısının gözlerindeki nefreti…
“Biz gidiyoz…” dedi kadın dişlerinin arasından tıslayarak... Kocasının duyamayacağı kadar alçak bir sesle...
Ve bir gözündeki morluğu fark ettim o konuşurken... Sanırım kocasıyla aralarında benim yüzümden küçük bir arbede yaşanmıştı.
“Hayırlı olsun, güle güle gidin.” diyebildim.
“Gidiyoz ama… Canın gene yarak isterse haber ver, kocamı göndereyim sana… İyice siksin seni orospu…”
Sesindeki nefret elle tutulacak gibiydi. Cevap veremedim. Başımı eğip yürüdüm geçtim.
Evet, azgın orospunun tekiydim ben, yalan söylemiyordu kadın…
Ama mutlu, tatmin olmuş, iliklerine kadar sekse doymuş bir orospu…
Merhabalar Hasan kardeşim ben Muratcan Ankara da otururken 2 kez birlikte olmuşmuştuk Keçiören Ahmet çavuş un orada hatırlarsan . Gerçekten de çok güzel hikayeler paylaşıyorsunuz bende eşim ile birlikte nasıl swing olduğumuzu anlatmak istiyorum. Ben öncelikle kendimi ve eşim Alman ismi Emma sarı kıvırcık saçlara sahip 177 boyunda 68 kilo hafif bira göbeği dışında hiçbir kusuru olmayan muhteşem güzel bir kadındır. Bende eşim Emma da 1988 doğumluyuz Almanya Bremen de tanıştık sevdik kısa sürede evlilik kararı aldık ve evlendik . Ben 184 boyunda esmer atletik yapılı üçgen vücuda sahip karizma bir erkeğim . Evlendiğimde eşim bakire değildi zaten bunu biliyordum . Babamın ani vefatı üzerine mecburen Ankara ya dönmek zorunda kaldık , bu arada seks hayatımızı etkileyen birşey oldu annem ve 3 kız kardeşimle birlikte aynı evi paylaşıyorduk Ankara ya dönme sebebimiz Konya da ve İvedik organize sanayi bölgesinde bulunan 3 fabrikamızdı Almanya Fransa ABD vs ülkelere çeşitli yedek parça üretimi yapıyorduk bu yüzden fabrika işleriyle uğraşacak durumu olan tek evlat bendim .
Artık eşimi haftada ancak 1 2 saat ancak görüyordum bırakın seks yapmak şöyle dursun . Bir pazar günü fabrika işçileri ve yöneticileri motivasyon niyetiyle Bolu Abant ta piknik düzenledik eşim o gün bana etmediğini bırakmadı . O gece bana
ya beni doyurursun yada ben sana yapacağımı bilirim
Tamam aşkım o zaman bu gece bir bahane bulup otelde birlikte olalım ablalarım annem var evde onlar evdeyken utanıyorum.
O zaman ben otele yerleşeyim sen git annene söyle biz şuraya gideceğiz de
Tamam aşkım seni ben otele yerleştirip eve gider geri gelirim.
Fakat düşündüğümüz olmadı piknik bitmiş elemanlar geldikleri araçlarla dönmüştü,bizim araç Abant çıkışı motorda tekleme yaptı servisi aradım en yakın çekici aracı sizden alacak sizlerin otel parasını firma karşılayacak dediler... 5 dakika sonra bir çekici geldi aracı yükleyip gittiler , çekicinin şoförü bize taksi çağırdı biz beklerken çekici bekledi taksi geldiğinde birlikte yola çıktık bizi 5 yıldızlı bir otelin önünde bıraktı taksici yerimizi ayarladık anneme telefon ettim durumu anlattım o gece sabaha kadar eşimle birlikte doyasıya seks yaptık öğlen olmuştu araçımızı tamir eden servis aradığında saat 14 35 i gösteriyordu aracımızın motoru yanmış bize yedek araç tahsis etmişler kaldığımız otele aracı göndermişler teşekkür ettim yemek söyledik yedikten sonra tekrar sevişmek istedik ama fabrika dan aradılar Konya ya gitmem gerekiyordu eşim ilk kez Konya ya gidecekti hem gezdirecektim hemde fabrikayı gösterecektim .
Yola çıktık hiç konuşmadan Konya ya kadar geldik ilk önce fabrika daki işimizi hallettik ardından otele gidip yerleştik akşam yemeğinde liseden arkadaşım Gülcan ve Haşim i gördüm Gülcan bir Avusturya lı adamla evliydi Haşim bildiğim kadarıyla evlenmemiş daha bekardı o akşam 4 ümüz birlikte eğlendik saat gece yarısını gösteriyordu Haşim kulağıma eğilip
Sen varya çok şanslı bir piçsin karın harika para gani Allah daha sana ne yapsın
Sen neden evlenmedin
Oğlum ben bir karıya bağlanacak enayimiyim siz gittikten sonra Gülcan ı sikeceğim aslında grup yapacaktık arkadaşlar bizi ekti
Nasıl grup
Swinger ya bilirsin sen
Bilirim dur bekle Emma ya sorayım birlikte yapabiliriz
Emma aşkım bakarmısın
Efendim aşkım
Haşim ile Gülcan swing takılmak için burdakarmıştı diğer çift gelmemiş ne dersin bizde katılalım mı Haşim le Gülcan a
Otelde olmaz ama evde olabilir
Haşim nerede yapacaktınız
Otelde yapacaktık ne oldu Emma kabul mü etti
Evde olursa kabul etti.
La bebe dedenlerin evi var ya kimse yok dayalı döşeli.
Anahtar yok oğlum ya .
Hani desenlere bakan Hulusi amca varya onda anahtar var kaç kez evden çıkarken gördüm.
Hep birlikte oradan kalkıp Hulusi amcaların evine gittik oğlu daha yatmamıştı anahtarı istedik çocuk hemen babasından isteyip anahtarı getirdi. Hep birlikte desenlerin evine gittik. Giderken 12 bira ve 1 kasa enerji içeceği aldık eve girer girmez Haşim Emma nın dudaklarına yapıştı bende Gülcan ın hep birlikte salonun ortasında sevişerek soyunuyorduk Emma iç çamaşırı giymez hiçbir zaman fakat Gülcan pantolon giymesine nazaran swing yapacaklarını bildiği için iç çamaşırı seksi ve jartiyerliydi . Haşim Emma yı yere yatırmış 69 pozisyonuna geçmişlerdi bizde salonda bulunan kanepeye uzanıp 69 pozisyonuna geçtik Gülcan benim sikimin uzun olduğunu daha önce neden birlikte olmadığımı sordu
Nasip Gülcan nasipten öte birşey var mı
Hadi içime gir artık seni istiyorum
Bizimkilere bak
Emma domalmış Haşim analdan Emma yı sikiyordu
Bende Gülcan ı ters çevirip kucağıma aldım amına soktum Gülcan bir anda sikimi amının içine alınca
offf bu ne oğlum harika bir şey bu
Beraber seksin doruklarına çıkarken Emma ve Haşim yanımıza geldi Emma amını ağzıma dayadı koltuğun sırt dayama yerinin üzerine geçerek Haşim in sikini ağzına aldı amını emdirirken ağzında 18 santimlik bir sik emiyordu bir taraftan Gülcan ı sikiyorum dilimle karımı beceriyordum. O kadar ki boşalacağım bile diyemeden Gülcan ın amının derinliklerine döllerimi boşalttım.
Ben boşaldıktan sonra Emma ile koltuğa geçip 69 pozisyonuna geçtik bu arada Gülcan ın eşi aradı Gülcan mutfağa doğru gidip konuşmaya başladı Haşim yanımıza gelip karımın göt deliğine soktu ben amını emerken Haşim analdan pompalıyordu eşim altımda inlemiyor zevkten bağırıyordu Gülcan geldi Haşim i çekti onlar sevişmeye başladı bizde pozisyon değiştirip Emma yı yere yatırıp bacak omuza yaptım pompalamaya başladım, Haşim tekrar geldi yanımıza eşimin ağzına verdi sikini ben amını pompalarken Haşim karımın ağzına boşaldı .
O gece bitmiş gün ağarmıştı Haşim işe gideceğim diyerek gitti biz uyumak için yatak odasına gittik bir tarafımda eşim Emma diğer tarafımda okulun en güzel kızı olan Gülcan saat 12 30 a kadar uyumuşuz uyandığımda Gülcan yoktu Emma yı kaldırdım Emma bana sarıldı teşekkür etti. Birlikte banyo yapıp fabrikaya gittik .
Artık Türkiye'de istediğimiz zaman birlikte olacağımız bir çift sevgili vardı. Biz artık ailemden ayrı oturuyoruz ve rahat rahat sikişiyorum.
Pam stripping in the office
Deli Dolu Yengem
Yengem 43 yaşında, dayımdan ayrılmış, kızını evlendirmiş, kendi hayatını kurmuştu. Biraz deli dolu bir kadındı, hiç utanma sıkılma olmadan her yerde her şeyi konuşan, biraz da patavatsız birisiydi.
Boşandıktan sonra etraftan laf söz olmasın diye kapanmıştı. Ama evinde rahat biriydi, tişört ve pijama altı giyerdi genellikle. Yengemin ev hali çok hoşuma gidiyor, belli etmeden amına götüne ve memelerine bakıyordum.
Birkaç kez de tesadüfen giyinirken sütyen külotla görmem ilgimi daha çok artırmıştı. Memeleri, bacakları, götü harika idi. Eve gidince yengemi düşünerek 31 çekiyordum, harika oluyordu.
25 yaşındayım ve nişanlıyım. Nişanlım bir markette çalışıyor, ben de şoförlük yapıyorum. Ailem yurt dışında olduğundan evde yalnız yaşıyorum. Benim evi ayda bir kere temizlemeye gelen kadın köye taşındığı için evi temizletecek birini arıyordum. Yengem,
"Ben temizleyim, boş boş oturmaktan sıkıldım!" deyince evin yedek anahtarını verdim. Ertesi gün sabahtan evi temizlemeye geleceğini söyledi. O gece sabahı zor ettim. Sabah olmuş, heyecanla bekliyordum ki, yengem aradı,
"Yarın geleyim, Remziye bana kahve içmeye gelecek!" dedi.
"Sorun yok yenge, ne zaman istersen gel, nasıl olsa anahtar var sende!" dedim.
Ama doğrusu gelemeyeceğine üzülmüştüm. Çünkü yengem kendi evinde temizlik yaparken sürekli eğiliyor, domalıyor, göğüslerinin bir kısmı ve açılan belinden külodu kısmen görünüyor, farkında olmadan bana bol bol 31 malzemesi veriyordu. Eve döndüğümde de beynime kazınmış o görüntülerle 31 çekiyordum.
Kendi kendime, (Şansına küs Osman, bugün yengenden sana 31'lik malzeme yok!) deyip bir sigara yaktım. Efkarlı efkarlı sigara içerken nişanlım aradı,
"Bu gün izinliyim, gezmeye çıkalım mı?" dedi.
"Olur!" dedim. Öğlen çıkmak için anlaştık. Daha vakit var diye ben üzerimde sadece boxerla yatıyorum, telefondan porno izleyip sikimi sıvazlıyordum. Az sonra kapının zili çaldı, pornoyu kapatıp kapıya koştum. Kapının gözetleme dürbününden baktım ki nişanlım kapıda…
"Hayırdır aşkım, hani öğlen çıkacaktık ya?" dedim.
"Evde canım sıkıldı, öğleni bekleyemedim. Hadi çıkalım!" dedi.
"Tamam, gel içeri iki saniye!" dedim. Nişanlımla fırsat buldukça öpüşüyorduk, fazlası yoktu, daha ileri gitmiyorduk. Biraz öpüştük. Nişanlım,
"Hadi hazırlan çıkalım!" dedi.
"Biraz daha öpüşelim!" dedim. Nişanlım öpüşmeyi çok seviyordu, öpüşmeye devam ettik. Benim sikim boxerin içinde çadırı kurdu tabii. Nişanlıma,
"İleri gitmeden biraz sevişelim!" dedim. Önce,
"Olmaz!" dedi. Israrlarıma dayanamayıp, "İyi hadi, ama fazla ileri gitmek yok!" dedi. Benim odama gidip yatağa uzandık. Nişanlımın üerinde tişört ve kot pantolon vardı, öylece yanıma yatmıştı.
"En azından tişörtü ve kot pantolonu çıkarsan aşkım?" dedim.
"Ya olmaz, sabret, iki ay sonra evleneceğiz!" dedi. Ben yalvardım,
"Yemin ederim ileriye gitmeyeceğiz, nolur çıkar!" diye. Zor bela ikna ettim, çıkardı kıyafetlerini, sadece sutyen külot kalmıştı.
"Bunları çıkarmam ama, ısrar etme!" dedi.
"Tamam aşkım!" dedim. Ufacık tanga külot giymişti.
"Harika külotun var!" dedim, güldü, yanıma yattı. Öpüşüyoruz, bacaklarını, götünü okşuyorum. Memeleri sutyenin üzerinden okşayıp öpüp yalıyorum, ama zevk vermiyor. Herhalde sütyen üzerinden olunca kendisi de zevk alamadı ki, memesinin tekini sütyenden çıkardı.
Okşadım, öpüp yaladım, emdim. Hoşuna gitmişti, diğer memesini de sutyenden çıkardı. Sırayla yalıyordum memelerini. Bu arada benim üzerimde halen boxer var, boxerli şekilde sikimi amcığına külotunun üstünden sürtüyorum.
Hoşuna gitmişti. Elini uzatıp boxerin üzerinden sikimi elleyince, ben doğrulup boxeri indirim. Sikime biraz bakıp,
"Küloduna geri sok şunu!" dedi.
"Ya bir şey olmaz, bırak özgür kalsın!" dedim. Öpüşmeye devam ediyorduk. Nişanlım,
"Dur bir saniye, sütyen böyle rahat vermiyor!" deyip sütyeni tamamen çıkardı. Memelerini şimdi daha rahat öpüp yalıyor, emiyor, meme uçlarını içime çekiyordum.
Nişanlım zevkten deli olmuştu ve inlemelerine hakim olamıyordu. Fırsat bu fırsat deyip külotunu yandan tutup aşağı sıyırdım. Nişanlım hemen külotunu geri yukarı çekti,
"İleri gitmek yok!" diyerek.
"Rahat ol, yemin ederim ileriye gitmeyeceğim, sadece sürteceğim biraz!" deyip külotunu indirip çıkardım. Sonra da benim külodu tamamen çıkardım.
Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık ve tam kıvama gelmiştik. Misyoner pozisyonunda bacak arasına yanaştım, sikiyormuşum gibi nişanlımın amına sürtüyorum sikimi. Amı çoktan ıslanmıştı.
Ama nişanlım sokacağım diye çok korkuyordu, ki elini uzatıp sikimi tuttu, kendisi sürtmeye başladı sikimi amının dudakları arasına.
İkimiz de inanılmaz zevk alıyor, deli gibi inliyorduk ki, birden bire odamın kapısının açılması ile çok korktuk. Hemen yorganı üzerimize çektik. Yengem içeri girivermişti bir anda… Halimize bakıp güldü ve
"Nişanlı kumrular, evlenmeyi bekleyemediniz mi?" dedi. Nişanlımın suratı kıpkırmızı olmuştu,
"Bildiğin gibi değil yenge…" diyor, açıklama yapmaya çalışıyordu. Ama ne desen boş, yengem bizim gerçekten sikiştiğimizi sanmıştı. Yengem,
"Ben de zamanında nişanlı iken böyleydim!" dedi, halen gülüyordu. Ben,
"Yenge hani bugün gelmeyecektin?" dedim.
"Remziye çok durmadı, geleyim dedim, sen yoksun sandım, ama görüyorum ki siz mercimeği fırına vermişsiniz!" dedi.
Nişanlım memelerini ve amını elleriyle örterek kalktı, giyinmeye başladı. Ama yengem nasıl bakıyor nişanlımın vücuduna,
"Cenabet durmayın, girin duş alın!" dedi. Nişanlım,
"Valla bir şey yapmadık!" dedi.
"Yapmadık diyorsun da zevk suların amından bacaklarına akmış!" deyip güldü. Sonra da bana dönüp, "Cidden bir şey olmadı mı?" dedi. Ben giyinirken,
"Yok valla yenge!" dedim. Yengem,
"Ulan çırılçıplak soyunmuşunuz, seni kızın amının üstünde yakaladım, nasıl olmaz? Sen nasıl bir erkeksin?" dedi. Nişanlım bu arada giyinmişti, yengeme,
"Gaz verme Osman'a!" dedi.
"Kızım öyle ya da böyle bu yarağı yiyeceksin. Ha şimdi yemişsin, ha evlenince!" deyip güldü. Ben de giyinmiştim,
"Biz gezmeye çıkacağız yenge!" dedim. Yengem,
"İyi çıkın, cenabet cenabet dolaşın!" dedi.
"Valla yok öyle bir durum!" deyip çıktık. Nişanlım çok utanmıştı,
"Ya yengen söylerse birilerine, evlenmeden yapıyorlar derse?" dedi.
"Saçmalama kızım, kime söyleyecek?" dedim. "Hem söylese ne olacak, nişanlıyız biz, nasıl olsa evleneceğiz. Sevişiyorsak kime ne?"
Ama gün boyu nişanlım kafasından atamadı o korkuyu… Akşama kadar gezdik nişanlımla. Nişanlımı evine bırakıp kendi evime geldim. Yengem halen evdeydi. Evi temizlemiş, çamaşırları yıkamıştı. Yengeme para verdim, almak istemedi,
"Rüşvet mi veriyorsun?" deyip güldü.
"Rüşvet değil, başkası temizliğe gelse alacak parayı!" dedim, zorla verdim. Sonra yengem kahve yaptı. Kahvelerimizi içerken bugün yaşananlar hakkında konuştuk. Yengem halen sikiştiğimizi düşünüyordu. Sikişmediğimize yemin ettim. Yengem hiçbir konuda lafını esirgemezdi,
"Götten de mi vermedi?" diye sordu.
"Yok yenge, ordan da vermedi!" dedim. Yengem nişanlıma iyice sinir olmuştu,
"Ulan senin gibi bir erkeği bulmuş, ne amdan veriyor, ne götten! Ağzıyla da mı boşaltmadı seni?"
"Yok!" deyip başımı öne eğdim. Yengem halen nişanlıma saydırıyor,
"Namuslu orospuya bak hele, kaldırdığı yarağı da indirmiyor zilli! Ah ulan ah! Ulan benim on tane kızlığım olsa onunu da verir indirirdim o yarağı!" diyordu.
Bu arada yengemin bu konuşmalarıyla sikim kalkmış, pantolonumun önünde çadırı kurmuştu. Yengem de fark etmişti. Gülerek ayağa kalktı, temizlik yaparken giydiği tişörtü ve eşofman altını çıkardı, sütyen külot ile kaldı. Ben tabii şokla ne olduğunu anlamaya çalışırken, yengem,
"Nişanlın kaldırmış ama indirmemiş, ama ben öyle değilim, ben kaldırdığımı indiririm!" deyip sütyen külodu da çıkarıp çırılçıplak yanıma oturdu.
Elini önüme attı, pantolonun üstünden sikimi avuçlayıp,
"Çıkar üstündekileri!" dedi.
Durur muyum, hemen soyunup çırılçıplak kaldım ve tekrar oturdum. Yengem sikimi biraz sıvazlayıp eğildi ve ağzına aldı. Olamazdı böyle bir zevk.
Yıllardır hayaliyle 31 çektiğim yengem bana sakso çekiyordu. Fakat bu muhteşem olay çok kısa sürdü, daha 30 saniye bile geçmeden boşalacağımı hissettim. Utana sıkıla,
"Yenge geliyorum!" diyebildim. Ama yengem hiç istifini bozmadan saksoya devam etti. Ve ben ağzına boşaldım tabii. Ama ne boşalma, döllerimin sonu gelmeyecek gibiydi.
Yengem döllerimin hepsini yutmuştu. Sikimden son çıkan dölleri de yaladı. Ağzını koltuğun üstünde duran tişörtüne sildi. Sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı, sürüklercesine odama götürdü. Yatağa uzanıp öpüşmeye başladık.
Sonra ben yengemin o beni hep azdıran memelerine saldırdım. Memelerini avuçlayıp yoğurdum, öpüp yalayıp emdim. Yengem başımı aşağı doğru bastırınca ne istediğini anladım. Aşağı kayıp amını yalamaya başladım.
Amı zaten ıslaktı, yalayınca vıcık vıcık oldu. O kadar tatlı bir amı vardı ki, yalamayı hiç bırakasım gelmiyordu.
Orgazm edene kadar yaladım yengemin amını. Sonra tekrar yukarı çıkıp memelerine yumuldum. Yengem elini aramıza atıp sikimi yokladı. Sikimin yeniden sertleşmiş olduğunu anlayınca beni sırt üstü yatırdı. Sikimi biraz yalayıp üstüme çıktı. Eliyle sikimi amına yerleştirip oturup kalkmaya başladı.
Öyle güzel sikişiyordu ki, sanki yengem beni sikiyordu. Demin ağzına boşaldığım için ikinciye kolay kolay boşalmayacaktım, ki sikişmemiz epey uzun sürdü.
Yengem bir kez daha orgazm olunca pozisyon değiştirdik. Bu sefer misyoner pozisyonunda sikmeye devam ettim. Ve boşalacağımda da amından çıkıp memelerine boşaldım.
Biraz dinlendikten sonra bir posta da domaltıp siktim yengemi. Bir saatin sonunda yengem yıkanıp gitmiş, bende de yengemi sikmiş olmanın verdiği zevki kalmıştı.
Artık hemen hemen her gün yengemle sikişiyorduk. Bazen benim evde, bazen onun evinde. İkimiz de çok mutlu oluyorduk. Yaklaşık bir ay kadar bu sikişmelerimiz böyle devam etti. Yine güzel bir sikişin ardından yengem,
"Yarın senin evi temizlemeye Remziye'yi göndereceğim!" dedi ve güldü.
"Niye gülüyorsun?" diye sorduğumda,
"Bakalım Remziye'yi sikebilecek misin!" dedi. Remziye dediği kadın yengemin yakın bir arkadaşıydı ve evliydi. Birçok kez Remziye'yle yengemin evinde karşılaşmıştık, neşeli ve şakacı bir kadındı.
"Remziye'yi sikme işi de nerden çıktı?"
"Kocası çok ihmal ediyor Remziye'yi. Kadının güzel bir sikişe ihtiyacı var, ama o benim gibi atılgan değil, epey bir uğraşman gerek sikebilmen için!" dedi. Ben de,
"Bakarız yarın duruma!" dedim, ama heyecanlanmıştım.
Ertesi gün Remziye temizliğe gelmişti. Minyon, ufak tefek bir kadın idi. Ufacık götü vardı. Odaya gidip üstünü değişti geldi. Gri bir tayt, beyaz bir tişört giymişti. Saçlarını da açmıştı.
Temizliğe salondan başladı. Ben de yardım ediyordum. Arada bir domalan Remziye'nin beli açılıyor, pembe külotu az da olsa görünüyordu. Salonun temizliği bitince mola verdik.
Kahveyle sigara içiyoruz. Karşımda oturuyor, tayttan amcığın şekli belli oluyordu. Dolgun amcığı vardı. Kahvelerimizi ve sigaralarımızı içerken çaktırmadan taytın önünü şişirmiş yumruk gibi amcığına baktım.
Kahvelerimiz bitince temizliğe devam ettik. Diğer odalar ve mutfak bittikten sonra en son banyoya girdik temizlik için. Ben hortumla fayanslara su tutuyorum, Remziye süngerle yıkıyor. Bilerek biraz üstüne tutup ıslatıyorum. Remziye gülüyor,
"Yapma, donuma kadar ıslattın!" diyor, şakalaşıyoruz. Bir ara küvetin içine girdi,
"Şu kovaya su doldur!" dedi. Doldurdum. Hiç beklemediğim bir anda tası kovaya daldırıp su aldığı gibi suyun yarısını yüzüme, diğer yarısını şortuma attı. Tam kaçacaktı ki, kolundan tutup yakaladım,
"İntikamım kötü olacak!" dedim.
"Yapma!" dese de kovada kalan suyu tepesinden aşağı döktüm.
Remziye sırılsıklam olmuştu, bana şaka yollu vurmaya başladı. Ben de güya vurmasın diye ona sarıldım, şaka yollu biraz götünü elledim, memelerini elledim. Remziye,
"Tamam, yeter bu kadar şaka!" deyip kollarımın arasından sıyrıldı. Havlu alıp kurulanmaya başladı. Kurulanırken,
"Ee, yanımda başka don yok, ne yapacağım?" dedi.
"Donsuz gidersin!"
"Hiç alışkın değilim!"
"Bir şey olmaz!" dedim. Havluyu beline sarıp alttan taytı çıkardı.
"Yaptığına bak!" deyip çıkardığı taytı gösterdi ve "Islak külot ile gideceğim artık!" dedi.
"Külot çok mu ıslak?"
"Evet, su gibi oldu!"
"Benim donlardan birini giy!" Güldü ve
"He, kocam görsün bir de onla uğraşayım değil mi?" dedi.
Domalır gibi eğilmiş beline sardığı havlu ile bacaklarını kuruluyordu. O manzara sikimi kazık gibi yapmıştı. Arkadan yanaştım buna, önümü götüne dayadım, memelerini elleyip boynunu öptüm. Remziye,
"Rahat dur, şakanın sırası değil!" deyip önümden biraz çekildi. Omuzlarından tutup kendime çevirdim ve
"Şaka yapmıyorum, seni istiyorum!" deyip dudaklarına yumuldum.
Remziye önce biraz debelenir gibi olsa da sonra karşılık vermeye başladı. Banyoda deli gibi öpüşmeye başladık. Zaten yarı çıplaktık, tamamen soyunduk.
Kucakladığım gibi yatağıma götürdüm. Memelerinden yalamaya başladım, amına indim. Dolgun, tertemiz bir amcık. Amını yalarken kudurmuştu,
"Hadi sik!" diye inlemeye başladı hemen. Misyoner pozisyonunda amına geçirdiğimde çıkardığı inleme müthişti.
Yaklaşık bir saat boyunca Remziye ile pozisyon değiştire değiştire sikiştik. En son domaldı, götüne girdim. Rahat almıştı, yengem gibi daha önce götten çok sikildiği belli idi. Finali götünün içine boşalıp yaptım.
Düğünüm olana kadar sıraya koymuştum. Bir gün yengemi, öbür gün Remziye'yi sikiyordum.
Ama artık evlendim, ikisine de gerek kalmadı, karımla çok mutluyum…
Karımla üçlü seks
Son zamanlarda karımla üçlü seks yapma isteğim dayanılmaz hal almıştı, fakat karıma açılamıyordum. Evlenmeden evvel birkaç kez gay ilişkim olmuş, götümü siktirmiştim, fakat bu gerçeği karıma anlatamamıştım.
Bazen sevişmelerimizde karımın iç çamaşırlarını giyiyordum ve makyaj da yaparak, daha önce almış olduğum belden bağlamalı vibratörü karıma bağlayıp, karımın beni sikmesini sağlayarak, kendimi öyle tatmin ediyordum.
Karıma üçlü sevişmenin ne kadar güzel olabileceğini, bunu yaşamak isterse, üçlü seks yapmaya izin verebileceğimi söylediğimde, her seferinde red cevabı alıyordum.
Fakat karımın yüzündeki heyecan onu ele veriyordu. Karımla sevişmelerimizde sürekli grup seksten konuyu açıyor, rahatlamasına, açılmasına çabalıyordum.
Benle evlenmeden önce, amcasının oğluyla aşk yaşadıklarını öğrenmiştim. Nitekim çabalarım sonuç vermişti, bir gece ateşli sevişirken amcasının oğlunun adını söyleyerek bana o isimle hitap etmesini, o anı yaşamasını söylediğimde, karımın sevişmeleri daha ateşli olmaya başlamıştı.
Karım zamanla açıldıkça, amcasının oğluyla yaşadıklarını anlatıyordu. Bekarken amcasının oğluyla seviştiklerini, ama sadece götten sikiştiğini anlattı.
Ve benle evlendikten 2 ay sonra ise, bir gün amcasının oğluyla buluşup, bir defaya mahsus olmak üzere kendisini (amdan) siktirdiğini, ve daha sonra görüşmediklerini de itiraf etti.
Ben bu itirafları duymanın verdiği heycanla, o gece karımı sabaha kadar azgın bir şekilde siktim, yarağa doyurdum.
Artık herşey istediğim gibiydi. Karıma amcasının oğluyla tekrar sikişmek isteyip istemediğini sorduğumda, karım dünden hazırdı. Ben hemen ertesi akşam amcasının oğlunu yemeğe davet ettim.
Planımız gereği o akşam ben bir ara sigara bahanesi ile markete gidince çılgınca sikişeceklerdi. Daha sonra bu sikişmelerini bana anlatacaktı. Nitekim akşam amcasının oğlu geldi. Yemekler yendi, tatlılar geldi. Gece ilerleyen bir vakitte ben markete sigara almaya diye evden çıktım.
Daha kapıyı kapatır kapatmaz karımla amcasının oğlunu sevişmeye başladılar. Kapının dışından sesleri duyuluyordu. Ben yarım saat sonra marketten geldiğimde, sikişleri bitmiş, güya bana çaktırmamak için acele giyinmişlerdi. Hiç bir şey olmamış gibi davrandık ve geceyi sonladık.
Amcasının oğlu gittikten sonra, "Nasıldı?" diye sordum. Karım sikişmelerinin her detayını anlattı, "Herşey çok harikaydı, yalnızca vaktimiz çok azdı, sen geleceksin diye çabuk bitirdik." diye yakındı.
"Merak etme, bir dahaki sefere bol bol vakit olacak, çünkü benim yanımda sikişeceksiniz!" dedim.
Karım, "Bilmem ki, nasıl olur, utanırım." dedi.
Ben de, "Karıcığım utanmana gerek yok, iki duble attın mı hiç birşeyin kalmaz.
Amcaoğlunun yarağını kendi ellerimle sana yerleştirecem." dedim.
Karımı bir başkasının sikecek olması fikriyle zevkten ve heyecandan kuduruyordum. O iştahla salonun ortasında bir kere de ben karımı domaltıp deli gibi siktim. Nedense bu sikişten ikimizde çok aşırı zevk aldık, bu normal sikişmelerimizden çok daha farklıydı.
Aradan bir hafta geçmeden amcasının oğlunu yeniden yemeğe davet ettim. Akşam gelirken bir şişe de Rakı getirmesini istedim. Akşam yemekten sonra Rakı faslına başladık.
Birkaç dubleden sonra karım izin istedi ve masadan kalktı, odasına gitti. Ben hemen konuya direk girdim ve "Fazla içmeyelim, bu kadar yeter. Sarhoş olursak birazdan olacakların tadını alamayız." dedim.
Karımın amcasının oğlu merakla "Birazdan ne olacak ki?" diye sordu. Ben tam cevap verecekken, karım şeffaf geceliği ile salona girdi. Amcasının oğlunun bakışlarını görmeliydiniz, gözleri yuvalarından fırlayacaktı.
Karım geceliğin altına sütyen külot giymemiş, amı götü meydandaydı. Karım bir müzik CD'si koydu ve salonunun ortasında dans edermiş gibi hareketlerle geldi ortamıza oturdu.
Amcasının oğluna "Nasıl Sürprizimi beğendin mi Bu gece beni dilediğince sikeceksin, hemde kocamın yanında, hemde doyana kadar." diyerek dudaklarına yapıştı.
Amcasının oğlu afallamıştı, ne yapacağını, ne dyeceğini bilmiyordu.
Birkaç saniye sonra şaşkınlığı geçince bana baktı, "Ne oluyoruz" gibisine.
Ben de, "Aynen devam." dedim ve salondan çıktım. Yaklaşık beş dakika sonra salona geri geldiğimde, karım amcasının oğlunu çırıl çıplak soymuş, yarağını yalıyordu.
Beni görünce bir kere daha afalladı, karımın iç çamaşırlarını giymiş, makyaj yapmıştım ve elimde belden bağlamalı vibratör vardı. Vibratörü kenara koyarak, ben de karımın arkasına geçtim ve amını yalamaya başladım.
Karımın amı zaten iyice sulanmıştı, ben de yalayınca tam sikilecek kıvama gelmişti. Kalktım, amcasının oğlunu elinden tutarak, domalmış karımın arkasına konuşlandırdım.
Taşaklarını bir güzel okşadıktan sonra, yarağını kökünden kavradım ve karımın amına yerleştirdim ve karımın kalçalarını ayırdım. Amcasının oğlu yarağını karımın amına yavaşça itelemeye başladı. Az sonra köküne kadar sokup çıkarıyordu…
Amcasının oğlu karımın amını sikerken, ben de yarağımı karımın ağzına verdim yalattırıyordum. Biraz sonra karım inlemeye ve debelenmeye başladı, orgazm oluyordu. Amcasının oğlu karımın amına, ben de ağzına, aynı anda boşaldık.
Karım önce benim spermlerimi yuttu, sonra amcasının oğlunun yarağını yalayarak temizledi. Amcasının oğlu biraz dinlenmek için koltuğa oturunca, ben belden bağlamalı vibratörü karıma bağladım ve karımın önüde domaldım.
Karım vibratörü götüme sokup, ileri geri hareketlerle beni sikmeye başladı. Amcasının oğlu bir şaşkınlıktan kurtulamadan yeni bir şaşkınlık yaşıyordu.
Fakat ilginçtir, karım beni sikerken amcasının oğlu sikilişimi merakla izliyordu ve yarağı yeniden kalkmaya başladı, 31 çeker gibi yarağını okşuyordu.
Ne olduğunu anlayamadan birden amcasının oğlunun yarağını ağzımda buldum! Zaten yarağını ilk gördüğümde içim gitmişti, hiç hayır dermiyim Hemen yarağını yalamaya, emmeye başladım.
Zevke bak be, karım vibratörle götümü sikiyor, amcasının oğlu da karımın amını siktiği yarağını bana yalattırıyor Ne kadar şanslıydım. O anda dünyanın en mutlu erkeği bendim
Amcasının oğlunun yarağı ağzımda iyice sertleşmişti. Karım vibratörle götümü sikerken yoruldu ve çekildi. Amcasının oğlu ile biran göz göze geldik.
Yalvaran bakışlarımdan derdimi anladı ve yarağını ağzımdan çekerek arkama geçti. Götümün deliğini ve yarağının başını ıslatıp, bir hamlede götüme soktu. Nihayet uzun yıllardan beri ilk defa götüme gerçek bir yarak giriyordu.
Değmeyin keyfime Hemde karımdan gizlemeden, hemde karımı siken erkek tarafından sikiliyordum Bundan daha zevkli, daha heyecanlı ne olabilirdi ki Sonuçta karımın amcasının oğlu beni inlete inlete götümden sikti ve götüme boşaldı.
Yarağını götümden çıkardığı anda, yarağını yalamak için karımla nerdeyse yarışıyorduk.
O gece sabaha kadar çok renkli geçti. Amcasının oğlu daha sonra karımı da götten sikti. Sonra birlikte karımı tost yaptık, amcasının oğlu karımın amını sikerken, ben karımı götten siktim.
Herşey tek kelimeyle muhteşemdi! O geceden sonra artık haftada bir iki kez amcasının oğlu karımı ve beni sikiyor.
En güzeli de bundan sonra karımdan hiçbir şey gizlememe, saklamama gerek kalmadı. Bundan sonra karımı istediğim erkeğe siktireceğim, tabii beni de sikmesi şartıyla…