manuş baba*
Cosmic Funnies

if i look back, i am lost
NASA
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Kaledo Art

PR's Tumblrdome
No title available

★
styofa doing anything
Xuebing Du
Sade Olutola
art blog(derogatory)

izzy's playlists!
Today's Document
AnasAbdin
$LAYYYTER

#extradirty

Andulka

❣ Chile in a Photography ❣

Product Placement

seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from United Kingdom

seen from Singapore

seen from Germany

seen from Russia
seen from Italy

seen from Türkiye

seen from Greece
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Croatia
seen from Thailand

seen from Türkiye
seen from United States
@siyahveda
manuş baba*
Güzel bir rüyaydın. Kendimi özel bir yere koyduğum, sevildiğimi hissettiğim bir rüya.. Bugün uyandım. Evet güzel bir rüyaydın ve kabul ediyorum; inandım.
(via siyahveda)
Eski bir baharsın. Son bahar...
Pişman mısın? Unuttun mu? Nasıl unutsun insan parçaladığı kalpleri. Yinede en büyük aşklar onun olsun. Bu akşam O'nu son kez görmeye gideceğim. Bana şans dile. Birde sürprizim var. Beni unutmasın diye. Oysa O yine unutacak öncekiler gibi. Ben Hoşçakal diyeceğim. O yine kal diyerek kalbimi parçalayacak. "Hoşçakal. Saçlarına taç olmak için papatyaları yarıştıran kadın. Hoşçakal." Beni aklından ve anılarından çıkarma. Aklına her geldiğimde günlüğüne iki satır yaz. Yaz ki unutmadığını bileyim.
Bazen bazı hikayeler mutlu bitmez. Hikaye mutlu olsa bir anlamı olur muydu bilmiyorum. Fakat sen de çok isterdin hoşçakal dememeyi. Dedik işte, diyoruz birilerine. Elimizde olmayarak. Üzücü...
Sana dair hislerim silinecek demiştim. Silindi...
Yokluğunun umrumda olmayan günü.
Evrene sığmayacak bir özlemin içindeyim.
Zamanla anlayacaksın, sana sonsuza kadar huzur verecek ve hayatın boyunca seninle kalmasına ihtiyaçın olduğu kişiyi, geçmişinde kendi ellerinle yok ettiğini.
Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemiyorum. Sadece uyumak istiyorum.
Yokluğunun 27. günü
“özlemler son bulmuş, hüzünlü tebessümler çiçek açmış.”
Sen'siz
Sana aldığım hırka duruyor hala dolapta hediye paketi ile birlikte. Ona bakınca, masum hayallerimin nasıl yerle bir olduğunu görüyorum. Ne diyeyim ki? İçim acıyor işte. Üzerinde görmek istemiştim. Kokun sinsin istemiştim. Minnet duyan gözlerini görmek istemiştim. OLMADI. Gece geç saatte gelsen bile, yanımda olmanı o kadar çok özledim ki. Sesinin tınısı siliniyor kafamda. Halbuki bana şarkılar söylerdin sen. Şimdi şarkılar sustu.İçimde derin bir sessizlik var sana dair. Güzel her şeyin mahvolması ne kadar acıymış, bunu öğrendim aslında. Kahve içmiştik bir gün, kırk yıl hatrımız var demiştin. DEĞİLMİŞ. Bak günler geçti. Sıcağı da soğuğu da gördüm sensiz. Bunları hiçbir zaman görmeyeceksin biliyorum. Hiç okumayacağın şeyleri buraya yazdığımın da farkındayım. Olsun. Hem içimdeki isyan, artık kabullenişe döndü. Gittiğini ve artık olmayacağını kabullendim. Kabullendim... Kabullendim...
Yokluğunun 24.günü
Mutlusun sen, ben yokken. Ben senin hiçbir şeyin.
Emre Aydın