İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan alt-üst soy sorgulama hizmetine gösterilen yoğun ilgiden yola çıkarak vatandaşlar için alt-üst soy bilgilerinin kullanılması ile soyağacı tasarlayabilecekleri “Soyağacı Oluşturma” hizmetini uygulamaya açtı.
Sosyal izolasyon/yabancılaşma şemasına sahip insanlar kendilerini diğer insanlardan farklı ve onlara yabancı hissederler. Kendilerini herhangi bir gruba hatta bu dünyaya bile ait hissetmeyebilirler.
Yukarıdaki şemada bilginin temelini nereden aldığı gösterilmektedir. Bilgi, temelini dört ulamdan birinden alır.
Kavramlar
Öncelikle birtakım kavramları paylaşmak isterim:
İnceleme: Bilginin edinilmesi süreci.
Özne: Bilgiyi inceleyen, gerekli en az sinirsel yapıya sahip organizma. İnsan, kedi, köpek, zürafa, fil gibi varlıklar örnek olabilir. Otlar, çiçekler, ağaçlar, gerekli en az sinirsel yapıya sahip olmadıkları için inceleme yapamazlar.
Nesne: Özne tarafından incelenen şey, olgu, olay.
1. Temeller
Gözlem temelli bilgi, öznenin algıları yoluyla temelini alan bilgilerdir. Burada önemli olan nokta öznenin algısının sınırlarıdır. Öznenin görebileceği renk aralığı, duyabileceği ses dalga aralığı, tat aralığı ve bilişsel gelişmişliği onun algılarını sınırlar. Bir canlının gördüğü renk aralığı, başka bir canlıya göre genişse, algıladığı dünya, dolayısıyla inceleme nesnesi de özne tarafından farklı gözlemlenecektir.
Ölçüm temelli bilgi, öznenin algısının yetersiz olması durumunda ölçüm yoluyla temelini alan bilgilerdir. Her ne kadar bugün artık gözlemlemek için amatör de olsa çeşitli yöntemlerimiz olsa da mikrofizik bilgilerini genelde ölçüm temelli olarak üretiriz. Örneğin atomik düzeyde gerçekleştirilecek bir fizik deneyinde bu parçacıkların davranışlarını ölçmekten başka çaremiz yoktur, çünkü algılarımız atomları birbirinden ayırt etmek için yetersizdir. Diğer bir örnek verecek olursak geçen yüzyılın sonlarına kadar karadeliklerle ilgili edindiğimiz bilgiler ölçüm temelliydi. Özetle uygulamalı olara matematiğe başvurarak temelini edinen bilgiler bu tür bilgilerdir.
Varsayım temelli bilgi, öznenin, gözlem ve ölçüm yöntemlerinin aksine, bilişsel sınırlarını kullanıp üreterek temelini alan bilgidir. Aslında şu an yaptığım az çok bu. Akıl temelli bilgi diyebiliriz. Bu temelli bilgilerin öznece tutarlı ve kimi zaman iddialı bir şekilde kendinden kanıt (self-evident) olduğu düşünülür. Örnek vermek gerekirse, Chomsky'nin evrensel dilbilgisi kuramının ilk adımı, dilin insana ait, insanda genetik ve sinirsel olarak bulunan bir olgu olduğunu varsaymaktır. Çok sonraları sinirbilimde yanallaşma varsayımı ve FOXP2 geni gibi sağlam kanıtlarla (hard evidence) geçerliliğini kazanmış, akademik bir topluluk oluşturmuştur.
Anlatı temelli bilgi, öznenin serbest çağrışımıyla temelini alan bilgidir. Bu bilgiler, öznece tutarlı veya kendinden kanıtsal genelde varsayılmaz, tabi öznenin akli dengesi yerindeyse. Bu bilgilere sanat eserleri, kutsal kitaplar örnek verilebilir.
Bu şema her ne kadar temeller arasında sert bir çizgi çizse de gerçek dünyada bu böyle olmak zorunda değildir.
2. Mekanizma Ölçeği
Bilgiye en yakın olan "gözlem" temelinden en uzak olan "anlatı"ya doğru, temelin mekanizma ölçeği mevcuttur: Bu ölçeğin en çekirdeğinde "mekanik temel", en uzağında "organik temel" vardır. Aşağıdaki tabloda farkları görünebilir:
Mekanik temelli bilgi daha öngörülebilirken organik temelli bilgiye doğru öngörülemez duruma gelir. Mekanik temelli bilgi fizik temellidir, öte yandan organizma temelli bilgi, özneyi merkeze alır.
Ölçeğin bir ucundaki gözleme dair bilgi öngörülebilir ve fiziğe dayalıyken diğer ucundaki anlatıya dair bilgi öngörülemezdir ve inceleyen özneyi merkeze alır.
Sonuç
Bitirmeden önce birtakım örnekleri bu şemaya uygulamalı olarak yerleştirmek isterim, bu okurun da şemayı anlamasını kolaylaştıracaktır.
Felsefe, bu şemadaki her türü temel alır, anlatısaldır, varsayımsaldır, ölçümseldir, gözlemseldir. Bu aynı zamanda tamamen özneye göre değişebilir. Klasik bir örnek vermek gerekirsek, Antik Yunan'daki doğa düşünürlerininki varsayım ve gözlem temelliyken, Platon, varsayım ve anlatı temelli bilgi üretmiş, Aristoteles ise sadece varsayım temelli bilgi üretmiştir.
Dinler, anlatı ve varsayım temelli bilgiler barındırırlar ancak anlatı temelleri daha ağır basar. Bu da verdikleri bilginin, özne merkezli (peygamber veya mürit) ve öngörülemez olmasından dolayı, güvenilemez olmasına neden olur.
20. yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar akademide varsayımsal, ölçümsel ve gözlem temelli bilgi üretimi geçerli bir yöntemken bugün varsayımsal bilgiye daha fazla şüpheyle yaklaşılmaktadır. Bu, bilimin biraz da kümülatif ilerlemesinden kaynaklanır. Artık varsayım temelli bilgi üretimi çok daha zordur, dolayısıyla 21. yüzyılda daha çok ölçüm ve gözlem temelli bilgi üretimi yöntemi tercih edilir.
Sanat eserleri zaten doğaları gereği anlatısaldır, yeter ki üretici özne akıl sahibi olsun ya da hırslı olmasın, yoksa gerekli kitleyi topladıklarında yeni bir tarikat ya da din oluşturabilir.
Günümüzdeki popüler bir çalışma alanı olan yazılım ise varsayımsal ve ölçüm temelli bilgiyi kullanmaktadır. Varsayımsaldır, çünkü zamanla test temelli geliştirme (test driven development) veya davranış temelli geliştirme (behavior driven development) gibi süreçleri, çok görülen gerçek dünya sorunlarını çözmek için kullanılan tasarım örüntülerini (design patterns), uygulamalı mantığı, makine öğrenme modellerini kullanmaktadır; ölçümseldir, çünkü temelinde kimi zaman işlemci, kimi zaman bellek hedefli ölçümleri kullanır.
Şema deşifre edildi! Öğrencileri 'Bahçevan' takip ediyor
Şema deşifre edildi! Öğrencileri 'Bahçevan' takip ediyor
FETÖ’cülerin sorgularından örgütün Marmara’daki eğitim yapılanması deşifre edildi… Şemanın en tepesinde ‘Eğitim Danışmanları’ yer alıyor. Danışmanlar, il imamları ile aynı mevkide faaliyet gösteriyordu
İstanbul Emniyeti Organize Suçlar Şubesi ve Emniyet İstihbarat Şube, FETÖ/PDY’nin en fazla önem verdiği eğitim yapılanmasını deşifre etti. Gözaltına alınan FETÖ’cülerin sorgularından yola çıkarak…