Yine bir gece vakti, sanrılar kol geziyor ufukta.
seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from New Zealand

seen from United States
seen from United States
seen from New Zealand

seen from United States

seen from New Zealand
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from Singapore

seen from Türkiye
seen from Philippines
Yine bir gece vakti, sanrılar kol geziyor ufukta.
Day 2 - Memories
A little sketch of something I scribbled down before I discovered a certain Someone doesn't like dancing.
Dikiş izleri, dikiş izlerime denkti. Yıllar geçti, aylar birbirinin üstüne devrildi, açılan yaralardan aktı bir mezarlık dolusu kan. Dikiş izleri, dikiş izlerime denkti, avuç içleri ve bileklerde bu gece kavuşamadılar. Dikiş izleri, dikiş izlerime denkti, şafak söktü, oldu yıldızlar. Dikiş izleri, dikiş izlerime denkti, kaldırımlar ve tren garları da yangınımda benle yandılar.
'Çok titreme, fazla ürkek durma!
Paramparça etmek için ellerinden geleni yaparlar.
Baksana şu yaşıma geldim hala dizlerim istemsiz titrer, avuç içlerim daima terler.'
'Kalbine karanlık değen bir yazarın bile ilk satırları beyaz kağıda dökülürdü. Ben, beni yazan kadının parmak uçlarındaki açık yaralardan sızan kan rengi mürekkeptim. Çocukluğumu zihnimdeki karanlık mahzende kilitli tutuyordum, o çocuk kalbindeki kırık parçalarla savaşından galip geleceğini sanmıştı.Kalbimin derinliklerindeki zalim duyguyla, hala o mahzende kilitliydi çocukluğum. Şimdi bir melodi sesi geçmişten geliyordu, vuruyordu beni. Saçlarım bile, düşüncelerim kadar ağır geliyordu. Gözlerimi araladığım da o çocuk, başını dizlerine yaslamış yaşlı gözlerle alıştığı karanlığı izliyordu.Bu onun için ilk değildi ve asla son olmayacaktı.'
'İçimde küsmüş bir kız çocuğu vardı. Zamana küsmüş, geçmişe sırtını dönmüş, gelecek ile kavgalı ve kendisine düşman. O kadar yalnızdı ki! O kız çocuğu canavarlarla bile arkadaş olmaya hazırdı. O kadar vazgeçmişti ki büyümekte, kalbini kendi avuçunun içinde ezerek, kalbindeki kırıkları, kendi parmağına batırıyor, saçını okşayan şeytana bile aldanıyordu.'