Merci, Merci, Merci <3

seen from Poland
seen from United States

seen from Australia

seen from Bahrain

seen from Russia
seen from Hong Kong SAR China
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from Poland

seen from Australia
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Netherlands

seen from Australia
seen from United States
Merci, Merci, Merci <3
18.04.2014 -Seksendört Konseri-
Yine sabahın on ikisi yine hala telefonum gelmediği için negatif uyandığım bir gün.Dünden pek farklı olduğunu söyleyemiycem. Gözümü açtım önce bir sağa sonra bir sola dönüşün ardından sol tarafımda komidinin üstünde duran telefonu alıp saate baktım 12:14 tü yastığımı başucuma yasladım oturur pozisyon aldım ve yine geceden kalma yatağımın hemen yanımdaki laptopumu aldım kucağıma açtım sırayı bozmadan Facebook-Tumblr-Twitter sekmeleri açıldı bugün hiç birinde bişey yoktu sanırım artık gerçekten yalnızlaşıyordum artık bir sevgili şart bana olmadan olmuyor ama artık öylesine biri olsun istemiyorum mutlu olacağım birini istiyorum inşallahta olur artık en kısa zamanda. Bir yada iki saat yatağımda geçirdim bir iki arkadaşıma mesaj attım konuştuk sohbet ettik neyse ev arkadaşım Tommy( İsim vermemek içi herkese yabancı isim koymaya karar verdim) geldi.Onun gelmesiyle dedim artık yataktan çıkayım bari çıktım el yüz yıkama ardından Tommyle bugün neler yaptığına dair kısa bir sohbet ettikten sonra odama geçtim bu ara takıntılı olduğum keti-ömrüm şarkısını açtım birazcıkta sesde artış. Artık sabah kahvaltısı yapsam iyi olacaktı yine birşeyler söylicem dışardan ama son elli liram ve daha bugün ve yarın şenlikler vardı.Herzamanki gibi bu beni durdurmadı.Bir farklılık yapıp bu sefer yağsız bişeyler söylemek istiyodum aklıma ilk gelen çiğköfte oldu hemen aradım söyledim.Her ne kadar nar ekşi sosu mideme ciddi anlamda zarar versede oda durduramadı. Gerçekten düzenli bir hayata geçmek için sihirli bir değnek arıyordum sanırım o sihirli değnek henüz tanışmadığım o beni adam etceğini düşündüğüm sevgilim oluyor.Bakalım nezaman gelcek çünkü ciddi anlamda rahatsız olsamda bu durumdan üşengeçliğimin önüne hiç bir şey geçemez oldu buda oldukça sinir bozucu zaten.En kısa zamanda o sevgiliyle tanışmak umuduyla diyelim ozaman. Saat oldu beş falan How I Met Your Mother dizisinden bir bölüm daha patlattım ardından sosyal sitelere devam kuzenimle yeni bir sayfa açtık bu arada onunla uğraşıyorum içecek üzerine her nekadar fikiri çok beğenmesemde hayatta en sevmediğim şeylerden biri insanların hevesini kırmak umarım kimsenin hevesini kırmam neyse konuştu anlatıı heyecanlı umutlu bende tabiki hayır dermiyim destek vererek olur çok güzel olur deneyelim yapalım diye açtık ama daha ikinci paylaşımda oldukça zorlandım kendisi çalıştığı için bütün içeriğide bana bıraktı bir kaç fikir verip.Bugunude paylaşım yaparak geçirdim ama umutlu değilim açıkçası.Aslında umutlu olduğum şeylerde yanıldığım için bundan umutsuz olmam demek bir açıdan umutlanmam demek oluyordu.Umarım boşa gitmezde bende artık sosyal medyadan bir para kazanmaya başlarım sanırım bu ara en fazla istediğim şey sosyal medyada ün ve para kazanmak. Bu arada saati altı ettik Tommy gelip yoğurtlu makarna yapıcam yersin dimi dedi aslında toktum ama yoğurtlu makarnaya ciddi bir zaafım var bir tabak yerim dedim yaptı sağolsun.Bende sofrayı hazırladım yoğurdu çırptım ve müzik açtım klasik yoğurtlu makarna görev paylaşımımız.Yedik bitirdik topladık derken çayda koymuş sağolsun bir iki bardak çay içtik o okula çıktı bende bir saat sonra falan gitcektim yanlarına ama her böyle olduğunda kendimi biraz daha yalnız hissediyodum.Buradan çıkan ana fikir bana gerçekten sevgili lazımdı. Saat yedi oldu duşa girdim hazırlandım bugün diğer şenlik günlerine biraz daha yakışıklı hissediyordum kendimi ama sanırım o sabah uyandığımdaki negatifliği atamamışstım üstümden halada atmış değilim.İyi bir süslendim ve okula gittim gitmedende bira alma işi bana kalmıştı arkadaşlarla toplanmadan sırt çantama 10 tane birayı doldurup okula gittim.Yalnızım Yalnızım diyorum ama arkadaş grubum var sadece sevgilim ve sadece benle takılan kafa dengi bir arkadaşım yok.Ev arkadaşlarım süper ama onlarında tek arkadaşı ben değilim sonuçta. Konser alanında toplandık hepberaber biraları içmeye başladık seksendörtü sahneye bekliyorduk bu arada muhabbet falan geçti.Bu sene şenliklerde bi farklılık sezdim kendimde her sene sevgilim olmadan gittiğim şenliklere sevgili bulma umuduyla giderken bu sefer sadece gerçekten eğlenmeye gidiyodum bence iyi bir gelişmeydi kendi adıma.İçim biraz daha rahattı çevreme bakmadan dilediğimce hopladım zıpladım bağırarak şarkı söyledim bu normalde pek göstermediğim bir davranışta oyüzden burada anlatma gereği duydum.Hopladık zıpladık bağırdık derken gerçekten çok yorulmuştum.Ama konser tam anlamıyla mükemmeldi ciddi anlamda eğlendik hüzünlendik. Konser bitti ve dağıldık biz bir dolmuşa diğer arkadaşlarda başka dolmuşa binmek üzere ikiye ayrıldık.Dolmuştada bir normal kız arkadaşımı gördük salak balerine binmiş alkol almamasına rağmen ayakta duramıyor evide bize yakın üç arkadaş Hanz ben Tommy evine bıraktık evi bize çok yakın zaten bir saat önce falanda eve geldik yarım saat yine bilgisayar başı sosyal sitelerde geziş derken günlüğü yazmaya başladım bayadırda yazıyorum galiba farkında değilim aslında. Planım günlüğü yazıp kitap okumak yada The Mentalist dizisinden bir bölüm izlemekti ama şuan baya bir uyku bastırdı sanırım biraz kitap okuduktan sonra uyuyacağım.Haydi iyi geceler..
18.04.2013
I was told to sing a song in a full packed restaurant, and I did. While I was singing, I closed my eyes and I could hear people's voices slowly fainting. After I finish, I opened my eyes and saw people staring at me. I had the most unfamiliar feeling. Before my senses could find their place, applauds came out of nowhere and I've never felt so lost in Korea. The feeling I had was so overwhelming, my appetite faded, I felt like crying and laughing at the same time. It was so weird. And I am, somehow, embarrassed of letting myself sing in a full packed restaurant. It could've been somewhere else but I had to let myself sing in a restaurant. My, my. /smh