Gerçekten bu şehirlerimiz nereye gidiyor? En ufak malzemeden dahi çalarak kâr etmeyi amaçlayan çapsız, vizyonsuz, kültürsüz, zevksiz müteahhitler şehirlerin dört bir yanını canavar apartmanlarıyla sardı. Ruhsuz, hepsi birbirinin aynısı olan, iki tane parlak duvar kağıdı takınca “ultra lüks” diye kakaladıkları iğrenç binalarla doldurdular şehirleri. Aldıkları arsadaki tüm ağaçları kesip berbat binalar dikip ortalarına da iki cm2 çim ve bir tane çamla yeşil alan(!) yaparak doğayı da mimari zevki de katlediyorlar. Gecekondularla meydana gelen çarpık kentleşmeden daha çarpık daha ruhsuz daha kasvetli berbat bir kentleşme(!) var farkında mısınız? Kimse de çıkıp buna dur demiyor. Ülkede normal gelirli ailelerin yaşayabileceği bahçeli evler kalmadı. Bahçeli bi evde yaşamak için ya fakir olmalısın ya da oldukça varlıklı. Bu hayat standardını yükseltmek değil, yerle bir etmek!