Bir ablam var pamuk gibi bir kadın, abla dediğim de benden dört yaş falan büyük. Bundan iki sene evvel ben birçok sıkıntıların içinde boğulurken bana dedi ki 'ilk engelde sana arkasını dönüp giden adamla olmaz, yeri gelecek ailelere yeri gelecek kâinata birlikte karşı duracaksınız.' ben o gün ant içtim kâinata benle karşı durmayacak adamla olmaz. Sonra Melek ablam kendi nişanlısını örnek verdi, Melek ablanın annesi evlenmelerine izin vermiyormuş geçerli bir sebebi de yokmuş ama o çocukla evlenirsen evladım değilsin diyormuş. Annesi krizler geçirip hastahanelik olmuş ama her şeye rağmen çocuk ısrarla istemeye devam etmiş Melek ablayı. Geçen sene düğününe gittik dedim ki sabrın sonu selamet. Evden çıkarılırken annesi ağladı özür diledi, kızım sana bunca zulmü yapmasaydim keşke dedi. Bugün öğreniyorum Melek ablanın kocası bir senelik eşini aldatıyormuş. Daha üç dört aylık çocukları var. Melek abla çocuğu komşusuna bırakıp evlerinin yakınındaki inşaata girip intihar etmiş. Veda mektubu bırakmış çocuğundan ve annesinden özür dileyip ben artık aşık olduğum adamı tanıyamıyorum, onu tanıyamadığım bir dünyada yaşayamam demiş. Bulup kurtarmışlar bir hafta yoğun bakımda yatmış. Yani ne desem bilemiyorum insanları tanımak ne kadar zor. En sevdiğim dediğiniz insanın çocuğunuza size ihanet etmesi ne alçakça. Bilmediğim dile getiremediğim ne zulümler yaşanıyor belki de o çatının altında. Herhalde yaratıcı bize demek istiyor ki hiçbir kuluma bağlanmayın güvenmeyin. Ey Rabbim bu yokuşlu yolu nasıl tek başımıza yürüyeceğiz.











