New Post has been published on ilaçlar rehberi
New Post has been published on http://www.ilaclarrehberi.com/serperil-2-mg-tablet-kub.html
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde:
Perindopril tert-butilamin 2 mg Yardımcı maddeler:
Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.
Beyaz renkli, yuvarlak tabletler
4.1. Terapötik endikasyon(TÖ: İlacın kullanıldığı durum / İNG:indication)lar
• Hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)
• Konjestif kalp yetmezliği
• Serebrovasküler hastalık hikayesi olan hastalarda tekrarlayan inmeden korunmada indapamid ile birlikte kombine(TÖ: birleşik / İNG:combined) olarak kullanılır
• Stabil koroner arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery) hastalığı olan hastalarda konvansiyonel tedaviye ilave kullanılan perindopril, kardiyak(TÖ: kalbe ait,kalple ilgili / İNG:cardiac) olayları azaltmada endikedir.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
Hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) tedavisinde:
Önerilen başlangıç dozu sabahları bir kez alınan 4 mg’dır.
Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi kuvvetli bir şekilde aktive olmuş hastalarda (özellikle, renovasküler hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension), tuz ve/veya hacim deplesyonu, kardiyak(TÖ: kalbe ait,kalple ilgili / İNG:cardiac) dekompensasyon veya şiddetli hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension)) başlangıç dozundan sonra kan basıncında aşırı bir düşüş meydana gelebilir. Bu gibi hastalarda 2 mg’lık başlangıç dozu önerilir ve tedaviye başlama tıbbi gözetim altında yapılmalıdır.
Doz, tedaviden bir ay sonra 8 mg’a çıkarılabilir.
SERPERİL ile tedaviye başlanmasından sonra semptom(TÖ: belirti / İNG:symptom)atik hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) meydana gelebilir; bu daha çok aynı zamanda diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)lerle tedavi gören hastalarda olur. Bu nedenle, bu hastalarda hacim ve/veya tuz azalması olduğundan dikkatli olunmalıdır.
Eğer mümkünse SERPERİL ile tedaviye başlanmadan 2 – 3 gün önce, diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) kesilmelidir. Diüretiği kesilemeyen hipertansif hastalarda, perindopril tedavisi 2 mg ile başlatılmalıdır. Renal fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function) ve serum potasyum izlenmelidir. Sonraki SERPERİL dozu, kan basıncı cevabına göre ayarlanmalıdır. Eğer gerekirse, diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) tedavisi yeniden sürdülebilir.
Yaşlı hastalarda tedaviye 2 mg ile başlanılmalıdır. Doz, eğer gerekliyse renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)un cevabına bağlı olarak aşamalı şekilde bir ay sonra 4 mg’a, daha sonrada 8 mg’a çıkarılabilir (Bknz; Böbrek yetmezliğinde dozaj ayarlamasına ilişkin tablo).
Konjestif kalp yetmezliği tedavisinde:
SERPERİL’in, potasyum tutucu olmayan diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) ve/veya digoksin ve/veya beta bloker ile birlikte yakın tıbbi gözetim altında sabahları alınan 2 mg’lık tavsiye edilen dozu ile verilmesi tavsiye edilir. Eğer tolere edilebilirse, doz 2 haftadan az olmayacak aralıklarla, 2 mg’lık artışlarla günde bir kez 4 mg’a yükseltilebilir. Doz ayarlaması hastanının kişisel klinik cevabına dayanmalıdır.
Şiddetli kalp yetmezliğinde ve yüksek riskte olduğu düşünülen başka hastalarda (renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function) bozukluğu olan ve elektrolit bozuklukları olmaya eğilimli hastalarda, diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)lerle ve/veya vazodilatör(TÖ: Damar gevşetici, damar genişletici / İNG:vasodilator) ajanlarla eş zamanlı tedavi alan hastalarda) tedavi dikkatli gözetim altında başlatılmalıdır (Bknz. Uyarılar/Önlemler).
Yüksek semptom(TÖ: belirti / İNG:symptom)atik hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) riskindeki hastalarda (tuz azalması olan hiponatremi(TÖ: kanda sodyum düzeyinin normalin altına düşmesi / İNG:hyponatremia)li veya hiponatremi(TÖ: kanda sodyum düzeyinin normalin altına düşmesi / İNG:hyponatremia)siz hastalarda, hipovolemili hastalarda veya güçlü diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) tedavi alan hastalarda) eğer mümkünse perindopril ile tedavi öncesi bu şartlar düzeltilmelidir. SERPERİL ile hem tedavi öncesi hem de tedavi sırasında kan basıncı, renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function) ve serum potasyum yakından izlenmelidir (Bknz. Uyarılar/Önlemler).
Kardiyak olay riskini azaltmada:
Stabil koroner arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery) hastalığı olan hastalarda, konvansiyonel tedaviye ilave kullanılan SERPERİL’e ilk hafta günde bir kez 4 mg doz ile başlanmalı, daha sonra, renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)a göre, günde bir kez 8 mg’a yükseltilmelidir.
Gıda alınması aktif metabolit perindoprilat’a dönüşümü ve bundan dolayı biyoyararlanımı azalttığından, SERPERİL yemeklerden önce ve sabahları günde bir kez alınmalıdır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Perindopril dozu böbrek yetersizliğinin derecesine göre ayarlanmalıdır.
Kreatinin klerensi 60 mL/dak. ya da daha yüksek olduğunda, dozu değiştirmeye gerek yoktur.
Kreatinin klerensi 60 mL/dak. ya da daha düşük olduğunda aşağıdaki tabloya bakınız:
Kreatinin klerensi (mL/dak)
*Hemodiyaliz hastalarında, ClCR < 15 ml/dak.
Perindoprilat’ın diyaliz klerensi 70 mL/dak. Hemodiyalizdeki hastalarda, doz diyaliz sonrası alınmalıdır.
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekli değildir. (Bknz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve Farmakokinetik özellikler).
Perindopril’in etkiniği ve güvenilirliği saptanmadığından tek veya kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination) olarak çocuklarda kullanılması tavsiye edilmemektedir.
Yaşlı hastalar, bir hafta günde bir kez 2 mg, sonraki hafta günde bir kez 4 mg almalıdır; daha sonra, renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)a bağlı olarak doz günde bir kez 8 mg’a yükseltilebilir (Bakınız, Böbrek yetmezliğinde dozaj ayarlamasına ilişkin tablo)
4.3. Kontrendikasyon(TÖ: İlacın kullanıldığı durum / İNG:indication)lar
- Bu ürünün herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılık
- Perindopril’e veya başka ADE inhibitörüne karşı aşırı duyarlılık
- Önceki ADE inhibitör terapisine eşlik eden anjiyonörotik ödem hikayesi (Quincke ödemi)
- Kalıtsal/ sebebi bilinmeyen anjiyonörotik ödem hikayesi ödem
- Gebe(TÖ: hamile / İNG:pregnant)lik
- Potasyum tutucu diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)ler, potasyum tuzları, lityum ile kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)lar (Bknz. İlaç etkileşimleri)
- Bilateral renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery) stenoz(TÖ: Darlık, daralma / İNG:stenosis)u veya fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)el böbrekte renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery) stenoz(TÖ: Darlık, daralma / İNG:stenosis)u
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Immuno-suppressed hastalarda Nötropeni/ agranülositoz(TÖ: Agranülositoz, (beyaz kan hücreleri sayısında azalma) / İNG:agranulocytosis) riski:
Nötropeni riski doz ve tip alakalı gözükür ve hastanın klinik statüsüne bağlıdır. Komplike olmayan hastalarda çok nadir görülür ama böbrek yetmezliğinin bazı düzeylerine sahip hastalarda, özellikle kollajen vasküler hastalığı eşlik ettiğinde (sistemik(TÖ: genel, yaygın, tüm vücudu etkileyen / İNG:systemic) lupus eritem(TÖ: Deri üzerinde oluşan kızarıklık / İNG:erythema)atozus, skleroderma ve immun(TÖ: bağışık / İNG:immune)osupresif ajanlarla tedavi), nötropeni(TÖ: kandaki parçalı hücre sayısında azalma / İNG:neutropenia) oluşabilir. ADE inhibitörünün kesilmesinden sonra geri dönüşümlüdür.
Bu olayları önlemenin en iyi yolu, önerilen dozlara tam olarak uyulmasıdır. Bununla birlikte, ADE inhibitörünün kullanılması gerekliyse, risk/ yarar oranı dikkatlice değerlendirilmelidir.
Anjiyonörotik ödem (Quincke ödemi):
Perindopril’ide içeren ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda nadir olarak yüz, ekstremite, dudak, dil, glotis ve/veya larenks anjiyoödem vakaları bildirilmiştir. Bu tür durumlarda perindopril hemen kesilmelidir ve ödem ortadan kalkıncaya kadar hasta izlenmelidir. Semptomları ortadan kaldırmak için antihistaminik(TÖ: Alerjik hastalıklara karşı etkili / İNG:antihistamines)ler kullanılmakla birlikte yalnızca yüz ve dudaklardaki ödem genellikle tedavi gerektirmeden iyileşmektedir.
Larenks ödemi ile birlikte görülen anjiyoödem ölümcül olabilir. Solunum yollarında tıkanıklığa yol açabilen dil, glotis veya larenks ödemi vakalarında hemen subkutanöz adrenal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal)(TÖ: böbreküstü / İNG:adrenal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal))in çözeltisi 1:1000 (0.3- 0.5 mL) uygulanmalı ve uygun başka bir tedavi yapılmalıdır. Bu hastalarda daha sonra bir ADE inhibitörü reçete edilmemelidir. (Bknz. Kontrendikasyon(TÖ: İlacın kullanıldığı durum / İNG:indication)lar)
ADE inhibitörü tedavisine bağlı olmayan bir anjiyoödem hikayesi olan hastalarda, ADE inhibitörüne bağlı anjiyoödem riski artar.
Desensitizasyon esnasında anafilaktoid reaksiyon(TÖ: Tepki , yanıt / İNG:reaction)lar:
ADE inhibitör alan, himenoptera (arılar, yabanarıları) venom desensitizasyon(TÖ: duyarsızlaştırma / İNG:desensitization) altındaki hastalarda nadir olarak anafilaksi benzeri reaksiyon(TÖ: Tepki , yanıt / İNG:reaction)lar görülmüştür. Desensitizasyon altındaki alerjik hastalarda ADE inhibitör ile tedavi dikkatle uygulanmalı ve venom immünoterapi(TÖ: bağışıklık tedavisi / İNG:immunotherapy) takibindeki hastalarda sakınılmalıdır. Bu reaksiyon(TÖ: Tepki , yanıt / İNG:reaction)ların oluşumu ADE inhibitör ve desensitizasyon(TÖ: duyarsızlaştırma / İNG:desensitization) ile tedavi edilen hastalarda tedavinin en az 24 saat süre ile kesilmesi sonrasında önlenebilir.
Diyaliz membran(TÖ: zar / İNG:membrane)lara tabi tutulan hastalarda anafilaktoid reaksiyon(TÖ: Tepki , yanıt / İNG:reaction)lar:
ADE inhibitörü alan hastalarda yüksek permeabilite(TÖ: geçirgenlik / İNG:permeability)si olan membran(TÖ: zar / İNG:membrane)ların veya dekstran sülfatta adsorbsiyon ile düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferesis yönteminin kullanıldığı hemodiyaliz(TÖ: kan diyalizi (kanın temizlenmesi işlemi) / İNG:hemodialysis) sırasında anafilaksi benzeri reaksiyon(TÖ: Tepki , yanıt / İNG:reaction)lar görülmüştür. Bu tip kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)lardan kaçınmak gerekir. Bu reaksiyon(TÖ: Tepki , yanıt / İNG:reaction)ların oluşumu ADE inhibitörü ve LDL aferesis ile tedavi edilen hastalarda tedavinin en az 24 saat süre ile kesilmesi sonrasında önlenebilir.
ADE inhibitörü kullanan hastalarda kuru öksürük bildirilmiştir. İnatçılığı ve tedavi kesildiğinde ortadan kalması ile barizdir. Ortaya çıktığında, bu semptom(TÖ: belirti / İNG:symptom)un ilaca bağlı olma olasılığı dikkate alınmalıdır. ADE inhibitörü tedavisi mutlaka gerekiyorsa, tedavi sürdürülebilir.
Perindoprilin çocuklardaki etkinliği ve güvenilirliği belirlenmemiştir.
Hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) ve/veya böbrek yetmezliği riski (kalp yetmezliği, su ve elektrolit kaybı vs.): Başlangıçta kan basıncı düşük olan hastalarda, renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery) stenoz(TÖ: Darlık, daralma / İNG:stenosis)u, konjestif kalp yetmezliği, ödem ve ascites ile birlikte siroz durumunda özellikle su ve sodyum kaybında (sıkı sodyumsuz diyet yada uzun dönem diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) tedavisi) renin anjiyotensin aldosteron sisteminin anlamlı olarak uyarıldığı gözlemlenmektedir.
Bu nedenle, bu sistemin bir ADE inhibitörüyle bloke edilmesi, özellikle ilk dozda ve tedavinin ilk iki haftası boyunca kan basıncında ani bir düşüşe ve/veya ender ve değişken bir aralık içinde olsada, plazma kreatinin(TÖ: Böbrek fonksiyonlarını izlemek için kullanılan bir madde / İNG:creatinine (Cr))de bazı vakalarda akut olabilen fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)el böbrek yetersizliğini yansıtan bir artışa yol açabilir.
Bu gibi durumlarda, tedaviye kademeli olarak ve gerekiyorsa düşük doz ile başlanmalıdır. Yaşlı hastalar:
Tedaviden önce, böbrek fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)u, kan potasyumu değerlendirilmelidir. Daha sonra, ani kan basıncı düşüşünü engellemek için, özellikle su ve sodyum kaybı durumunda, kan basıncının verdiği yanıta göre başlangıç dozu titre edilir.
Ateroskleroz tanısı konmuş hastalar:
Tüm hastalarda hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) riski olduğu için, iskemik kalp hastalığı ya da serebrovasküler(TÖ: beyin damarları ile ilgili / İNG:cerebrovascular) yetersizliği olan hastalara reçete ederken, tedaviye düşük bir dozla başlanarak özel bir dikkat gösterilmelidir.
Renovasküler hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension):
Renovasküler hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension) tedavisi revaskülarizasyondur. Bununla birlikte, cerrahi düzeltmeyi bekleyen ya da cerrahinin olanaklı olmadığı renovasküler hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension)lu hastalarda ADE inhibitörleri yararlı olabilir.
Tedaviye hastanede düşük bir doz ile başlamalı ve tedavi kesildiğinde bazen geri dönülebilen fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)el böbrek yetmezliği gözlemlendiği için böbrek fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)u ve potasyum düzeyleri izlenmelidir.
Risk altındaki diğer popülasyonlar:
Şiddetli kalp yetmezliği (evre IV) ya da insüline bağımlı diyabet(TÖ: şeker hastalığı (diyabet) / İNG:diabetes, diabetes mellitus)i (potasyum düzeyleri yükselmesine spontan eğilim) olan hastalarda, tedaviye, yakın gözetim altında düşük bir doz ile başlanmalıdır. Kroner yetmezliği olan hipertansif hastalarda beta blokör tedavisinin kesilmesine gerek yoktur. ADE inhibitör tedavisi beta blokör tedavisine eklenebilir. Ancak bu durumda hekim kontrolü ve onayı şarttır.
Böbrek transplantı alıcılarında ya da diyaliz hastalarında hemoglobin düzeylerinde azalmayla birlikte anemi(TÖ: kansızlık / İNG:anemia) gözlemlenmiştir. Bu etki doza bağımlı olmaktan çok ADE inhibitörlerinin etki mekanizmasıyla ilişkili gibi görünmektedir.
Bu azalma orta derecededir, tedavinin başlamasından itibaren 1 ile 6 ay arasında oluşur ve daha sonra stabil kalır. Tedavi kesildiğinde geri dönüşümlüdür. Hematolojik parametreler düzenli olarak izlendiğinde tedavi sürdürülebilir.
Anestezi durumunda ve özellikle anastezi, hipotansif potansiyeli olan ajanlarla yapıldığında, ADE inhibitörleri hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension)a neden olmaktadır. Mümkünse cerrahiden 2 gün önce perindopril gibi uzun etkili ADE inhibitörleri kesilmelidir.
Aortik stenoz(TÖ: Darlık, daralma / İNG:stenosis)/ hipertrofi(TÖ: Vücudun herhangi bir bölümünün büyümesi / İNG:Hypertrophia)k miyokart hastalığı:
ADE inhibitörleri, sol ventrikülün dışarı akan sisteminde tıkanma olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
ADE inhibitörleri nadiren kolestatik sarılık(TÖ: safra kanallarından atılım bozukluğuna bağlı sarılık / İNG:cholestatic icterus) ile başlayan, fülminan hepatik nekroza ilerleyen ve (bazen) ölüm ile sonuçlanan bir sendrom(TÖ: Sendrom (bulgu ve belirtiler) / İNG:syndrome)la ilişkilendirilmiştir. Bu sendrom(TÖ: Sendrom (bulgu ve belirtiler) / İNG:syndrome)un mekanizması anlaşılamamaktadır. ADE inhibitörü alırken sarılık başlayan veya hepatik enzimlerinde belirgin yükselme görünen hastalarda ADE inhibitörü kullanımı kesilmeli ve gerekli medikal(TÖ: tıbbi / İNG:medical) takip başlatılmalıdır (Bknz bölüm 4.8 “İstenmeyen etkiler”).
Laktoz intolerans(TÖ: ilacın etkisine dayanıksızlık, tahammülsüzlük / İNG:intolerance)ı:
SERPERİL, laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intolerans(TÖ: ilacın etkisine dayanıksızlık, tahammülsüzlük / İNG:intolerance)ı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon(TÖ: bağırsaklardan emilim bozukluğu / İNG:malabsorption)(TÖ: emilim / İNG:absorption) problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Önerilmeyen kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)lar:
Sodyumsuz diyette olduğu gibi, lityum düzeylerindeki bir artış, aşırı doz belirtileri yapabilir (lityumun böbrek yoluyla atılımında azalma). Bir ADE inhibitörü ve diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)unun kullanımı gerekiyorsa, lityum düzeyleri yakından izlenmeli ve doz ayarlanmalıdır.
Anjiyonörotik ödem gibi istenmeyen etkilerde artış riski (anjiyoödem) vardır.
Potasyum tutucu diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)ler (amilorid, potasyum kanrenoat, spironolakton, triamteren, tek başına ya da kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination) biçiminde …), potasyum tuzları:
Özellikle böbrek yetmezliği durumlarında (potasyum tutucu etkilerin eklenmesi) hiperkalemi potansiyel olarak ölümcüldür. Potasyum düzeylerinin düşük olması dışında potasyum artırıcı ajanlar ADE inhibitörleri ile birlikte kullanılmamalıdır.
ADE inhibitörleri, bazı anestetik ilaçların hipotensif etkilerini artırır.
Allopurinol, sitostatik veya immun(TÖ: bağışık / İNG:immune)osupresif ajanlar, sistemik(TÖ: genel, yaygın, tüm vücudu etkileyen / İNG:systemic) kortikosteroidler veya prokainamid:
ADE inhibitörleri ile birlikte uygulanması lökopeni(TÖ: Akyuvar sayısında azalma / İNG:leuc/kopenia) riskini artırabilir.
ADE inhibitörlerinin hipotensif etkileri artar.
Kullanım için önlem alınmasını gerektiren kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)lar:
Antidiyabet(TÖ: şeker hastalığı (diyabet) / İNG:diabetes, diabetes mellitus)ik ajanlar (insülin, hipoglisemi(TÖ: kan şeker düzeyinde azalma / İNG:hypoglisemi)k sülfonamidler):
Kaptopril, enalapril için tanımlanan uyarı ve önlemler dikkate alınmalıdır. ADE inhibitörlerinin kullanımı, insülün yada sülfonamid tedavisi alan hastalarda hipoglisemi(TÖ: kan şeker düzeyinde azalma / İNG:hypoglisemi)k etkiyi artırabilir. Hipoglisemi çok ender görülmektedir (insülin gereksiniminin azalmasına yol açan glukoz toleransında düzelme). Perindopril tedavisi alan diyabet(TÖ: şeker hastalığı (diyabet) / İNG:diabetes, diabetes mellitus)ik hastalar, kan glukozunun kendi kendilerine izlemeye yönlendirilmelidir.
Antihipertansif etkide artış görülebilir. Gerekli olduğunda kan basıncı ve böbrek fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)u izlenmeli ve antihipertansif(TÖ: Tansiyonu, kan basıncını düşüren / İNG:antihypertensive) ajanın dozu ayarlanmalıdır.
Tiyazid benzeri diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)ler:
Daha önceden su ve sodyum kaybının olduğu durumlarda, bir ADE inhibitörüyle yapılan tedavinin başlangıcında ani hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) ve/veya akut böbrek yetersizliği riski mevcuttur. Daha önceki diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) tedavisinin su ve sodyum kaybına yol açmış olabileceği (son zamanlarda diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)lerle tedavi edilmiş hastalar, az tuzlu diyet uygulayan hastalar, hemodiyaliz(TÖ: kan diyalizi (kanın temizlenmesi işlemi) / İNG:hemodialysis) hastaları) hipertansif hastalarda aşağıdakiler önerilmektedir:
• ADE inhibitörü tedavisine başlamadan önce, diüretiğin kesilmesi ve daha sonra gerekli olduğunda potasyum tutucular dışında bir diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)le tedaviye yeniden başlanması ya da,
• Tedaviye düşük doz ADE inhibitörü ile başlanması ve dozun giderek artırılması.
Tüm vakalarda, ADE inhibitörü tedavisine başlandıktan sonra ilk birkaç hafta boyunca böbrek fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)larının (kan kreatinin(TÖ: Böbrek fonksiyonlarını izlemek için kullanılan bir madde / İNG:creatinine (Cr))in) izlenmesi gerekir.
N.S.A.I. (sistemik(TÖ: genel, yaygın, tüm vücudu etkileyen / İNG:systemic) yol), yüksek doz salisilatlar:
Dehidrate hastalarda akut renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) yetmezliği (glomerülar filtrasyonda azalma). Hasta iyi hidratlanmalıdır ve tedavinin başlangıcında renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function) izlenmelidir.
Dikkate alınması gereken kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)lar:
Antihipertansif etkide artış.
Trisiklik antidepresan(TÖ: Depresyona/ruhsal çöküntüye karşı etkili / İNG:antidepressant)lar, nöroleptikler:
Antihipertansif etki ve ortostatik hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) riski artar (aditif(TÖ: ek / İNG:additive) etki).
Kortikosteroidler, tetrakosaktid:
Antihipertansif etkide azalma (Kortikosteroidlere bağlı su ve sodyum retansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)u).
Ürolojik kullanılan alfablokörler: alfuzosin, prazosin, terazosin,tamsulosin Hipotansif etkide ve ortostatik hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension)da artış riski mevcuttur.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
4.6. Gebe(TÖ: hamile / İNG:pregnant)lik ve laktasyon Genel tavsiye
Gebe(TÖ: hamile / İNG:pregnant)lik kategorisi X’dir.
SERPERİL gebelik döneminde kontrendikedir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi süresince etkili doğum kontrolü uygulamak zorundadırlar.
Gebe(TÖ: hamile / İNG:pregnant)lik dönemi
SERPERİL’in gebeliğin ilk trimestirinde kullanılması önerilmez. Planlanan veya gerçekleşmiş bir gebelik varsa en kısa zamanda alternatif(TÖ: seçenek; seçenekli / İNG:alternative) tedaviye başlanmalıdır. İnsanlar üzerinde uygun ve kontrollü çalışmalar gerçekleştirilmemiştir, ancak ilk trimestirde ilaca maruz kalan sınırlı sayıdaki vakada aşağıda tanımlandığı gibi insanda fetotoksisite(TÖ: zehirli (toksik) olma durumu / İNG:toxicity) ile tutarlı herhangi bir malform(TÖ: biçim, şekil / İNG:form)asyon gözlemlenmemiştir.
SERPERİL gebeliğin ikinci ve üçüncü trimestirlerinde kontrendikedir (bakınız bölüm 4.3).
Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü gebe kadınlara uzun süre verildiğinde fetotoksisite(TÖ: zehirli (toksik) olma durumu / İNG:toxicity) (böbrek fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)larında azalma, oligohidramnios, kafatası kemik oluşumunda gecikme) ve neonatal(TÖ: yenidoğan / İNG:neonatal) toksisite(TÖ: zehirli (toksik) olma durumu / İNG:toxicity)ye (böbrek yetmezliği, hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension), hiperkalemi) neden olur. (bakınız bölüm 5.3).
Gebe(TÖ: hamile / İNG:pregnant)liğin ikinci trimestirinde SERPERİL’e maruz kalınmışsa böbrek fonksiyon(TÖ: işlev / İNG:function)larının ve kafatasının ultrason ile kontrol edilmesi tavsiye edilir.
ADE inhibitörleri anne sütüne geçebilir Emziren annelerin ADE inhibitörleri aldığında emzirmemeleri tavsiye edilir.
Üreme yeteneği / Fertilite
Üreme toksik(TÖ: Toksik, zehirli / İNG:toxic)oloji çalışmalarında (sıçan, fare, tavşan ve maymunlarda) embriyotoksisite(TÖ: zehirli (toksik) olma durumu / İNG:toxicity) veya teratojenisite belirtisi gözlenmemiştir (bakınız bölüm 5.3).
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Bazen baş dönmesi ve yorgunluk olabilir.
Perindopril ile tedavi esnasında aşağıdaki istenmeyen etkiler gözlemlenmiştir ve aşağıdaki sıklıkta sıralanmıştır:
Çok yaygın (>1/10); yaygın (>1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (>1/1000 ila <1/100); seyrek (>1/10000 ila <1/1000); izole raporlar dahil çok seyrek (<1/10000).
Yaygın olmayan: ruhsal durum veya uyku bozuklukları Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: baş ağrısı, sersemlik(TÖ: Sersemlik, / İNG:dizziness), baş dönmesi, parastezi Çok seyrek: zihin karışıklığı
Kulak ve labirent hastalıkları
Yaygın: kulak çınlaması Kardiyovasküler sistem hastalıkları
Yaygın: hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) ve hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension)a bağlı etkiler
Çok seyrek: büyük olasılık(TÖ: ihtimal, olasılık / İNG:probability)la yüksek risk grubu hastalarda, aşırı hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension)a bağlı olarak aritmi(TÖ: kalp atım düzensizliği. / İNG:arrhythmia), anjin(TÖ: bademcik iltihabı / İNG:tonsillitis)a pektoris, miyokard infarktüs ve inme
Solunum sistemi, göğüs ve mediyastinal hastalıklar
Yaygın: öksürük, ses bozukluğu Yaygın olmayan: eozinofili(TÖ: kanda eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış / İNG:eosinophilia)k pnömoni, rinit(TÖ: Nezle / İNG:rhinitis)
Sindirim sistemi hastalıkları
Yaygın: bulantı, kusma, karın ağrısı, tat duyusunda bozukluk, dispepsi(TÖ: Hazımsızlık, sindirim bozukluğu / İNG:dyspepsia, indigestion), diyare(TÖ: ishal / İNG:diarrhea), konstipasyon(TÖ: kabızlık / İNG:constipation) Yaygın olmayan: ağız kuruluğu Çok seyrek: pankreatit(TÖ: pankreas iltihabı / İNG:pancreatitis)
Karaciğer safra hastalıkları
Çok seyrek: sitolitik veya kolestatik hepatit(TÖ: Karaciğer iltihabı / İNG:hepatitis)
Deri ve derialtı dokusu hastalıkları
Yaygın olmayan: yüz, ekstremite, dudak, mukus membran(TÖ: zar / İNG:membrane)ları, dil, glotis ve/veya larenks
anjiyoödemi, ürtiker(TÖ: kurdeşen / İNG:urticeria)
Çok seyrek: eritem(TÖ: Deri üzerinde oluşan kızarıklık / İNG:erythema)a multiform(TÖ: biçim, şekil / İNG:form)
Kas ve iskelet sistemi, bağ dokusu, kemik hastalıkları
Böbrek ve idrarla ilgili hastalıklar
Yaygın olmayan: böbrek yetmezliği Çok seyrek: akut böbrek yetmezliği
Üreme sistemi ve göğüs hastalıkları
Yaygın: asteni(TÖ: Kuvvetsizlik, Güçten düşme / İNG:asthenia) Yaygın olmayan: terleme
Kan ve lenfatik sistem hastalıkları
Hemoglobin ve hematokritte düşüş, trombositopeni(TÖ: trombositopeni ( trombosit-kan pulcuğu- sayısında azalma) / İNG:thrombocytopenia), lökopeni(TÖ: Akyuvar sayısında azalma / İNG:leuc/kopenia)/nötropeni(TÖ: kandaki parçalı hücre sayısında azalma / İNG:neutropenia) ve agranülositoz(TÖ: Agranülositoz, (beyaz kan hücreleri sayısında azalma) / İNG:agranulocytosis) ve pansitopeni(TÖ: Kandaki tüm hücrelerde azalma / İNG:pancytopenia) vakaları çok seyrek bildirilmiştir. Konjenital G-6PDH yetmezliği olan hastalarda, çok seyrek olarak hemolitik anemi(TÖ: Bir tür kansızlık (hemolitik anemi) / İNG:haemolytic anaemia)(TÖ: kansızlık / İNG:anemia) vakaları bildirilmiştir.
Özellikle şiddetli renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) yetmezlik, şiddetli kalp yetmezliği ve renovasküler hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension) olduğunda, kan üresi ve plazma kreatinin(TÖ: Böbrek fonksiyonlarını izlemek için kullanılan bir madde / İNG:creatinine (Cr))inde artış ve tedavinin kesilmesiyle geri
döndürülebilir hiperkalemi oluşabilir. Karaciğer enzimlerinde ve serum bilirubinde artış nadiren bildirilmiştir.
Randomize EUROPA çalışmasında sadece ciddi advers etkiler toplanmıştır. Ciddi advers etki görülen hasta sayısı azdır: 6122 perindopril hastasının 16’sı (%0.3) ve 6107 plasebo hastasının 12’si (%0.2). Perindopril ile tedavi edilen hastaların 6’sında hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension), 3’ünde anjiyoödem ve İ’inde ani kalp durması görülmüştür. Öksürük, hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) ve diğer intolerans(TÖ: ilacın etkisine dayanıksızlık, tahammülsüzlük / İNG:intolerance) nedenlerine bağlı olarak, perindopril grubunda plasebo grubuna göre daha fazla hasta tedaviyi bırakmıştır. ( %6.0 (n=366)’ya karşılık % 2.1 (n=129).
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Aşırı doz durumunda en muhtemel advers olay bazen bulantı, kusma, kramplar, başdönmesi, uyuklama, zihin karışıklığı, anüri(TÖ: İdrar yokluğu / İNG:anuria)’ye ilerleyebilen oligüri (hipovolemi’den dolayı) nin eşlik ettiği hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension)dur. Tuz ve su dengesizlikleri (düşük sodyum düzeyleri, düşük potasyum düzeyleri) oluşabilir.
Alınacak ilk önlemler, gastrik(TÖ: mideye ait, midede bulunan / İNG:gastric) lavaj ve/veya aktik kömür ile ilacın atılmasıdır, sonra hastanede sıvı ve elektrolit dengesinin normale dönmesi sağlanmalıdır.
Eğer belirgin hipotansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: düşük tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypotension) oluşursa, başı biraz aşağıda olacak şekilde sırtüstü yatırılmalıdır. Eğer gerekli ise, izotonik tuz çözeltisinin intravenöz(TÖ: toplardamar (ven) içi / İNG:intravenous) infüzyonu verilmelidir. Perindopril’in aktif form(TÖ: biçim, şekil / İNG:form)u perindoprilat diyalize edilebilir (Bknz. Farmakokinetik özellikler)
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik(TÖ: tedavi edici / İNG:therapeutic) grup : ADE inhibitörleri
Perindopril, anjiyotensin I’i, bir vazokonstriktör olan anjiyotensin II’ye dönüştüren anjiyotensin dönüştürücü enzimin bir inhibitörüdür (ADE inhibitörü). Ayrıca, adrenal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal)(TÖ: böbreküstü / İNG:adrenal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal)) korteks ile aldosteron sekresyon(TÖ: salgı / İNG:secretion)unu ve bir vazodilatör(TÖ: Damar gevşetici, damar genişletici / İNG:vasodilator) olan bradikinin’in inaktif(TÖ: etkisiz / İNG:inactive) heptapeptidlere yıkılmasını stimüle eder. Bu nedenle:
- Aldosteron sekresyon(TÖ: salgı / İNG:secretion)unu azaltır,
-Aldosterondan kaynaklanan negatif feedback’in olmaması nedeniyle plazma renin aktivite(TÖ: etkinlik / İNG:activity)sini artırır,
- Kas ve böbrek üzerindeki seçici aktivite(TÖ: etkinlik / İNG:activity)yle total perifer(TÖ: Merkezden uzak / İNG:periphery)ik direnci azaltır, bu kronik(TÖ: Süregelen, uzun süren / İNG:chronic) tedavi sırasında su ve sodyum tutmaya veya refleks taşikardi(TÖ: kalp atımının hızlanması / İNG:tachycardia)ye yol açmayan bir azalmadır. Perindopril renin konsantrasyonları düşük veya normal hastalarda antihipertansif(TÖ: Tansiyonu, kan basıncını düşüren / İNG:antihypertensive) bir aktivite(TÖ: etkinlik / İNG:activity) gösterir.
Perindopril aktif metaboliti olan perindoprilat aracılığıyla etki gösterir, diğer metabolitleri inaktif(TÖ: etkisiz / İNG:inactive)tir.
Antihipertansif aktivite(TÖ: etkinlik / İNG:activity)nin özellikleri
Perindopril hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension)un tüm derecelerinde etkilidir: hafif, orta, şiddetli. Hem yatar pozisyonda hem de ayakta sistolik ve diyastolik arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery)yal basıncında bir azalma gözlenmektedir.
Antihipertansif aktivite(TÖ: etkinlik / İNG:activity), tek dozdan sonra 4 ile 6 saat sonra maksimum(TÖ: en yüksek / İNG:maximum) düzeye çıkar ve 24 saat boyunca sürer.
24. saatte ADE’nin rezidüel blokajı yüksek bir düzeyde, yaklaşık % 80’dir.
Yanıt veren hastalarda, normal kan basıncına 1 ay sonra ulaşılır ve taşiflaksis olmaksızın sürdürülür.
Tedavinin kesilmesi hipertansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension)(TÖ: yüksek tansiyon(TÖ: Tansiyon, kan basıncı / İNG:tension) / İNG:hypertension)da rebound etkisine yol açmaz.
Perindopril vazodilatör(TÖ: Damar gevşetici, damar genişletici / İNG:vasodilator) özellikler gösterir ve ana arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery)yal damarların elastik özelliklerini düzeltir, rezistans(TÖ: direnç / İNG:resistance) arter(TÖ: arter (atardamar) / İNG:artery)lerde histomorfometrik değişiklikleri düzeltir, sol ventrikül hipertrofi(TÖ: Vücudun herhangi bir bölümünün büyümesi / İNG:Hypertrophia)nde azalma gösterir.
Eğer gerekliyse, tiazid diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic)lerin eklenmesi aditif(TÖ: ek / İNG:additive) sinerjiye yol açar.
Bir ADE inhibitör ile tiazid diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) kombinasyon(TÖ: birlikte kullanım / İNG:combination)u, sadece diüretik(TÖ: idrar söktürücü / İNG:diüretic) olduğundunda eşlik eden hipokalemi(TÖ: kan potasyum düzeyinin normalin altına düşmesi / İNG:hypokalemia) riskini azaltır.
5.2. Farmakokinetik özellikler Genel özellikler
Perindopril, oral(TÖ: ağızdan, ağız yoluyla / İNG:oral) yoldan hızla emilir. Emilen miktar uygulanan dozun % 65 -70’dir. Perindopril hidrolize olarak bir spesifik(TÖ: Özgül / İNG:specific) ADE inhibitörü olan perindoprilata dönüşür. Oluşan perindoprilat miktarı alınan gıda ile değişir. Perindoprilat’ın pik plazma konsantrasyonuna 3 -4 saat içinde ulaşılır.
Plazma proteinlerine bağlanma % 30’dan azdır ve konsantrasyona bağımlıdır. Biyotransform(TÖ: biçim, şekil / İNG:form)asyon:
Aktif perindoprilata ek olarak, perindoprilin hiçbiri aktif olmayan beş metaboliti vardır. Perindoprilatın doruk plazma konsantrasyonuna 3-4 saatte ulaşılmaktadır.
Günlük tek doz olarak tekrarlanan perindopril uygulama sonrası kararlı duruma ortalama 4 gün içinde ulaşılır. Perindoprilat’ın etkili eliminasyon(TÖ: vücuttan uzaklaştırılma / İNG:elimination) yarılanma ömrü yaklaşık 24 saattir.
Konjestif kalp yetersizliği olan hastalarda perindoprilat klerensi azalmaktadır.
Perindopril dozu ve ortaya çıkan plazma konsantrasyonu arasında lineerlik kanıtlanmıştır. Hastalardaki karekteristik özellikler
Yaşlılarda veya böbrek yetmezliği nedeniyle kreatinin(TÖ: Böbrek fonksiyonlarını izlemek için kullanılan bir madde / İNG:creatinine (Cr)) klerensi 60 ml/dak.’nın altında olan hastalarda perindoprilat plazma konsantrasyonları anlamlı ölçüde yüksektir. Kalp yetmezliği olan hastalarda eliminasyon(TÖ: vücuttan uzaklaştırılma / İNG:elimination) da yavaşlar.
Perindopril’in diyaliz klerensi 70 ml/dak.’dır.
Sirozlu hastalarda perindopril’in kinetiği değişir: ana molekülün hepatik klerensi yarıya düşer. Bununla birlikte, oluşan perindoprilat miktarı düşmez bu yüzden doz ayarlanması gerekli değildir.
ADE inhibitörleri plasentaya geçer.
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Kronik oral(TÖ: ağızdan, ağız yoluyla / İNG:oral) toksik(TÖ: Toksik, zehirli / İNG:toxic)oloji çalışmalarında (sıçan ve maymunlarda) hedef organ olan böbrekte geri döndürülebilir hasar gözlenmiştir.
İn vitro ve in vivo(TÖ: canlı varlıkta, vücutta / İNG:in vivo) çalışmalarda mutajenisite gözlenmemiştir.
Üreme toksik(TÖ: Toksik, zehirli / İNG:toxic)oloji çalışmalarında (sıçan, fare, tavşan ve maymunlarda) embriyotoksisite(TÖ: zehirli (toksik) olma durumu / İNG:toxicity) veya teratojenisite belirtisi gözlenmemiştir. Ancak, sınıf olarak anjiyotensin dönüştürücü enzimleri
kemirgenler ve tavşanlarda, geç fetal(TÖ: cenine ait / İNG:fetal) gelişme üzerine advers etki uygulayarak, fetal(TÖ: cenine ait / İNG:fetal) ölüme ve konjenital(TÖ: Doğumsal, doğuştan / İNG:congenital) etkilere yol açmıştır; renal(TÖ: böbreğe ilişkin / İNG:renal) lezyon(TÖ: bozukluk, hasar / İNG:lesion)lar ve peri ile post natal mortalitede artış gözlenmiştir.
Sıçan ve farelerde yapılan uzun dönem çalışmalarda karsinojenesite gözlenmemiştir.
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Mikrokristalin selüloz (PH 112)
Kolloidal silikon dioksit Magnezyum stearat
Bugüne kadar belirlenmiş herhangi bir geçimsizliği bulunmamaktadır.
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
25 °C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
30 tablet içeren Al / Al folyo blister ve karton kutu ambalaj
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelik”lerine uygun olarak imha edilmelidir.
Adı : SANOVEL İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.
Adresi : Büyükdere Cad. 34398 Maslak – İstanbul
9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ
İlk ruhsat tarihi: 18.12.2009 Ruhsat yenileme tarihi: -
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ