Bir sabah bir çeşit güvercin fırtınasıydı sur önünde Gözleri burçlara. Bayrak tebdiline dikilmiş bir kartalın. Buyruğundan hızlanarak. Bir kartaldı gözünü burçlara dikmiş. Döşü surları geriletmiş.Durur güvercinlerin en önünde

seen from Vietnam

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Russia
seen from France
seen from China
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States
seen from Philippines

seen from United States
seen from China

seen from India
seen from Japan
seen from France

seen from United States
seen from United States
seen from Germany
Bir sabah bir çeşit güvercin fırtınasıydı sur önünde Gözleri burçlara. Bayrak tebdiline dikilmiş bir kartalın. Buyruğundan hızlanarak. Bir kartaldı gözünü burçlara dikmiş. Döşü surları geriletmiş.Durur güvercinlerin en önünde
......
Şimdi birşeysin benim için...Varsın.
Fakat bocalıyordum.
Gizlice düşündüğüm, farkedilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiç bir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum.
Dedim ya işte, bocalıyorum.
Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?
Yaşamak.
a.c.Zarifoğlu
Dağ köyünde körbağırsak sancısa
konur karnın ağrıyan yanına
alev gibi tuğlalar
Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar
İsterler
Susarlar
Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi
Ev meslek iş para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde kasaba ve köylerde
Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu
a.c.Zarifoğlu
Ey berat hanım
Otur şöyle nefes al dinlen Ve anlat ne var ne yok halin nasıl Eğer dersen "vaktim yok dilim yorgun Çamaşır dağ gibi Bulaşık bir ziyafet sonrası kadar çok Ve çocuklar Aç uykulu ve huysuz" O vakit koştur didin işin bitince otur Sonra anlat halin nice keyfin nasıl Ey Berat hanım dersen ki "Bu ne zalim adam Halimi bilmez halden anlamaz Küçük bir şeyi mesele yapar" -Ne büyük yalan- Doğrusu var hakkın N'etsem n'apsam Kollarını bilezik Boynunu kordon Ayağını hal hal donatsam Yine hakkın kalır Bizi hoş görünüz Sabırlı olunuz Çocukları dövmeyiniz Zinhar beddua etmeyiniz Sui zan değil hüsnü zan ediniz Ve acaba ikaz ettik hata mı ettik a.c.Zarifoğlu
Bu adam kitapların uçlarına
Çizilmiş itilmiş resim
Korkmadan yaşar tebessüm gösterir
Ağır başıyla nöbet alır
Dağdan kaçar şehri çevirir
Ve bırakır gönlünü bir tazı sıçramasına
a.c.Zarifoğlu
🪻🥀
İlim diye bağlansa boynun
Secdeye gecikir alnın
Konuşsan dilin uzar
Yalan olur gıybet yürür
Elde asa giydi çarık
De hangi günah beldesinde
Alnını yere koydunsa bile
Acep yakın mısın gaflet misin
Say boynunu vuruyorlar
Zebaniler bir takım
Bir zaman böyle geçti
Geldin sona, tıkandı nefes borun
Bu son güneş bu ilk adım
İkisi de malın hangisi kararın
Bil tefekkür koruna düşsen
Ödün kopmaz zalimden,dersin Allah daim
Elin şakaklarında yangın
öyle fikret çatlasın başın
Doğrul! belin iki kat yüzün solgun
Sarılık değilsin mağlup mu oldun
Toprak yer seni,etini kemiğini
İman ancak, sığmaz ağzına çevirmez dili
Sözde şehvet dilde şehvet
Hani sükut tevazu uzlet
Sen konuş şeytan mütebessim
Nerde korku karar basiret
Her sözün zarara
Emri maruf nehyi münker bir de Allahı anmak müstesna
Her haykıranın takıldın ardına
Eğildin her rüzgarda
İster misin makakam rütbe ölümden sonra
Allahı hakim bil diğerlerin mahkumun-aleyh
Gitti haznedar
Hazine kaldı (biz gibin) sarhoşlara
a.c.Zarifoğlu
nefesini yüzümde tutuyorum
gülüşünü aklımda
morarmış yüzlerini
ısıttım kaç gece_ ısıtıyorum
içimdesin-büyütüyorum seni
Seni yepyeni bir dünya yapıyorum kendime
Tam kralca yaşanacak
Şimdi yoksun üstelik uzaktasın
ellerin yapayalnız biliyorum
gözlerin dalıyor yine
hep benim için olmalı
a.c.Zarifoğlu.
Önümüzde bir çınar yükseliyor
Her gece atlılar geliyor ona
Destan söyleşip gidiyorlar
Esmerlikleri
Tutuşup kuruyan dudakları kalıyor sabaha
Dostum üşüyorum dedin -Üşüme
Korkuyorum -Korkma
Kaçıyorum -Kaçma
Ürperiyorum düşünceden -ürper
A.c.Zarifoğlu