Adele ve Ahmet Kaya
Ahmet Kaya ve Adele’nin şarkısını günlerden beri üst üste dinliyorum. Kaya'nın eskimeyen parçalarından ‘Acılara Tutunmak’ ve Adele’in yeni şarkısı ‘Million years ago’ arasındaki benzerlik gerçekten de şaşırtıcı. Öyle ki ardı ardına dinlediğiniz zaman sanki aynı şarkının bir İngilizce bir de Türkçe versiyonunu dinliyormuş gibi oluyorsunuz.
***
İtiraf edin, eğer bu esinlenme gerçek olsaydı, Adele’in bir Türk sanatçısından etkilenerek beste yapmış olması hepimizi gururlandıracaktı; Belki de bu yüzden şarkının çalıntı olmasını pek bir istedik. Fakat durum pek öyle değil.Yani şarkı bence kesinlikle çalıntı değil. Nereden mi bu kadar eminim oldum? Salı akşamı tam da bu konuyu düşünürken tamamen tesadüf eseri durumu fark ettim. Televizyon karşısında meyve çayımı hazırlamış, çok severek izlediğim ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ adlı dizimi açtım. Dizi ismini jenerik şarkısından alıyor. Şarkı çalmaya başladı, bir ara nakarat müziğinde ben ‘dalgalandım da duruldum’ adlı parçanın sözlerini söylemeye başlamayayım mı. Meğer iki şarkı ne çok benziyormuş birbirine. Bir yanda bir Sinop Türküsü, diğer yanda Dalgalandım da duruldum. Birini diğerinin sözleri ile söylemek neredeyse mümkün, hele nakaratında. İsterseniz Youtube’dan açıp deneyin.
Edho’da Bir Hüzün Denizi
Raci Şaşmaz’ın dizisi Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz, geçen bölümde özel izinle Bakırköy ceza evine girerek Deniz Seki’nin koğuşunda çekim yaptı. Hatırladığım kadarıyla Türk televizyonlarında ilk kez böyle bir şey oluyor. Yani öyle bir his ki arkadaşlar, bir an için dizi ile gerçek hayat birbirine karıştı, tüm izleyiciler o koğuşa girdik ve sevilen şarkıcıyı ziyaret ettik sanki. Deniz Seki’nin o ilk bakışındaki hüzün izleyenlerin yüreklerine işledi. Çekimlerde Seki’nin ceza evindeki bir günü doğal haliyle yansıtılmış. O ne kasvet Yarabbim, Allah kimseyi oraya düşürmesin, umuyorum ki bir an önce kurtulur Seki.
***
Öte yandan uzun zamandır ilk kez yerli bir dizi izleyicileri ile samimi bir bağ kurabildi.(Yabancı dizilerdeki en güzel örneği Modern Family’dir). Bir zamanlar ‘İkinci Bahar’, ‘Çemberimde Gül Oya’ ve ‘Yaprak Dökümü’nü izlerken hissettiğimiz samimiyeti bulduk bu dizide. Her karakterin siyahı ve beyazı var. Çakırbeyli ailesindeki herkesin ayrı ayrı iyi ve kötü yanlarını bir bir görüyor ama yine de kızamıyorsunuz. Kötü-iyi adam sevmeyi öğrendik bu dizide. Çakırbeylilerin birbirine olan bağı, tartışmalarındaki doğallıkları bize kendilerini daha da yakınlaştırdı. Baş mafya Ünal Bey’in espirili halleri bile adama daha anlayışla yaklaşmamızı sağladı. Bu gidişle Edho daha uzun yıllar sürecek gibi duruyor.










