Ben seni beklerken sen başka masalara oturdun
seen from China

seen from United States

seen from Norway

seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from Russia

seen from United States
seen from Brazil

seen from United States
seen from United States

seen from Russia
seen from Kyrgyzstan

seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from China
Ben seni beklerken sen başka masalara oturdun
bütün kırıklarımın toplamı: ben!
Devasın bana canımın içi
Anne ben göbek bağından değil de bir uçurumun kökünden mi beslendim?
Ben kimsenin eksik enerjisini tamamlayamam artık.
bazı günler kendimi ince bir camın arkasında gibi hissediyorum. her şey çok yakın, ama hiçbir şey bana değmiyor! ben onların içine sığmıyorum, onlar da bana. son zamanlarda kendimi bir cümlenin ortasında unutulmuş gibi yakalıyorum. başlamış ama bitmemiş, anlamı yarım kalmış. belki de hayatım hiçbir zaman tam bir cümle olmadı sadece birbirine eklenmiş, bağlaçlarla zor tutulan parçalar.
ve yine de devam ediyorum. çünkü durmak da bir cevap değil. hızımı kaybettim ama yönümü hâlâ arayan bir şeye döndüm. büyümek dediğim şey de giderek daha tuhaf bir şeye dönüşüyor. bir varış değil, bir eksilme gibi. bazı parçalarım geride kalıyor ve kimse onları kayıp saymıyor.
ama yine de, bütün bu dağınıklığın içinde küçük bir şey var: tamamen yok olmadım!
sadece ben. arada. bir yerlerde. hâlâ!
O an, biraz daha uzaklaştım kendimden, dünyadan. Uzaya fırlatılan köpek gibi. Denizin dibindeki dalgacı gibi. Bir ölü kadar uzaklaştım hayattan.
dönüp dolaşıp aynı yerden vuruyorsun ve beni karşına alıyorsun!