günlerce kendi kendime mırıldanıyorum
y a z a m ı y o r u m.*
Monterey Bay Aquarium
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
🩵 avery cochrane 🩵
cherry valley forever

❣ Chile in a Photography ❣
untitled
Show & Tell

Love Begins
No title available

Andulka
taylor price
todays bird
Today's Document
official daine visual archive
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Kiana Khansmith
d e v o n

ellievsbear
The Stonewall Inn
Sade Olutola

seen from Brazil

seen from Thailand

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Iraq
seen from Brazil
seen from United States

seen from Iraq

seen from Türkiye

seen from South Africa
seen from United States

seen from Jamaica
@ahvec
günlerce kendi kendime mırıldanıyorum
y a z a m ı y o r u m.*
içim seviniyor gene bu kaçıncı sevgi, sevgi mi
sevinç mi artık sözcüklere inanmıyorum. sözcükler yanıltıyor beni. ağzım kafamdan ırak. neye yakın ağzım?
ninni gibi, böyle dinle. herkes uyuyor. ben de uyuyorum, de. ışığı kapa da ben seni uyutayım.*
birisi demişti ki; daha gidecek çok yol var, bu sıkışmışlığın niye.
d a h a g i d e c e k ç o k y o l v a r.
bazı yolların, varış değil sadece daha çok kendinle çarpışma olduğunu da
ş i m d i d e n b i l z e y n e p !
Anne ben göbek bağından değil de bir uçurumun kökünden mi beslendim?
toprağa değil, zamana gömdüm bazı şeyleri. çıkar gelir sanıyordum; hiçbir şey dönmedi.
geriye, birkaç küllük dağınıklığı.
eğer arkadaşının birisi ölürse, annesi, babası ölürse kardeşi ölürse, komşusu ölürse ve bakkalı ölürse, öğretmeni ölürse, sevgilisi ölürse hatta kedisi köpeği ölürse, birileri ölürse arkadaşının, çünkü o onları eğer seviyorsa, bitkisi ölürse, balığı, muhabbet kuşu ölürse, atı ölürse ve dedesi ve fili de ölürse, arkadaşının teyzesi ölürse, halası, dayısı, amcası, kuzeni yeğeni ölürse, birileri mutlaka ölürse arkadaşının, belki sevmiyorsa da öyle ölürse, arkadaşının uzaktan bir tanıdığı ölürse, arkadaşının çocuğu ölürse, çünkü çocuklar da ölebilir bunda bir şey yoksa, yakından bir tanıdığı eğer arkadaşının ölürse, o zaman birisi ölmüşse arkadaşının yanına gidip dersen ki: arkadaşım, senin bir şeyin öldü. bu yüzden başın sağ olsun, seni oldukça sever ve taziyelerimi iletmek isterim, iyi olmanı dilerim, her şey geçer, mekanı cennet olsun, toprağı bol olsun, allah günahlarını affetsin, sen canını sıkma, üzülmeni anlıyorum, doğrusu, ne kadar iyi birisi idi o ölen, çok severdim onu, hiç unutmayacağız, hep hatırlayacağız, mezarına da bile gideriz, nasılsın, dersek ve sıkı sıkı sarılabilirsek.
arkadaşımızın ama kendisi ölürse kimseye gidemiyormuşuz. durup durup. bir ağaca mı belki, sarılmaya. koşmak isteği. saatte çok kilometre hızla.
salak!
salak!
şimdi kime başın sağolsun diyeceğim. ciddi soruyorum lan. başın sağolsun tam olarak ne demek ve işlevi nedir. yeni transferleri duydunuz mu teyzecim. ilk kez arkadaşım ölüyor çok heyecanlıyım. elime yüzüme bulaştırıyorum her şeyi. gidip gidip bir ağaca sarılsam, insan olsa canı acır.
eğer arkadaşının birisi ölürse.
eğer arkadaşının birisi ölürse.
düşüncelerimi başımda taşımayacağım. onları perdelerin arasına sıkıştıracağım, biraz güneş yesinler, biraz solsunlar.
En sonunda bu evde kapı, pencere bırakmayacağım. O zaman anlayacaksınız.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. öyle yoruldum ki, yoruldum dünyayı tanımaktan. saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda. acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman, acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. ve şimdi, birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim.*
bunaldım, bunalmaya devam ediyorum ve sanırım küfür doldum.
omurgamdan sökülüyor bütün çocukluğum!*
bazı günler kendimi ince bir camın arkasında gibi hissediyorum. her şey çok yakın, ama hiçbir şey bana değmiyor! ben onların içine sığmıyorum, onlar da bana. son zamanlarda kendimi bir cümlenin ortasında unutulmuş gibi yakalıyorum. başlamış ama bitmemiş, anlamı yarım kalmış. belki de hayatım hiçbir zaman tam bir cümle olmadı sadece birbirine eklenmiş, bağlaçlarla zor tutulan parçalar.
ve yine de devam ediyorum. çünkü durmak da bir cevap değil. hızımı kaybettim ama yönümü hâlâ arayan bir şeye döndüm. büyümek dediğim şey de giderek daha tuhaf bir şeye dönüşüyor. bir varış değil, bir eksilme gibi. bazı parçalarım geride kalıyor ve kimse onları kayıp saymıyor.
ama yine de, bütün bu dağınıklığın içinde küçük bir şey var: tamamen yok olmadım!
sadece ben. arada. bir yerlerde. hâlâ!
hey. ben kendime geri dönmek istiyorum. yolu tarif edebilir misin?
artık hangi benle yaşadığımı bile karıştırıyorum; içimde aynı bedende birbirine yabancı birkaç hayat gibi duruyor her şey.
dunyada cocuklara bayram armagan eden tek liderin evlatlariyiz seni cok seviyoruz atam🖤
ne kattınız ki ne eksilteceksiniz