birisi demişti ki; daha gidecek çok yol var, bu sıkışmışlığın niye.
d a h a g i d e c e k ç o k y o l v a r.
bazı yolların, varış değil sadece daha çok kendinle çarpışma olduğunu da
ş i m d i d e n b i l z e y n e p !

Origami Around
trying on a metaphor
Sade Olutola
Alisa U Zemlji Chuda
Cosmic Funnies

⁂

❣ Chile in a Photography ❣
sheepfilms
Cosimo Galluzzi
Show & Tell
DEAR READER
Claire Keane

Love Begins

pixel skylines

★
Lint Roller? I Barely Know Her

No title available
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
No title available
todays bird
seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Singapore

seen from Japan
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from France

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Italy
seen from United States

seen from United States
@ahvec
birisi demişti ki; daha gidecek çok yol var, bu sıkışmışlığın niye.
d a h a g i d e c e k ç o k y o l v a r.
bazı yolların, varış değil sadece daha çok kendinle çarpışma olduğunu da
ş i m d i d e n b i l z e y n e p !
insan dediğin, doğum tarihiyle ölüm tarihi arasındaki tire kadar!
Anne ben göbek bağından değil de bir uçurumun kökünden mi beslendim?
toprağa değil, zamana gömdüm bazı şeyleri. çıkar gelir sanıyordum; hiçbir şey dönmedi.
geriye, birkaç küllük dağınıklığı.
eğer arkadaşının birisi ölürse, annesi, babası ölürse kardeşi ölürse, komşusu ölürse ve bakkalı ölürse, öğretmeni ölürse, sevgilisi ölürse hatta kedisi köpeği ölürse, birileri ölürse arkadaşının, çünkü o onları eğer seviyorsa, bitkisi ölürse, balığı, muhabbet kuşu ölürse, atı ölürse ve dedesi ve fili de ölürse, arkadaşının teyzesi ölürse, halası, dayısı, amcası, kuzeni yeğeni ölürse, birileri mutlaka ölürse arkadaşının, belki sevmiyorsa da öyle ölürse, arkadaşının uzaktan bir tanıdığı ölürse, arkadaşının çocuğu ölürse, çünkü çocuklar da ölebilir bunda bir şey yoksa, yakından bir tanıdığı eğer arkadaşının ölürse, o zaman birisi ölmüşse arkadaşının yanına gidip dersen ki: arkadaşım, senin bir şeyin öldü. bu yüzden başın sağ olsun, seni oldukça sever ve taziyelerimi iletmek isterim, iyi olmanı dilerim, her şey geçer, mekanı cennet olsun, toprağı bol olsun, allah günahlarını affetsin, sen canını sıkma, üzülmeni anlıyorum, doğrusu, ne kadar iyi birisi idi o ölen, çok severdim onu, hiç unutmayacağız, hep hatırlayacağız, mezarına da bile gideriz, nasılsın, dersek ve sıkı sıkı sarılabilirsek.
arkadaşımızın ama kendisi ölürse kimseye gidemiyormuşuz. durup durup. bir ağaca mı belki, sarılmaya. koşmak isteği. saatte çok kilometre hızla.
salak!
salak!
şimdi kime başın sağolsun diyeceğim. ciddi soruyorum lan. başın sağolsun tam olarak ne demek ve işlevi nedir. yeni transferleri duydunuz mu teyzecim. ilk kez arkadaşım ölüyor çok heyecanlıyım. elime yüzüme bulaştırıyorum her şeyi. gidip gidip bir ağaca sarılsam, insan olsa canı acır.
eğer arkadaşının birisi ölürse.
eğer arkadaşının birisi ölürse.
düşüncelerimi başımda taşımayacağım. onları perdelerin arasına sıkıştıracağım, biraz güneş yesinler, biraz solsunlar.
En sonunda bu evde kapı, pencere bırakmayacağım. O zaman anlayacaksınız.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. öyle yoruldum ki, yoruldum dünyayı tanımaktan. saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda. acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman, acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. ve şimdi, birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim.*
bunaldım, bunalmaya devam ediyorum ve sanırım küfür doldum.
omurgamdan sökülüyor bütün çocukluğum!*
bazı günler kendimi ince bir camın arkasında gibi hissediyorum. her şey çok yakın, ama hiçbir şey bana değmiyor! ben onların içine sığmıyorum, onlar da bana. son zamanlarda kendimi bir cümlenin ortasında unutulmuş gibi yakalıyorum. başlamış ama bitmemiş, anlamı yarım kalmış. belki de hayatım hiçbir zaman tam bir cümle olmadı sadece birbirine eklenmiş, bağlaçlarla zor tutulan parçalar.
ve yine de devam ediyorum. çünkü durmak da bir cevap değil. hızımı kaybettim ama yönümü hâlâ arayan bir şeye döndüm. büyümek dediğim şey de giderek daha tuhaf bir şeye dönüşüyor. bir varış değil, bir eksilme gibi. bazı parçalarım geride kalıyor ve kimse onları kayıp saymıyor.
ama yine de, bütün bu dağınıklığın içinde küçük bir şey var: tamamen yok olmadım!
sadece ben. arada. bir yerlerde. hâlâ!
hey. ben kendime geri dönmek istiyorum. yolu tarif edebilir misin?
artık hangi benle yaşadığımı bile karıştırıyorum; içimde aynı bedende birbirine yabancı birkaç hayat gibi duruyor her şey.
dunyada cocuklara bayram armagan eden tek liderin evlatlariyiz seni cok seviyoruz atam🖤
ne kattınız ki ne eksilteceksiniz
biriciğim benim. :)
seni kaybetmek içimde kapanmayı bilmeyen bir boşluk açtı, sanki bir yerim hep eksik kalacak artık. hatıraların en sessiz anlarda bile yanıma oturuyor. seni sevmiş olmak başlı başına bir ömür gibi ve seninle geçen her an içimde sakladığım en güzel yer oldu. varlığına bu kadar alışmışken yokluğun bir ağırlık gibi çöktü içime, nefes alırken bile eksildiğimi hissediyorum. yine de artık acı çekmeyecek olman ince bir teselli, kendime tutunduğum küçük bir ışık. keşke dünya sana daha nazik davransaydı, keşke her şey senin için başka türlü yazılsaydı. ama ben seni her şeyimle sevdim, her anımı seninle paylaşırken gerçekten mutluydum. umarım sen de hissettin bunu, umarım sana da iyi geldim. şimdi yokluğunla yaşamayı öğreniyorum, ama sen hep benimle kalacaksın. seni çok özleyeceğim, biriciğim. üstünü örten her şey yumuşak olsun, benim dokunamadığım yerde toprak incitmesin seni.
çok çok özleyeceğiz seni pembe burun, hayatımıza kattığın sevgi için teşekkür ederiz umarım huzurla uyursun meleğim.