Göğüs kafesimi sıkıp kalbimi patlatacakmışçasına acıtan bi korku bu. Ellerim buz gibi terliyor, ve nefesim kesik kesik çıkıyor burun deliklerimden. Havada yoğun bir nem bulutu oluşturabildiğime eminim. Gözlerim yaşlarla dolduğu için yüzünü seçemiyorum. Islanan kirpiklerim, silsem de kurumuyorlar. Ellerim terliyor. Titriyorum. Terliyorum. Ellerim… sesim boğazımda düğümlü, konuşamayacağım ama yutamıyorum da söyleyeceklerimi. Kendime hakim olmak için dilimi ısırıyorum, kanıyor. Tüm ağzımın içine yayılan kan hücreleri, alyuvarlar. Kan hücreleri damarlarımızda bir nehir gibi dolaşarak vücuttaki tüm hücrelere besin ve oksijen taşırlar. Beynimdeki nöronlara, karaciğerimdeki, akciğerlerimdeki, kalbimdeki, ellerimdeki her bir hücreye, saniyede bilmemkaç milyon tanesi hareket ediyor. Kanı kalbim pompalıyor, tüm vücuduma dağıtıyor. Üşümemeye çalışıyorum. Dediklerini duymuyorum. Duymamı sağlayan organımda da alyuvarlar var. Onlar her yerdeler. Tüm vücudumda. Sıktığın kolumda alyuvar birikiyor, farkında mısın? Canım yanıyor! Alyuvarlar her yerdeler. Burada olmamayı dilerdim. Bağırmayı kesersen anlaşabiliriz diye umuyordum ama sesim çıkmıyor. Titriyorum. Ellerim… ellerim buz gibi terliyor. Nefesim daha kesik. Nefesim… nefes almıyor muyum? Kolum acıyor. Yüzünü seçemiyorum. Yüzün yok oluyor. Dağılıp kaybolan yapboz parçaları gibi görünüyorsun. Böyle bi korku filmi çekilebilirdi. Yapboz Adam.
Kolum gevşiyor. Parmaklarını gömüp izini bıraktığın yerde derim yumuşuyor. Alyuvarlar hareket ediyor yeniden, kan yeniden kolumdan geçiyor. Nehir gibi, damarlardan akışını canlandırıyorum gözümde. Sesini duymuyorum artık. Evet. Hayır, zaten susmuşsun. Bitti. Bitti. Titremeyi kesiyorum. Alyuvarlar kalbimde, beynimde, bakmaya çalıştığın gözlerimin içinde, seni duymaya çalışan kulaklarımda, sigara dumanını fütursuzca doldurduğum kirli ciğerimde. Sen gibi. Her yerde.