
seen from Pakistan

seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Azerbaijan
seen from Peru
seen from China
seen from United States

seen from Germany
seen from Germany
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from Germany
Ben çok güzel kaçarım biliyor musun?
Tuhaf olan ne biliyor musun? Ben sana ikazda bulunuyorum. Sen bunu görüyor, devam ediyorsun. Bizi değersizleştiren sensin ben değilim.
Ne kadar ağladıysam saçlarım da o kadar ağladı. Ne kadar yıprandıysam saçlarım da o denli yıprandı. Ve kızlar birden saçlarından vazgeçer, öyle aniden.
Kalbi kendisi gibi küçücük ama herkesi içine alabilecek kadar büyük yüreği varmış küçük kızın bu kızı zaman büyütmüş; Yüzüne yüzüne sert savurgan rüzgarlarıyla, yakıcı bir güneşle, özgürce dalgalanan bir dalgayla, şiddetli yağan yağmurun altında bağıra çağıra gülen başına buyruk, savrulgan, ben hallederim, özgür, deli gibi dans eden, şarkılar söyleyen, hıçkıra hıçkıra korkusuzca ağlayan, sesi kötü mü diye düşünmeden şarkılar söyleyen bir kadına dönüştürmüş öyle güzel olmuş ki bu kadın her anını aynalarla bir satır yazılarıyla geçirmiş.
Bir kafes düşünün içinde sizin olduğunuz.
Ben senin dağında açacak bir çiçektim.
Ben affedemiyorum anne. Affedemiyorum ne kendimi ne diğerlerini çok kızgınım dünyaya sana herkese. Anne, boğuluyor gibiyim elimi tut. Anne, gözlerim doluyor silsene? Anne, ben çok ketumum duvar gibi yıkılmaz bir duvar. O duvarı sen bile kıramıyorsun başkası nasıl kırsın? Anne, okşasana saçımı geçer belki geçer değil mi anne?