Bir yolculuk hayal ediyorum, içinde sen, belki de ben.. ama senin kesinlikle olduğun, uzun bir yolculuk.. n'apıyor olurdun acaba? Kitap mı okur, doğa'yı mı seyreder yoksa müzik dinleyip hayallere mi dalardın? Belki, belki de bambaşka, benim aklıma gelemeyen güzel şeyler ile doldururdun saatini.. bilmek isterdim. Seni, senliği ve seninle olmayı tatmak isterdim bilinmezim..
Olsaydın, anlatmak isterdim sana bunu bilinmezliğim.. dün bir anonimin yazdığı cümleleri düşünerek geçirdim tüm gecemi.. ay'a baktım, düşündüm. Tekrar okudum, düşündüm. Keşke olsaydın, sorabilseydim sana.. sana sorumluluk yüklediğimi, omuzlarına ağır gelen hayaller edip etmediğimi tarttım kendi içimde.. ardından bir söz'e rast geldim, şuan tam hatırlayamadım ama şöyle diyor du 'hayal etmeyi veren Allah, hayali yaşamayı da verir elbet'.. geldiğinde, yük olduğum an, alırım tüm yükümü ve yükünü senden.. çünkü ben, sen gelmeden çok sevdim seni. Kalbimin sevgisi, hasreti, umudu, inancı sana güç olsun diye yazdım bunca cümleleri.. olur da gelirsen, düşersen bir yerde, sana yıllarca, yıllanmamış cümlelerim ile yağmur olup yeşertmek için parçalanmış kalbini çok yazdım.
Ben sana yük değil, yolculuğunun yoldaşı, derdinin ortağı, hayallerinin kırıntısı, umutlarının tutunağı, inancının kaynağı olmak istiyorum bilinmezim.. gelmesen de bu böyle.