Zeynep ve Kerem el ele sahilde ilerlerler. Ayakları çıplaktır ve her adımlarında geride ayak izi bırakıyorlardır. Bir yandan gülüşüp sohbet ederlerken, Zeynep'te arada kuma eğilip sevdiği deniz kabuklarını toplar. Zeynep yine bir kabuk alacak diye eğildiğinde Kerem'in elini bırakır. Kerem de ilerlemeye devam eder Zeynep'i beklemeyip. Zeynep'te Kerem'in arkasından eğilir ve yerden bir avuç dolusu kum alır ve Kerem'e fırlatır. Kerem arkasını döndüğünde Zeynep'in gülerek ona baktığını görür. Kerem de kaşını kaldırır ve yamuk bir sırıtışla "Banaa?" diye bağırır. Zeynep'te "Oh olsun, bekleseydin beni sen de" der gülerek. Kerem de "Hem de oh olsun" der ve Zeynep'e doğru koşar. Zeynep kaçmaya çalışırken kumların ortasına düşer. Kerem Zeynep'in yanına eğilir ve gözlerine bakarak dudaklarına yaklaşır. Sonraa bir anda Kerem Zeynep'i kucağına alır ve Zeynep'in çığlıkları ve gülüşmeleri eşliğinde denize doğru koşmaya başlar. Denizin ortasına geldiğinde de Zeynep'i denizin ortasına atar. "Bir Kerem Sayer, intikamını her zaman alır güzelim" der ve göz kırpar. Zeynep'te Kerem'e yaklaşıır yaklaşıır. Kerem Zeynep daha kötü bir tepki vermediği için şaşkındır. Sadece Zeynep'e bakar. Zeynep yaklaşmaya devam eder ve tam öpecekken Kerem'in suratına su atar. "Bir Zeynep Yılmaz da her zaman karşılığını verir" der gülerek.