Yorgunum. Neden mi? Bilmiyorum.
Belki yaşadıklarımdandır. Belki bildiklerim ve bilmediklerimle dolu geçmişimdendir. Belki de bir boşluk içerisinde olmamdır yorgunluğumun sebebi. Hiçbir şeyin belirli olmaması yorgun düşürmüştür belki bedenimi.
Belki de yorgun olan bedenim değil ruhumdur..
Hissizleştim. Artık odanın boş duvarlarına bakınca düşüncelere dalamıyorum, ağlayamıyorum sessizce. Aynadan bakınca kendime bir boşluk görüyorum, sanki ruhum bedenimde değilmiş gibi. Eskiden aynaya bakınca onca yaşanan şeyden sonra, hala dik durmuş bedenime bakıp gülümseyebiliyordum. Gözlerimin yansımasına bakıp, yaşadığımı farkedebiliyordum. Boş odanın duvarlarından kendime seslenebiliyor, içimdekiyle konuşabiliyordum.
Ama şimdi hiçbir çağrıma cevap vermiyor içimdeki. Seslenişlerimi cevapsız bırakıyor, yalnızlığımı daha da yüzüme vuruyor. Sesim duvardaki yankılardan öteye gidemiyor, ulaşamıyor içimdeki çocuğa.
Olmuyor. Ne yaparsam yapayım, bir damla yaş düşmüyor gözlerimden. Oysa eskiden çok çabalardım dindirmek için. Hıçkırıklarımı kimseye duyurmamak için yastığa gömerdim yüzümü. Geçmişi unutmak için gecelerce dua ederdim.
Şimdi geçmişi hatırlamak bile acıtamıyor canımı,ufak bir sızı bile olmuyor kalbimde. Yanmıyor gözlerim, dolmuyor gözyaşlarıyla.
Evet hala uyuyamıyorum geceleri, hala kıvranıyorum yatakta. Ama eskisi gibi ağlayarak da olsa, uyuyamıyorum. İçimdeki uykularımı da almış benden.
Kabuslarımın peşimi bırakamasını isterken, şimdi ben kabuslarımın peşindeyim. Çünkü en büyük kabusu uyanık kalarak yaşıyorum.
Sessiz odada, duvardaki saatin sesi canımı o kadar acıtıyor, zamanın beni bu sessizlikten kurtaramaması ümitlerimi o kadar hızlı tüketiyor ki.
Tükendim. Bittim. Odaya girmeye çalışan güneşin, odaya girmesi için perdeyi açacak kadar gücüm yok artık. Geceleri karanlıkta kalmama rağmen açamıyorum ışığı. Oysa ben korkardım karanlıktan. En büyük kabuslarımın başrol oyuncusuydu karanlıklar.
Ölmenin beni tüm bunlardan kurtaracağını düşünürdüm. Hayatıma son vermek en kolay yolla kurtuluş olarak görünürdü gözüme. Ama eğer ölünce de şimdiki gibi bolşukta kalacaksam, yapamam. Ölemem. Kurtuluş diye kabuslarıma kucak açamam...
Kendimi hep güzle bir gelecekle ümitlendirdim. Gelecekte geçmişimdeki acılarımı unutturacak mutluluğu yaşarım derdim.
Ama şimdi, zaman kavramını yitirmişken gelecekten bahsetmek imkansız gibi geliyor...
𝖑𝖊𝖞𝖆𝖑♡














