Bosvermisligi yikip gectigim ilk yer odam oluyor artik dayanamiyorum. Bu kadari da fazla degil mi?
Gardolap kullanmak odanin duzeni icin lazim bir hareket. Oysa benimkinin ici uzun zamandir yari bos, esyalar sarpa sarip odanin her yanina dagilmis. Duzene odamdan baslayip karsi koyma hareketine dur diyorum. O giysileri bir bir yerli yerine koyuyorum. Gelen kisin arattigi berelerime de sonunda ulasabilmenin mutlulugunu yasiyorum bir yandan.
Sira masamda. Vize doneminin, calismaya calistigim o sacma sinavlarin enkazi surreal bir calisma gibi yansiyor masamin uzerinden. Halbuki masamda yazmayi adet edinsem o masa her gun cicek olur. Ki kocaman bir calisma masasi tercihim tamamen rahat yazi yazabilmek icin guzel ortam yaratma hayalimden ileri geliyordu. O masada sevmedigim işlerle ugrasa ugrasa oradan da sogumusum, bakinca hemen anlasiliyor. Ingilizce kaynaklar notlar benden uzakta bir yana, ders notlari daha kuytu bir koseye, sevdigim defterler goz onune, masamdaki kucuk hatiraliklar bas koseye derken masami da topluyorum. Odamin bir yaninin kagit çöplüğüne donustugunu inkar edemeyecegim. Koca bir poset atilacak cikiyor karsima.
Sonunda odam ferahladi. Odam ferahlayinca icim de aydinlanir mi biraz dersiniz? Deniyorum.