Nice çemberler içinde kabuklu gölgeniz, bölünmemiş uykularınız hiç uzak ötelerle, duymamışsınız kan sıcaklığını kardeşlikle öpüşen, göre değilsiniz siz gepgeniş ufuklara, kocaman denizlere, büyük fırtınalara, kafanızda çakmamış yıldırımlar şimşekler, sokak sokak koşmamışsınız hiç yürek koltukta, sevemezsiniz sevemezsiniz sevemezsiniz, yüreğiniz yüreğimiz değil ki. Ve siz ey körler o bakıp bakıp, yediniz güneşlerde sofra kurmadan, samanyolundan hiç çakıl toplamadınız, yıkanmadınız gündüz hiç o ay göllerinde, yürümedi özsu dallarınıza baharla, yıldızlı bir sabahta asılmadınız hiç, söylenmeyeni bilinmeyeni görülmeyeni görmediniz, göremezsiniz göremezsiniz göremezsiniz, gözleriniz gözlerimiz değil ki. Siz hiç ölümlerde kayak kaydınız mı, dokundunuz mu soluğuna o en varılmazlığın, yemediniz açlığını, düşünü paylaşmadınız sizden öte sizlerin o yoksul yuvalarda ve yağmur yağmadınız hiç alın terlerine, avuçlayıp yüreğinizi şöyle bir sunmadınız renk ve inanç ötesi insan sıcaklığına, gerip tüm antenlerinizi derin karanlıklara kol uzatmadınız hiç ulu bir yalnızlığa ve kokmuş us düzeninde ki kaç yüz bin kılıflı tutup okşayamadınız mutlu çılgınlıkları, okşayamazsınız okşayamazsınız okşayamazsınız, elleriniz ellerimiz değil ki. Ve siz polis burunlu, o kuşku torbanızda yoksun ışık tadından dostluğun içtenliğin ciğer dolusu haykırmadınız tek bir gün olsun, ve baş alıp apışından kadife kadınların tutsak iniltilerine kulak vermediniz hiç, soylu ezgileriyle halkımın harman sonu ezim ezim ezilmedi fındık yüreciğiniz, dağca konuşmadınız siz, ovaca konuşmadınız ve ışıl ışıl ve serin o yaz gecelerinde yıldız içip de evren türküsü söylemediniz, söyleyemezsiniz söyleyemezsiniz söyleyemezsiniz, dilleriniz dillerimiz değil ki. Ve işte elleriniz ellerimiz değil ki, dilleriniz dillerimiz değil ki, yüreğiniz yüreğimiz değil ki. - Tahsin Saraç, Değil ki (Bir Ölümsüz Yalnızlık) - Görsel: Alexander Klingspor

















