Odama giriyorum. Işığı kapatıyorum. Yatağıma uzanıyorum. Kulaklığımı takıyorum. Seni bana hatırlatan her parçayı dinliyorum. Dışım bırak geçmiş diyor, içim gelecek. Geleceksin diye beklerken içim geçiyor...
seen from China

seen from Indonesia
seen from Malaysia

seen from Bulgaria
seen from Thailand

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Israel
seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Brazil

seen from Malaysia
seen from Indonesia
seen from Hungary

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Indonesia

seen from United States
seen from United States
Odama giriyorum. Işığı kapatıyorum. Yatağıma uzanıyorum. Kulaklığımı takıyorum. Seni bana hatırlatan her parçayı dinliyorum. Dışım bırak geçmiş diyor, içim gelecek. Geleceksin diye beklerken içim geçiyor...
'Ya bu deveyi güdersin yada bu diyardan gidersin' diye fısıldar hayat hepimizin kulağına. Ben bu diyardan giderim diyenlerdendim ama artık öğrendim, hayat bana tek bir ihtimal verdi, 'bu deveyi güdeceksin'.
Eksik olan neydi ? Yada yanlış olan ? Yada tamamlanmayan şey neydi ? Yanlış yerde mi duruyorduk ? Zaman mi yanlıştı yoksa ? Mekanı mi doğru secemedik ? Yada doğarken mi başladı tüm bu yanlış dizileri ? Söylesin biri bana hangisiydi yanlış olan ? Eksik mi sevdik ? Fazla mi sevdik ? Çok mu saf sevdik ? Sevmeyi mi beceremedik ? İki yüzlü mü sevemedik ? Çok mu guvendik ? Bazen her şeye kader denilip geçilmez bunu öğrendim. Bazı şeyler kader değildir, kader kelimesinden otedir. Seçim dediğimiz kavram siyah ile beyazı ayıran çizgi gibi, ölüm ile yaşam arasında ki çizgi gibi ince, görünmez, fark edilmez. Ta ki çizgi den çıkıp siyaha bulasmayana kadar, ta ki çizgiden çıkıp ölmeden anlasilamayacak kadar ince... Bugünün doğruları kimi zaman yarının yanlışlarıdir derim hep. Ve şunu eklerim kimse yaşattığını yaşamadan ölmez.
Senin masumiyetine inanmak benim seçimim. Ama her inandığımın doğru şeyler olmadığı gerçeğine çok rastladım.
Hayat; masumiyeti, hoşgörüyü ve adaleti kabul etmez.
Ben hiç sevmeyi beceremedim. Hiç öyle canımı dişime takıp onun için tüm zorluklarla mücadele edecek kadar kimseyi sevemedim. Evet sevdim, yeri geldi çokta sevdim ama kimsenin yasını canımdan can çıkarcasına tutmadım, tutamadım. Kapısında sabahlamadım kimsenin, onsuz geçen geceleri de saymadım hiç, kimsenin adına uzun uzun şiirler de yazmadım, uğruna şişe şişe alkol de içip sevgisini boşalan şişelere de anlatmadım kimsenin veyahut uykum da adını sayıklamadım birinin. Ben hiç böyle sevmeyi beceremedim. Zaten ben bildim bileli hiç bir işi doğru beceremedim.
Bir gün bi yerde karşılaşırsak seninle, bir duygu iki durum hakim olacak bize. İkimiz de utanacağız önce. Sonra sen yaptıklarını hatırlayacaksın, ben ise yapmadıklarımı.
Sen iyi biri değilsin, ve ben de bunu anladığım da hayatımın en büyük hayal kırıklığını yaşadım…