Değiştiremiyceğim şeyler varmış hayatta. Böyle olması gerekiyormuş demeki dedim, pes etmek değilde,kabul ettim 🤦♀️
seen from China
seen from United States
seen from Brazil
seen from United Kingdom
seen from China

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from Kenya
seen from United States

seen from United States
seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Israel

seen from Malaysia

seen from Bangladesh
Değiştiremiyceğim şeyler varmış hayatta. Böyle olması gerekiyormuş demeki dedim, pes etmek değilde,kabul ettim 🤦♀️
D'ÜŞÜYORUM
d'üşüyorum öyle ince ki bağlarım
anamdan koptuğumdan beri
tutunamıyorum
odalarımda boşluklar
geçit vermez
hangi dala tutunsam
kurur avuçlarımdan düşmeden
dalarım düşlerime
avuçlarım kor
ciğerim buz
hangi kütük koyar
umarsızca
hangi dal kopar
hunharca
zülüm bu
zulmun de bir sonu
gözyaşınında
kahkahası
vardır elbet
derdim ki
değer
nerden bilirdim ki
değersiz
derdim ki
iki şey hasret
biri aşk
ikincisinin ne önemi var
d'üşüyorum
düşlerinde bağı kopar
Sibel Karagöz
D'ÜŞÜYORUM D’ÜŞÜYORUM d'üşüyorum öyle ince ki bağlarım anamdan koptuğumdan beri tutunamıyorum odalarımda boşluklar geçit vermez hangi dala tutunsam kurur avuçlarımdan düşmeden dalarım düşlerime avuçlarım kor ciğerim buz hangi kütük koyar umarsızca hangi dal kopar hunharca zülüm bu zulmun de bir sonu gözyaşınında kahkahası vardır elbet derdim ki değer nerden bilirdim ki değersiz derdim ki iki şey hasret biri aşk ikincisinin ne önemi var d'üşüyorum düşlerinde bağı kopar Sibel Karagöz #şiir #şiirsokakta #şair #sibelkaragöz #düş #deger #degersiz #aşk https://www.instagram.com/p/B_0MNnxDGQs/?igshid=1r3ml8ejjli2h
insanları kıran biriyim ve üzgün değilim çünkü ben onları kırdığımdan beri el üstündeyim
Voyager 1 tarafından 14 Şubat 1990'da çekilen, Dünya'nın 6 milyar km uzaklıktaki fotoğrafına ithafen Carl Sagan söyledi. “Kim bilir… Belki içimizden biri bu fotoğrafa bakarak bir kitap bile yazar!”
“Uzayın derinliğinden bu resmi çekmeyi başardık. Eğer bu resme dikkatlice bakarsanız, orada bir nokta göreceksiniz. O noktaya tekrar bakın. İşte o nokta burasıdır. Evimizdir. O nokta biziz. Sevdiğiniz herkes, tüm tanıdıklarınız, adını duyduklarınız, gelmiş geçmiş tüm insanlar hayatlarını o noktanın üzerinde geçirdiler. Türümüzün tarihindeki tüm sevinçlerimiz ve acılarımız, kendinden emin bin çeşit inancımız, ideolojimiz ve ekonomik öğretimiz; her avcı ve her yağmacı, her kahraman ve her korkak, uygarlığımızın mimarları ve tahripçileri, her kral ve her köylü, birbirine aşık olan her genç çift, her anne ve her baba, umutları olan her çocuk, her mucit ve her kâşif, ahlak değerlerini öğreten her öğretmen, yozlaşmış her politikacı, her bir "yıldız”, her bir “yüce önder”, her aziz ve her günâhkar işte orada yaşadı; bir güneş ışınında asılı duran o toz zerreciğinde.
Dünya, dev bir evrensel arenada yer alan çok küçük bir sahnedir. Bütün o komutan ve imparatorların akıttıkları kan göllerini düşünün… Şan ve şöhret içerisinde, bu noktanın küçük bir parçasında kısa bir süre için efendi olabildiler. Bu noktanın bir köşesinde yaşayanların, başka bir köşesinde yaşayan ve kendilerinden zar zor ayırt edilebilen diğerleri üzerinde uyguladıkları zulmü düşünün… Anlaşmazlıkları ne kadar sık, birbirlerini öldürmeye ne kadar istekliler, nefretleri ne kadar yoğun!
Bu soluk ışık noktası, bütün o kasılmalarımıza, kendi kendimize atfettiğimiz öneme ve evrende öncelikli bir konuma sahip olduğumuz yolundaki yanlış inancımıza meydan okuyor. Gezegenimiz, çevremizi saran o büyük evrensel karanlığın içerisinde yalnız başına duran bir toz zerreciğidir. İçinde yaşadığımız bilinmezlik ve bütün bu enginliğin içerisinde, başka bir yerden bir yardımın gelip bizi bizden kurtaracağına dair hiçbir ipucu yoktur.
Dünya… Şu ana kadar, yaşam barındırdığı bilinen tek gezegen. en azından yakın gelecekte, türümüzün göçebileceği başka hiçbir yer yok. Evet, ziyaret ediyoruz. Ama henüz yerleşemiyoruz. Beğenseniz de beğenmeseniz de şu an için dünya yaşadığımız yer.
Gökbiliminin alçakgönüllü ve kişiliği geliştiren bir uğraşı olduğu söyleniyor. Bana kalırsa, insan kibrinin akıl dışılığını, küçük dünyamızın uzaktan çekilmiş bu görüntüsünden daha iyi gösterebilecek bir şey yoktur. Bu görüntü, bildiğimiz tek evimiz olan bu soluk mavi noktayı daha içten paylaşmamız ve koruyup şefkat göstermemiz gerektiği konusundaki sorumluluğumuzun altını çiziyor.“
Carl Sagan, 1994
Pilli Blog dan alıntıdır.
Değersiz hissetmek nasıl bilir misin?
😢
Whatsapptaki bok bile mutlu bi ben zaten! Niye amk niye 😞😣😣
Yalnız kalınca insan algılıyor herşeyi … Severmi sevmezmi derken…öğreniyor… “ kendi bilir ” demeyi …