
seen from Serbia
seen from Netherlands
seen from Italy
seen from Canada
seen from United States
seen from China
seen from Netherlands
seen from Germany

seen from Australia
seen from United States
seen from South Africa
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from Kazakhstan

seen from Malaysia
seen from Italy
seen from Italy

seen from United States
seen from Pakistan
Travel Ankara 158 / Çankaya - Polis Müzesi:
https://golgegezgin.blogspot.com/2022/05/travel-ankara-158-cankaya-polis-muzesi.html
Kimse çıkıp demiyor gel beraber yürüyelim şu sokaklarda
Mrb evim yok otelde saatim 350 gecelik 650 eve otelve ofise geliyorum sevgili tadinda herseyi yapuyorum resimler orjinal05438352088 #
çok ölüm var
çoğumuz bir masaya bakıyoruz şimdiki hayatımızda. günlerimiz o masanın başında, eskiden bizi nasıl da çok seven insanları düşünmekle geçiyor. nasıl da güzel bir akşam yemeği yediğimiz buna benzer bir masada. kimin evi olduğunu bile hatırlamadığımız, sadece sıcacık dudaklarımızı çok daha istekli yapıştırdığımız bir odada geçirdiğimiz geceleri hatırlıyoruz. biliyorum; ikimiz de şu anda aynı geceyi hatırlıyoruz. seni kaybettikten sonra içimdeki sevginin daha da ötesinde hissettiğim; iki parça olmak. ikisi de birbirinden çok uzakta hiç tanışmamış parçalar gibi; seni hiç tanımamış gibi uzak, iki parça olmak. --- of çok ölüm var çok! bunca ölünün arasında kendimize bir yaşayabilelim istedim çok mu? --- bütün geceleri birlikte geçirdikten sonra çok ama çok uzakta olmanın zorluğunu çalışarak, benden çok daha kıdemli olduğunu herkesin bildiği dört tarafı modernlikle çevrili yamuk duvarlı bir ofisin tek bekçisinin alt elemanı olarak atlatmaya çalıştım. ilk günlerimiz öylesine resmi, öylesine ciddiydi ki; senden başka hayatların da olabileceğini düşünmüştüm. neticede bir “iş” yapıyorduk ve ben bir içten sırıtsam herkese, bana deli derlerdi. önceleri sensiz hiç gülmedim. bekçimle ben, işten arkadaşlara gülücükler atarak ve ne kadar da mutlu ama buna rağmen işimizi ne çok seven insanlar olduğumuzu birbirimize anlatmaya çalışarak çok güzel günler geçirdik. aklıma hiç gelmedin. egzel sayfalarında hazırladığım kenarı çift çizgili, çok fiyakalı tablolarda iş hayatımı yeniden şekillendirirken ben; sen öğle yemeğinde ya da çantama leptapımı koyduğum iş çıkışlarında aklıma geliyordun ilk başlarda. işten çıkarken sana çok ağlıyordum. sarılacak kimsemin olmadığı iş çıkışlarında acayip mimarili market kasalarında sıralar bekliyordum. uzun zamanlarını, günlerini ve gecelerini seninle geçirmiş biri olarak o zamanları; kısacık hayatımda boşa geçmiş, “ben ne hatalar yapmışım” pişmanlıklarına sebep olan günlermiş gibi düşündüm. bir akşam leptabımı çantama koyarken, bekçim bu gece nereye gideceğimi sordu. ... öyle bir seviştik ki; bir gören olsa bizi, sadece alkışlardı. ve itiraf edeyim; seninle sevişmekten bile daha güzeldi. onu ne kadar sevdiğimi sordu: “çok”, dedim. biz çok iyi bir çift olduk onunla. ... üçümüz çok iyi bir ikili olduk.
Her taraf SEN,her taraftar SEN... İyi ki doğdun Ağabeyim.
★★özGeS★★
Feb 2018, Ankara Fuji GW690II with Kodak Portra 160