Kendi varlığını önemsemeyecek kadar yorgundu.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Stefan Zweig
seen from Italy

seen from South Africa
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Canada
seen from Malaysia
seen from United States
seen from China

seen from Japan

seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from Maldives
seen from Japan

seen from Malaysia
Kendi varlığını önemsemeyecek kadar yorgundu.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Stefan Zweig
Yapacağım şeyleri unutmak yerine lüzumsuz insanların isimlerini unutsam keşke
Odası şimdi karanlıktır, ruhu ise boş ve kederli; hayallerden oluşan krallığı, arkasında tek bir iz, tek bir ses bırakmadan paramparça olmuş, bir düş gibi onu terk edip gitmiştir. Neyin hayalini kurduğunu bile anımsamaktadır artık.
Beyaz Geceler, Dostoyevski
+ Hadi, çabuk olun, bana bütün hayat hikâyenizi anlatın.
- Hayat hikâyem mi! Hayat hikâyem! İyi ama hayat hikâyem olduğunu size kim söyledi? Hayat hikâyem yok benim.
+ Nasıl olmaz, bu zamana kadar hayatta değil miydiniz?
- Anlatacak ne var ki! Yaşadım ama, nasıl derler kendime yetecek şekilde, yani yalnız yaşadım. Yalnız, yapayalnız.
Beyaz Geceler, Dostoyevski
Ayrı, her şeyden, herkesten ayrı ve uzak kalmak, yalnız kendisini dinlemek, yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu.
Değirmen, Sabahattin Ali
Sanki kafamda demirden bir miğfer vardı, onun ağırlığı altında eziliyor, bayılacak gibi oluyordum.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Stefan Zweig
Kendimi kelimelerin akıntısına bırakmak zorundayım aksi takdirde boğulurum. Bu yüzden rica ediyorum, sözümü kesmeyin.
Beyaz Geceler, Dostoyevski
Sonra ona doğru sürüklenmeye başladım, onun peşinden gitmeliydim; ayaklarım beni ona doğru götürüyordu. Bu tamamen iradem dışında gelişiyordu, kendi rızamla hareket etmiyordum, kimseye aldırmaksızın, kendimi hissetmeksizin, kapılara açılan koridorda yürüyordum.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Stefan Zweig