Savaşma sev!
Sahiden de eskiden aşklar göz göze yaşanırken şimdiler de neden sırt sırta her an düello havasında yaşanıyor ki..
Tüketim çağı dedik dedikte aşkıda mı tükettik?

seen from Indonesia
seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from United States

seen from United States
Savaşma sev!
Sahiden de eskiden aşklar göz göze yaşanırken şimdiler de neden sırt sırta her an düello havasında yaşanıyor ki..
Tüketim çağı dedik dedikte aşkıda mı tükettik?
Beni duana almadıktan sonra, dizinin dibi de gurbettir. . . . . . . . . #şiir #dizdize #çiçek #gurbet #vscocam #kadraj #kadrajımızdan #kadrajici #photography #photo #like #likeforlike #likeit #dua #white #instagood #instagram #picsart #sen #love #likes
Daha kavuşamadan,
Mevlam ayriluk yazmiş :)
🎈Deniz Toprak ⭐️ Diz dize ⭐️ 🍭Sayfamı takip etmeyi unutma. #deniztoprak #dizdize ・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・ instagram.com/usarkilar #usarkilar ・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・ #şarkı #müzik #aşk #türkü #nostalji #pop #akustik #amatörmüzik #canlımüzik #türkçemüzik #alaturka #instamusic #song #muzik #musicvideo #spotify #ses #müzikkutusu #eğlence #music #türkiye #turkey #azerbaycan #sevgi #turku #turkish ・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・・ @usarkilar ı Facebook Instagram Twitter Tumblr dan takip edebilirsiniz. https://www.instagram.com/p/Br2fiPiFkzd/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=p6oy67hw9pfw
Yüce dağ değildim duman sardı başımı Sevdiğim beni ağlar ah ben de sevdiğimi Kayık gelir uzaktan dalgalara karışmış Daha kavuşamadan mevlam ayrılık yazmış ..
🌿 - Diz dize . #dizdize
View On WordPress
Barış için diz dize
8 Şubat 1991 – 81 şair savaşa karşı birer dize yazarak hazırladıkları ortak şiiri yayınladılar.
‘Barış için diz dize’ şiiri ve katkı sunan isimler şöyle:
Spiker yeniden oku haberi siperden barış müzesidir düşlerim.
Kan kokan benim yatağım, vurulan oğul benim, dul kalan benim güvercin ve serçe içimdeki her kuş boynu vurulmuş pelikan yalnız güvercini değil, tüm kuşları sana adadım artık kalbim değil yalnızca ellerim ilgilenecek bu utançla ellerim deniz, ellerim hep taş, ellerim çare ellerim kıpkızıl tırnak içinde.
O kadar söylendi ki savaşa dair barışı unuttu unutacak neredeyse şair yine de kutsal bir yağmurdur barış, o göğertir, yaşatır insanlığı yine de deriz ki taşırım elime düşen karanfilin kederini, kan içinde yatar ergen telaşım kusursuz bir ölüm gibiydim, kirlenmedi üstü kimsenin kalanlar dizlerini dövüyor söz kırıklarıyla ah kalbimin yarısı sen, sen yaralısın ve yangın, sarıl umutlarıma rüzgâr dinsin.
Deriz ki ey bezirganları savaşın rüzgârın kanatlarına bırakın duaları yıkayın toprağımı çocuk sesleriyle vatanım olsun onların kalpleri, gökyüzünde çocuk cıvıltısı, gözleri çiçeklerin şarkısı onların kahkahasıdır barış, duyulur adaletin coğrafyasında yalnızca gülün sesidir barış, kardeşliğin ekmeği suyun ışık demeti, tohumdur insanlık yeşerten sönmesin diye evlerin duru ışığı toplanıp karanfil olsun diye anaların çığlıkları analar ilaçtır, sorma nasıl onarırlar batan güneşleri ama ilk kurşun bir anaya değer önce onların aşkı barutu ıslatan yağmurdur siperlerde kan revan sürmesin, gül sürsün diye hayat barış, çamaşır suyunda unutulmuş delik deşik bir fanila onlar için ömür ise hep pabuçlarımızın içinde.
Oğullar, kızlar koşar kalplerinde yine de biri gülümsediğinde, biri tuttuğunda ellerini yoksulluğumuz diner yaz yağmurları gibi ağır yağmur unutursa gülmeyi, keder yağar üstümüze sonsuzca yoksuluz, ölüler milletiyiz savaşta, mezarlıktır vatanımız oysa diz dize dizelerdik siyah bir tabuttan başka neyiz ki şimdi yüz kere toprağa girsek de uyunmuyor, uyunamıyor her savaş ilanında barış önceden ölür, her barış sonrasında bir kolsuz karıncayız savaşın küllerini karıştırırız direnmiş bir barış közü için, ah belki.
Deriz ki “zeytin gözlüm” savaşta işin ne, şarkılar perperişan deriz ki “gökçe martı” avazı, “güvercin curcunası” İda’da, Ararat’ta Everest’ten Kilimanjora’ya bir kalp uçumu uzaklık güvercin gagasında zeytin değil, yorgun bir cümle deriz ki barış için yolunuyor güvercinin tüyleri gül ölüyor, manşetten girmiyor bahçe deriz ki bir şiir savaşa karşı çıkabilir mi diye soruyor akşamki rüya deriz ki hiçbir ağdan dost diline düşmesin insansız hava ateşleri deriz ki çocuklar, cellatlarına sevmeyi öğretebilir mi anne deriz ki zeytin dalları çiz defterlere, altına da imza yerine bir kuş deriz ki barışı mermi diye sürdük namluya kuşlar konsun diye arpacığına tüfeklerin deriz ki güvercin yerine barış uçur gökyüzüne deriz ki kana kan düşman değil, cana can dostluk için boğazıma değil, boynuma sarıl.
Deriz ki çıkarıp atmalıyız postalları, ölüm kokuyor çoraplarımız, asker olmayın yeter deriz ki bütün tarihe el koydum ayıplarını örtsün diye şanlı ve muzaffer orduların deriz ki ölüm kundağa girdi Alan’la Cemile’yle korumalıyım aklımı, barışsıl günler için utan dünya, bir oğul karaya vurdu, bir kız, ölümden ıpıssız gökkuşağı.
Deriz ki tüy yumuşaklığında bir bakışı özgürlük bilirken omuzlarını silkiyor kurşun ve aralıksız iniyor baharı karşılayan çayırlara deriz ki doğmasaydım da görmeseydim can çekiştiğini yurdumun deriz ki biri bir tarafta öldü, ateş düştü eve öbürü öbür tarafta, ateş düştü ocağa deriz ki ah barış, kan ve zulümle çatlamaz hiçbir tohum, deriz ki ey barış, seni öpersem tomurcuk değer yarama deriz ki ey barış, olanlar içimde söz bırakmadı sadece dünyayı yönetenlerin üstüne etmek istiyorum deriz ki hey savaş kundakçıları, doymadınız mı daha deriz ki bırak arkanı, önce ağzını yıka bol suyla ve barış gelsin deriz ki çocuklar koşun, barış olsun diyerek deriz ki bırak çocuklara barışı yüzyıllık gömü gibi deriz ki sus deme bir şey, uğur böceğine mi sorsam, yolculuk nereye asker?
Büyümez ölüm, ateş dikenleri üzerinde bizi öldürün, bizi öldürün artık barışın içinde erimek istiyoruz bugün sana gelemem, dün dağlarda öldürüldüm vasiyetimdir: beni derin bir sessizliğe gömün barış içinde ve yalnız son nefeste de söyleriz onu bir kuşluk vakti sararken dört yanı kandan güzelleme olmaz barışa kan değil, gülmek yeşertir insanı bugün barış emeği gerektir barış soframızdan eksilmesin kimseler nasıl çıkar ki bir savaş, barış diye yakarırken halk Cizre Barış, Barış Cizre… Kandahar, Halep, Filistin Ölüm ve Barış, Barış ve Ölüm… Ne yapsak olmuyor, öyleyse kanı dinmeyen bir barış sesi kalacak içimizde insan olun ve dünya boğulmadan çocukları değil, öfkeyi gömün karanlığa hangi inanç, hangi kavga haklı çıkarır bir çocuğu öldürmeyi koklayın, kanımızdandır gelinciğin kırmızısı yaradan nehre damlayan o kan, gülümser yeryüzüne: “Geleceğinim ben senin.” Ah, o büyük fotoğrafta yanan yarın mı sonsuzluk mu?
Ölü kalbimizde ateş, hâlâ senin için ışıyor. ellerimizi, kollarımızı bağlasanız da narlı demirlerle dağlasanız da kalplerimizi sıkarız dişlerimizi, içimizde saklarız zamanı çünkü sesimizin çocukluğunu astık duvara yaşama sevincimizdi çünkü kızıl gül, kırçıl karanfil ölü çocuklarımızın üstüne serpilmeden önce barış yazalım gizlice güneşin bir yüzüne çünkü farkı yoktur bir acıyı yazmaktan kanla canla uyaklıdır zaman dediğin ipin tılsımı merhametle dualansın değmesin öfke kana bir bir kapansın kör kuyuları düşmanlığın indirilsin kin bayrakları burçlarından eğer bir şeyler söylemen gerekirse sakın vazgeçme yabanıl şiirler okumaktan gerçek aramızda dolaşıyor nasılsa kesecek boyun arayan sabırsız bir kılıç gibi.
Diz dize verenler Eray Canberk, Sennur Sezer, Cengiz Bektaş, Gültekin Emre, Atilla Dorsay, Buket Uzuner, Sabahattin Yalkın, Barış Pirhasan, Yaşar Miraç, Ahmet Ada, Metin Cengiz, Arife Kalender, Nurullah Can, Salih Bolat, Abdülkadir Budak, Fergun Özelli, Hicri İzgören, Gülsüm Cengiz, Mavisel Yener, Erol Büyükmeriç, ba Müslim Çelik, Ayten Mutlu, Abdullah Nefes, Suna Aras, Murat Tuncel, Asım Gönen, Bilal Kayabay, Engin Turgut, Osman Bozkurt, Ertan Mısırlı, Aynur Uluç, Nur Saka, Oğuz Özdem, Tevfik Taş, Vecdi Erbay, Nusret Karaca, Güner Demiray, Vedat Yazıcı, Hayrettin Geçkin, Sevim Yazar, Dursaliye Şahan, Ümit Yaşar Işıkhan, Melahat Babalık, Aziz Kemal Hızıroğlu, Nuray Gök Aksamaz, Muazzez Uslu Avcı, Aliye Özlü, Arif Berberoğlu, Erkut Erdoğan, Yılmaz Uçar, Halil İbrahim Özcan, Neşe Yaşın, Muharrem Aslan, Fevzi Günenç, Sadettin Kaplan, Mehmet Dağ, Erhan Tığlı, Ümran Ersin, Nevra Bucak, Tülay Ferah, İkbal Kaynar, İnci Ponat, Hatice Eroğlu Akdoğan, Mine Ergen, İrfan Yıldız, Akın Ok, Aslı Durak, Aytül Akal, İhsan Topçu, Hasan Öztoprak, Cihan Oğuz, Nalan Çelik, İlhan Gülek, M. Mahzun Doğan, Mustafa Köz, Hüseyin Alemdar, Rahmi Emeç, Bülent Tekin, Erol Yıldırım, Koray Feyiz, C.Hakkı Zariç, Özgün E. Bulut, Yılmaz Arslan, İbrahim Tığ, Ulaş Başar Gezgin, Hakan Keysan