Dışarıya yağmur,
yüreğime hasret,
fikrimde sen.
Nasıl yağıyorsunuz
üçünüz bir bilsen
seen from Yemen
seen from Italy
seen from Mexico
seen from Hong Kong SAR China
seen from China
seen from Australia
seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Mexico
seen from Canada

seen from Germany
seen from Yemen
seen from China

seen from United States

seen from Italy

seen from United States
seen from Spain

seen from United States
Dışarıya yağmur,
yüreğime hasret,
fikrimde sen.
Nasıl yağıyorsunuz
üçünüz bir bilsen
Asırlar öncesinde kaybetmiş, araya araya zar zor bulmuşum gibi derin hasretle,heybetli bir sarılmaya ihtiyacım var sana.
Nasıl bir his biliyor musun sana sarılmak kollarının arasında küçücük kalıp kaybolmuş gibiyim ama sende koskaca kainatı sığdırmış gibisin.
Senin her cümlen bende derin mana.
Dilinden dökülen ya yara olur ya da şifa
Yara da olsan layıksın..
Şifada olsan layıksın..
Dizginleri elinde olan gönlümün tahtına
Sana tutsak olmak özürlüğümdür benim
İster yar ol,
İster yara..
Ya Rasulallah! Bugün seninle dertleşmek istiyorum, şu aciz ümmetini, şu günahkâr ümmetini dinler misin? Bugün sana gözyaşlarıyla derdimi, içimi dökmek istiyorum. Kırık dökük de olsa, eksik ve yanlış da olsa, şu günahkâr ümmetinin yüreğinden gelen sözleri dinler misin?
Sen ki, şehidlerin sultanı, amcan Hz. Hamza'yı şehid eden vahşiyi bile dinledin ve O insan bir vahşi iken seninle dertleştikten sonra, kalbinde güller açarak bir yiğit, bir yıldız ve bir cennet varisi oldu. Hz. Vahşi oldu, senin ümmetin oldu ya Rasulallah.
İşte bende, şu vahşileşen insanların arasından bir an sıyrılarak, Hz. Vahşi gibi, Hz. Enes Bin malik gibi, Hz. Mus'ab Bin ümeyr gibi ve Hz. Ebu Hureyre gibi dertleşmek istiyorum sevgili efendim. Ama O'nlar gibi olmamanın ve olamamanın ezikliğini hissederek yine de sana seslenmek ve seninle dertleşmek istiyorum, çağlar ötesi bir zamandan efendim…
Ey gül yüzünde gülücükler eksik olmayan sevgili efendim! Sana ilk önce şu itirafımı yapmak istiyorum. Aklıma geldikçe yüreğimi ezen, beni gözyaşlarına boğan, şu itirafımı yapmak istiyorum…
Ya Rasülallah, hani ümmetine seslenirken üzerine çıkıp mübarek ağzından inciler döktüğün hurma kütüğü vardı ya, hani ümmetine yine bir gün seslendiğinde bu hurma kütüğünün üstüne çıkmayıp Ashabı'nın yaptığı minberin üstüne çıkınca, etrafa hıçkıra hıçkıra bir ağlama sesi yayılmıştı ya, ağlamanın hiçbir insandan gelmediği anlaşılınca hurma kütüğünün yanına gidip onun ağladığını, senden ayrı kalınca hıçkırıklara boğulduğunu görünce onu mübarek ellerinle teselli etmiştin ya hani efendim.
İşte ben, işte ben senden ayrı kaldığım o kadar zamana rağmen bir hurma kütüğü kadar ağlamıyorum, ağlayamıyorum gözümün nuru, gönlümün sultanı efendim.
Şu ümmetin bir kütük kadar olamıyor ve ayrılığına yanıp kavrulmuyor sultanım. Ne olur, ne olur efendim gel beni de teselli et, bir hurma kütüğü gibi ağlamasam da, bir mağaranın önünde bekleyen KITMiR gibi sadık olamasam da ve senden ayrılacağını anlayan bir deve kadar içim yanmıyorsa da, ne olur.
Ya Rasülallah ben seni görmeden sevdim, çağlar ötesi zamandan "KARDEŞLERiM" hitabına "buyur canımın canı, buyur anamı-babamı ve her şeyimi yoluna feda ettiğim canım efendim" diyerek sana iman ettim gönlümün sultanı.
Sana layık ümmet olmasam da, sana KITMiR gibi sadık kalmasam da, sana bir örümcek kadar hasretinle yanmasam da ve seni gördüğünde heyecandan ufacık kalbi yerinden çıkacakmış gibi atan bir güvercinin yüreği kadar yüreğim tertemiz olmasa da, gel ne olur, rüya da olsa bile gel, gel de şu günah çukuruna batmış ümmetini teselli et. Sultanım efendim...
- Birini dayanılamayacak kadar çok seviyorum onsra
+ O da sizi seviyor mu efendim?
- Bilmiyorum onsra, genelde sevenler sevilmezdi değil mi?
+..
- Siyah gezegenimde beyaz düşünenlere son vermek istiyorum.
~ Neden efendim, siyah en güzel beyazda belli olmaz mı? Bizim siyah gezegenimiz en güzel beyazlar varken belli değil midir?
Târîh-i beşerde yok misâli
Her dilde yaşar onun hayâli
Mîrâc-ı kemâlidir felekler
Hayrân-ı cemâlidir melekler
Vasfında sözün hulâsasın al
İnsandı fakat melekten efdâl
-Hani yarınlar güzel olurmuş diyorlardı Olric. Bu yaşadığımız gün de dün'ün yarın'ı değil mi?
-Kandırıyorlar efendim kandırıyorlar.
Oğuz Atay
"Kalp krizi ile kalp ağrısı arasındaki fark nedir Olric?"
"Biri öldürür ama diğeri süründürür efendim."
"Peki hangisi daha iyi Olric, ölmek mi sürünmek mi?"
"Hiç ölmedim ama hayatımın genelinde süründüm efendim."
"Olric, ölmeye ne dersin? Çekelim mi fişimizi artık?"
"Ölüm bir kaçış efendim, ben savaşmayı yeğlerim."
"Savaşmak mı? Direniş diyorsun! Haklısın Olric, böyle bir zamanda yaşamak başlı başına bir direniş zaten. Ah Olric ah... Yoruldum! Gücüm kalmadı direnmeye."
"Sorun yok efendim, sadece incinmişsiniz ama hiç endişelenmeyiniz. Emin olun ki geçecek."
"Ne zaman Olric, ne zaman geçecek?"
"Ölünce efendim..."
Tutunamayanlar / Oğuz Atay