Kalçamın altına koyduğu yastık sayesinde henüz menisi içimden akmadığı için kolayca içeri süzüldü. Tamamen içime girdiğinde karnım kasıldı, sonra çekilince biraz daha kasıldı ve beni yavaş yavaş bağımlısı yaptığı nefis sürtünmeyi yine hissettim. Bu sefer benimle sevişirken dudaklarını benimkinden ayır madı. Dudaklarımın bir köşesinden diğerine beni nazikçe öptü. Ne yüzümde ne de vücudumun geri kalanında dokunulmadık bir milim ten bıraktı. Parmak uçları kaburgalarımın üzerinde gezindi, kıvrımlanma dokundu, sonra da ulaşabildiği her ye- rimi okşadı. Teni ısındıkça kokusu yoğunlaştı ve kömür lekeli, tuzlu küçük ter tanecikleri birleşmiş ağızlarımıza damladı. Beni di- linin yavaş ve muhteşem hareketleriyle öperken kalbinin her atışının tadına varıyordum. Bu yumuşak temposunu mu, yoksa daha sert olanını mı tercih edeceğime bir türlü karar vereme- dim. İkisi de nabzımı çılgına çeviriyordu. Serin parmaklarıyla memelerimin etrafını okşadı, sertleşen uçlarına ulaştığında bu hareketleri de soluklarım gibi sertleşti. Hem göbeğimde hem de göğsümde yoğun, sıcak bir baskı oluşurken ciğerlerim sıkıştı. İsmi dilimin ucuna kadar geldi ama ben söyleyemeden Lore onu çekip aldı. Doruğum keskin olmasına rağmen bir ip yumağı gibi çözüldü, uzuvlarım yün gibi yumuşayana kadar uzayıp gitti.
Kalçası ve ağzı nihayet hareketsiz kalarak ses çıkarmadan içime boşaldığında ben hala boşalıyordum. Onunla, güzel ağzıyla, sabit nefesleriyle, şehvetli elleriyle ve olağanüstü aletiyle sarhoş olmuş bir halde kendimden geçmiştim. Tanrılar aşkına, bunu sonsuza dek yapabilirdim. Aniden ağzını ağzımdan çekince sanki derimin bir kat- manını kaldırmış gibi hissettim. "Yapabilirim diye bir şey yok, Behach Ean." Elimi bana bakan gözleri kadar vahşi görünen saçlarına doladım ve geleceğimizi ne zaman düşünsem içimde beliren korkuyu görmemesi için başını kendime doğru çektim. Birçok şey ters gidebilir, diye diüşündü ihanete uğramış, ezilmiş ve zehirli bir okla vurulmuş olan Fallon. Kendimin iyimser versiyonunu özlüyordum ama o, Lorcan'ın hayata döndüğü gün ölmüştü.













