"İki elim kanda dahi olsa gelirim diyip,kan revan içinde bırakıp gidişini unutmayacağım
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Kazakhstan
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States

seen from Maldives

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Sweden

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Argentina
"İki elim kanda dahi olsa gelirim diyip,kan revan içinde bırakıp gidişini unutmayacağım
"Seni aldım bana ayırdım Durma kendini hatırlat Şimdi otobüs gelir Biner giderim Gitmeden önce Göğe bakalım...
"Benim okumaktan kaçındığım her satırda sen yazılısın"
Usul usul tükeniyorsun. Dört duvar arasındaki sessiz çığlıklarını tanrıdan başka kimse duymuyor fakat hala sigaranı son kez ciğerlerini delip geçip zehirlemesine izin veriyorsun. Ve sigaranın dumanını havaya usul usul üflüyorsun. Seni durduracak kimse yok. Bunu son sigaranı içerken farketmenin acısıyla seni sonsuzluğa kavuşturacak merdiven olan tabureye bakıyorsun. Sabah ipi almak için dışarı çıktığında kirlettiğin çamurlu ayakkabılarınla tabureye sanki kırılmasını umarak üstüne çıkıyorsun. Son kez duvardaki tozlanmaktan bulanıklaşmış fotoğrafa bakıyorsun. Son kez tebessüm beriliyor dudağında. "Korkaklığımı affet sana bu kadar geç geldiğim için beni ayrıca acizliğimi de affet." ve geriye devrilen taburenin sesinin ardındaki nefesi kesilmek üzere olan bir harabenin sesi.
Ayrılanlar hiç kavuşmadı, dinlediğim masallar hiç gerçek olmadı Kimse sandığım kadar masum kalmadı, savaş durmadı ölüm azalmadı
”Küçükken kolumuzu ısırıp saat yapardık,zamanın canımızı acıtacağını bilseydik keşke...”
Avaz avaz bağırasım var ama bağıracak gücüm yok.
Mektubun gecikti gene. Belki de ne yazacağını kestiremiyorsun. Oysa adını yazman yeter. Görünce içim aydınlanıyor.