Bazen oturup da ‘öğretmen olan ben miyim çocuklar mı?’ diye düşünürken buluyorum kendimi. Dünyevi şeyleri iyi kötü öğretiyoruz çocuklara ama dürüstlüğü, güzelliği, saflığı çocuklara öğretmek kimin haddine? Mesela yeni bir yıla girerken hangimizin aklına geldi sokakta kalan çocuklar, evsizler… Yahut hangimiz kışı, 'ama kışın çocuklar üşür’ diye sevmeyiz? Kim istemez zengin olmayı kirlenmemek için? Oysa kendimizi büyüğü sanırız çocukların, yaşının değil yüreğinin büyüklüğüdür insanın mühim olan, bilmeden. Velhasıl-ı kelam çocuklardan öğrenecek çok şeyi var biz 'büyüklerin’ Hani nasıl desem; büyüyoruz beraber, dokunuyoruz birbirimizin yüreğine. Beraber öğreneceğiz yaşamayı. Lâkin unutma çocuğum; çiçeği, böceği, doğayı, ağacı, kuşu, karıncayı, insanı, ve en çok da 'sevmeyi’ sevmeyi unutma çocuğum. Çünkü diyor ya hani Nâzım: “Sevmek mükemmel iş delikanlım!”
Not: Fotoğraftaki yazı bir 11.sınıf öğrencisine aittir. #fromachild #peace #english #nazimhikmet (İdil Anadolu Lisesi)















