Serinin ilk kitabında mucit arthur c clarke ve Viking projesi basta olmak uzere bir cok projenin bas muhendisi olan gentry lee'nin bize kucuk kozmonot toplulugunu tanitan ve Rama diye adlandirilan geminin hayalini kurdurtup, serinin ikinci kısmında Nichole, Richard ve Micheal'i hayatimiza ve kalbimize daha da yerlestirip gelecekte dunyanin ve insanligin durumunu anlatarak beni hic ongormedigim bir dunyaya daha surukleyen serinin ucuncu kitabina geliyoruz.
Sunu soyleyebilirim ki kitabi okuduktan sonra bir kitap okumus gibi olmaktan cok baska bir hayati daha yasamıs gibi hissettim kendimi. Cekirdek bir ailenin olusumundan bir toplumun sonuna yaklasmasini ve insana sifirdan baslama sansi verilse buna nasil tepki verdigini buyuk bir hayal kirikligiyla ve umitle okudum.
Nichole Desjardins; prenses, doktor, kozmonot, olimpiyat sampiyonu ve annenin insanliga olan inancı ve yasayan her canliya verdiği deger bosa cikacak mi? Mucit kozmonotumuz Richard gelecegi değistirebilecek mi? İnsanoglu evrendeki oneminin ne kadar kucuk oldugunu anlayabilecek mi? Bir aile neler kadir?!??....
Seriyi okumak gerçek bir şans. Dorduncu kitabi okumak icin sabirsızlaniyorum, biran once gel sonbahar!











