apayrı
çocuktum koşuyordum takıldım düştüm bir kere düştüğümde anladım takılıp düşmek ayrı güvendim ardıma baktım bir kere o acıyı hissettiğimde o acıyı hissetmek ayrı oluk oluk kanıyordu sırtım tüm ihanetlerinden oluk oluk akan kanı görmek ayrı düşündüm hak-etmedim hak-etmemek ayrı yanılmak ayrı
ayrı
hem de apayrı





















