Noktadan virgülüne , ah çekiyor heceler
Şiirin tezgahında boyun büktü geceler..
seen from Russia

seen from Croatia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from South Korea

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Japan

seen from United States

seen from Azerbaijan
seen from China

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Canada
seen from United Kingdom
Noktadan virgülüne , ah çekiyor heceler
Şiirin tezgahında boyun büktü geceler..
Yansın geceler, pelinsu heceler...
Değer
sözcükler, kelimeler, cümleler, papatyalar, inci taneleri, heceler, şarkılar, sözler, umutlar, yenilenler, kazananlar, kaybedenler, ve diğerleri... bir umuda tutunup koşanlardan mısınız? yoksa o kişinin arkasında savrulup yok olanlardan mı? şehri terkeden mi, yoksa o şehirde kalan mı? verdiğiniz değerin karşılığını alabiliyor musunuz? peki yaralarınızı saran var mı birileri? anılar cehenneminden son düzlüğe çıkabiliyor musun? ben çıkamıyorum da... /08 anlamsız geliyor bazen gördüğüm her şey, ve uğruna koştuğum tüm yalanlar... aklımda yalnızca dünün kalıntıları, ve bir kaç parça şarkılar var. şiirler bir yana savrulmuş, ruhum aklım ile girdiği son savaşı kaybetmiş gibi... ‘‘ben öyle ne bileyim’‘ diyorsunuz bazen, çünkü söyleyecek bir şeyiniz kalmıyor, tüm şehir koşuştururken dinlenmek için vakit değil, sanki yaşamak için vakit bulamıyormuşcasına bir şey bu. birinin ruhuna dokunuyorsunuz, ve alıp götürüyor sizi en uzak yarınlara, fakat o yarınlarda onun olmaması, bir şiirin ölümü kadar acı verici... değerini bilmiyoruz cümlelerin, asla bitmeyeceğine inanıyoruz tüm hikayelerin. ardından masal oluyorlar, yıllar geçip gidiyor ve biz sadece, anıların naif ve zarafet içeren cümlelerine odaklanıyoruz. asla bitmeyen şarkılara ölüyoruz sayfalarca. anı yaşamak için uğraşıyoruz, ama o an umursamadığımız anlara asla önem vermiyoruz... söylediği iki kelimenin, zaman ile dost olup bizi yok edeceğini bilmiyoruz. kelimelerin bir kifayeti kalmayacağını asla anlamıyoruz. kendi hayali dünyamızda masallar ile var oluyoruz..
ve ardından keşkeler ile başlıyor yeniden her şey... ‘’değerini bilmeliyiz keşkelerden evvel’’ Brodslie
20:24
Beni bu güzel havalar mahvetti demiş ya şair… Beni de bu şiirler yaşatıyor… Dinle beni… O kadar çok ki konuşmak isteyip de konuşamadığımız kelimeler Söylemek isteyip de Yutkunduğumuz heceler Bilinç altında Biriktirdiğimiz hayaller Suskunluğa büründürdüğümüz duygular Korkup kaçtığımız zevkler Ah hele de Sakladığımız Gün yüzüne çıkaramadığımız Sakladıkça tenimizi yakan Gizli istekler Saklı arzular Şimdi yoksun… Saatler günleri aratır Günler mevsimlere eş Bir seher vaktinin kızıllığında bıraktım Dudaklarımdaki izini Hala nefesimdesin… Şimdi yoksun…. Kalbimin coğrafyasında kaldı adın Bir volkan parçasıdır başkenti Alev saçarsa kederinden BİR SEN DÖKÜLECEK DERİNDEN…
#ÇocukluDünya’dan 5 aylık #bebek #aktivitesi⠀ Bu ay "b, d, l, m" gibi #sesler "ay, oy, ah, oh" gibi #heceler çıkarabilir. Bunları duyduğunda tekrarla. Hapşırır gibi "Hapşu", öksürür gibi "Öhö öhö" yap. “Ay”, “Oh” gibi sesler çıkar. O hapşırdığında “Hapşu yaptın, çok yaşa” de, öksürdüğünde “Öhö öhö, yaptın, üşüttün” de. Seslerine anlam ver⠀ ⠀ Bebeğin çıkardığı bu ilk sesler #konuşmanın temelidir #çocukgelişimi #eğitim⠀ ⠀ Pedagog onaylı #aktiviteler buff.ly/2x5wFN7 ‘da. #bebekaktiviteleri
1. Sınıf Türkçe Heceler Testi Çöz
1. Sınıf Türkçe Heceler Testi Çöz
[mtouchquiz id=477 showanswers=now hints=on autoadvance=off ]
View On WordPress
ıslak heceler
Islak heceler kaplamış her yerimi Bir ışık olmadı içimi aydınlatan Kelimelerim hep yarım kaldı, tamamlayamadım Dirensem de içimdeki karanlığa rağmen sokak ışıklarına her defasında bir köşeden yanıyor. Katran, katran zehir akıyor Bir ihtimal daha vermiyor Sıkılgan ruhum bir haykırış içinde kusuyor tüm benliğini bir istasyon köşesinde Rayların altındaki taşları aydınlatan ışıklar var etrafımda Zifiri karanlık hakim dört bir yanda Bekçi geliyor yanımda düdüğünü örttürüyor Seyrediyorum pencereden geçen insanları El sallıyorum azrail’e bu sefer de kaçırdın şansı diye Bir kibrit çakıyorum ecelin ardından bakarken geleceğime Sıgaramı yakıyorum dumanında suretimi oluşturup gülüyorum Ey kutsal şeytan bırakda son bir kez tutayım saçlarından Bakireliğini kaybetmiş Meryem gibi kutsal olmak için Konuşup konuşmamak arasında gidip gelirken zırvaladığımı hissediyorum Şadrazamın palyaçosu gibi Kaygılarımı yenemiyorum bir yandan da uykum var esniyorum Kulağımda bon jovi çalıyor Boş cümleler kurmaktan sıkıldım
Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum Sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin Kapanınca harflerinin kapısı: Adın şiirim! Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin... //H.Ergülen