İçtiğin sigaranın dumanında saklansam
Eğer sigara içseydim. O dumana alır saklardım seni. Yazabildiğim kadarız işte. Ne eksik ne de fazla. Kendinde hata bulur olmuşsun. Ben bu yangında aylardır varım. Üzme masum yüreğini. Son bir aydır cehennemi yaşıyorum sadece.
Düşünsene ya cennete olan aşkından yanıyorsa cehennem? Dokunur dimi... Dokunuyor da.
13.22 Düşünmek istemiyorum. Ertelemekten beynim yoruluyor. Gitmek istiyorum bir an önce. Aşığı olduğum memleketi sana bırakmak istiyorum. Herkesin bir derdi var İstanbul’la benimki sen oldun. Yakıştınız birbirinize.
Geceden daha karanlık bir şehir Maviden daha huzur dolu Bir denizi var gülüşü gibi masmavi Öyle bir güneş ki sarıldığında kalbimi kavuran sıcağa...
Neyse İstanbul olmuş sen işte. Şöylesi daha doğru sanki bende İstanbul sen olmuş.
Sana bunları söylerken cesur değildim. Esirdim. Bu yüzden benim için cesaret anlamı taşımıyordu. Esaret Ne ilginç Cesaret’le arasında tek harf farkı var. İnce bir çizgi. Hani şu kıldan ince kılıçtan keskin köprü gibi. Hala sabah ezanlarında uyanırım. Ve hala...
Neyse Şimdi önümde iki yol var gibi duruyor. Ya kal dersin ya git dersin.
Şahsen gitmek için çok geç. Kalmak içinde çok erken gibi dursa da sende Olacakları sıralıyorum sana.
Ya tüm benliğimle kaçacağım senden. Ya da tüm benliğim gerçi senliğim desek daha doğru ben kaldım mı bende emin değilim.
Ne güzel özetlemiş Tuna; Birden geldin aklıma yakıverdin ışıkları Hayret ettim kalbime bazen mutluluktan.










