İstersen dağlar dağlar yerinden oynar oynar...

seen from Singapore
seen from China
seen from South Africa
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from China
seen from Albania
seen from South Korea
seen from Türkiye
seen from France

seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from New Zealand
seen from United States

seen from United States

seen from France

seen from United States
seen from Netherlands

seen from Italy
İstersen dağlar dağlar yerinden oynar oynar...
Şu uygulamada sapık engelemekten bıktım. Adam akılı insan kalmamış, sanki hiç derdim yok gibi bide bunlarla uğraşıyorum.
Döry tane mânevî düşmanımız vardır;
1. Dünya sevgisi.
2. Kendi nefsî arzularımız, gayr-i meşrû arzular.
3. Şeytanın bizim aklımıza getirdikleri.
4. Günah işleyen, isyân eden arkadaşımız.
Abdurrahim Reyhan (k.s.)
Kulaklığımı takıp, müziği son ses açıp sizin sesinizi sonsuza kadar kapatmak istiyorum.
Mustafa Sandal Ft. Gentleman - Isyankar
Ya niye götünüz sıkışınca aklınıza geliyorum ben proje ödevi miyim Aq
Ufak Bir Esinti (ile Ağlayabilirim)
Gözlerimi kapatıp; tanrım lütfen yardım et dediğimi hatırlarım. Gözyaşlarımın damlası kulaklarımın kenarlarından yastığa doğru aktığını hatırlarım. Annemin ve babamın beni fazlalıkmış gibi hissettirdikleri vakitte tavanı izlediğimi, kendimden nefret etmeye başladığımı hatırlarım. Neden bilmiyorum ama hep iyi şeylerden daha çok kötü şeyleri hatırlarız.
"İnsanları izliyordum, ne kadar da şanslıydılar. Güneş doğduğu ve üzerilerine geldiğini an kutsanıyorlar. Olması gerektiği gibiler. Uyumlular. Ben ise hiç öyle değilim, küçüklüğümden beri insan olmanın bana verdiği hazzı yaşayamadım, çünkü o kadar eksiğim var ki, hep düştüm ve düştükten sonra hep yaralı bir şekilde kalktım. Her zaman dizimin iyileşmesini, çiziklerimin kabuklaşmasını izledim. Gülerken bile hazır halde bekleyen gözlerim vardı, ufak bir esinti ile ağlayabilirim, biliyorum ki ne yaparsam yapayım, her zaman bir adım gerideyim. Hiç normal bir şekilde olamadım. Ruhuma ve bedenime taşınmış ağırlıkları sayarak büyüdüm, içimde yaşayamamış ve büyümeye devam eden bir can var. O can her gece uyumaya yakın yanıyor ve yanarken acıyor, acıtıyor."
Kulaklığımı telefona takıp ve telefonumdaki beni rahatlatan, sakinleştiren ve sanki beni anlıyormuş gibi gelen o şarkıları açtığımda, biliyordum ki belki o kadar şeyden sonra halen kendimi kutsanmış hissedebilirdim. Her şarkı bittiğinde, beslendiğim huzurun tadını çıkarırken aynı zamanda beni gerçeklerden biraz uzaklaştırdığı için müziğe aşığım. Müzik olmasaydı insanlar ne yapardı bilmiyorum. Nasıl uzaklaşabilirdik o bize işkence gibi gelen sıkıntıdan, nasıl erişebilirdik huzura ve birazcık rahatlığa?
"Evet, insanları izlemeye devam ediyordum. Ne kadar da şanslılar, nasıl da güzel gülümseyebiliyorlar. Hayatımda en çok o insanlar gibi olmak istedim. Hep başkalarını kıskandım, hep başkalarının nasıl diğer insanlarla anlaştığını, nasıl diğer insanlara yakıştığına şahit oldum. Hep ağladım. Hep isyan ettim. Anneme ve babama haykırdım. Gerçek şu ki; söylediklerim onların bir kulağından girdi, diğerinden çıktı. İlk başta doğum günüm geldi yaş arttı ama biliyorum ki daha erişemediğim yerler var ve şimdi ise bayram geldi, eminim ki içimdeki çocuk halen gülümsemek için kendini zorluyor, affedersin kendini yırtıyor. Tık yok."
Her şey boşuna dediğim anları hatırlarım. Keşke olmasaydım diye düşündüğüm anları hatırlarım. Beni ben yapan her neyse ona hep sarıldım. Dün ya da bugün, tekrar insanları izliyorum; görüyorum yeni hediyelerini, o eskimeyen gülüşlerini, değerli el öpmelerini, annelerine ve babalarına sahipler ve bazı insanlar şanslılar evet. Belki bende yalnız değilim, benim gibi hatta benden daha kötü olan insanlar da var evet. Şuan doluyum, üzerimde bir sürü ağırlık var, eminim ki ufak bir esinti ile ağlayabilirim. Ağlamak istemiyorum. Gülmek istiyorum. Birinin beni güldürmesini istiyorum.
2 Haziran 2019