‘Güneşi Beklerken’ kaliteli ve sevilen bir iş ama kabul edelim ki bazı aksaklıkları da yok değil. Son bölümlerde fazlaca işlenen kıskançlık durumuyla dizide yaşananlar, hem sabrı hem de mantığı zorlayan türden… Aşklarını ilan edip mutluluğa doğru el ele yol alması beklenen Zeynep ile Kerem’in arasına karakedi girdi malumunuz… Ancak Kerem’in Amerika’ya gitmekten vazgeçmesinin ardından çıkagelen Jane olayı, kıskançlık yaratıp Zeynep-Kerem ilişkisine aksiyon katmak ve bölüm doldurmak için olsa bile, Zeynep’e rakip olarak ortaya sürülen karakterin içi boş ve alt yapısı kuvvetli değil. Buradan hareketle olayı değerlendirirsek, şimdi Kerem 18 yaşını tamamlamak üzere olan bir lise öğrencisi… Jane ile birlikteliği de Amerika yıllarına dayandırılmakta. İyi de, bu mantıkta taşlar yerine tam uymuyor ve akla pek çok soru takılıyor. Kerem ile Jane çocuk denecek yaşta mı birlikte yaşıyorlardı? Jane, İstanbul’da liseye gitmediğine göre Kerem Amerika’dayken kendinden büyük bir kızla mı takılıyordu? Kerem, Amerika’ya gitmekten vazgeçtiğinde soluğu Jane’in yanında aldığına göre onun İstanbul’da olduğunu biliyordu. Öyleyse ikisi bundan önce de görüşüyorlar mıydı? İşte tüm bu sorular ayrı odada kaldığı söylenen ama Kerem’in odasındaki duşu kullanıp pervasızca ortalıkta gezinen Jane’i ve Kerem’in masumiyetini havada bırakıyor. Öte yandan madem mantıktan söz ediyoruz, Zeynep’le uzun soluklu bir ilişki düşünen Kerem’in Jane’e yeşil ışık yakarmışçasına ilgi göstermesi, Zeynep’ten bu konuyu fazla uzatmamasını beklemesi de, aklı başında düzgün bir ilişkide hiç hoş karşılanacak şeyler değil. ‘ZeyKer’cilerin bu tablodan ve kıskandırma işinin fazla uzatılmasından ne derece memnun olacağı da ayrı bir konu. Nasıl ki, nispet yapmak için Aksel’i eve alıp cici annelik oynayan Zeynep’in, hinliğini bile bile Jane olayını ve duygularını ona dökülmesi mantığa sığacak bir durum değilse, Kerem’in de yardım için bile olsa eski sevgiliye bu kadar özen göstermesi kabul göremez. En basitinden aşka saygısızlık.