Sizler için özel olarak hazırlanan Siparişleriniz için hemen iletişime geçebilirsiniz.
0212 526 26 77
http://www.baskilikagitposet.com
seen from United States
seen from Morocco
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Norway
seen from United States
seen from Chile

seen from United States
seen from Iraq

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Denmark

seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from China

seen from Australia
Sizler için özel olarak hazırlanan Siparişleriniz için hemen iletişime geçebilirsiniz.
0212 526 26 77
http://www.baskilikagitposet.com
Baskılı kağıt çanta,Geniş körüklü kağıt çanta,beka kağıtçılık
ufak adette siparişleriniz için hemen arayınız
0212 526 26 77 - 0539 859 01 74
Kağıt çanta,kağıt poşet,baskili kagit poset ürünleri imalatı beka kağıtçılık
Ufak adet siparişlerini için
0212 526 26 77 [email protected]
Renkli baskılı butik çantası,baskılı butik çantası
Ufak adetlerde siparişleriniz için hemen arayınız : 0212 526 26 77
Matbaa konusunda başımız sıkıştığında bilgisizliğimizden midir iyi niyetimizden midir hemen yakın çevremizde olan bir matbaacı akrabamız veya bir ahbabımız olduğu aklımıza gelir. Sanki adam tanıdık olduğunda işimizi doğru yaparmış gibi gelir. Aslında tanıdıklarla çalışmak bir avantaj sağlamalı doğrudur. Çevremde az da olsa bu durumun avantajlarını yaşayan arkadaşlarım var. Ama gerçekte bu böyle mi? Her matbaacı her işi yapabilir mi diye düşündüğümde konunun hiç öyle olmadığını görüyorum.
Türk insanına basit gelen iki iş çeşidinden biri matbaacılıktır. Bir diğeride bence emlakçılık!
Kim işini kaybetse ya emlakçı olur ya matbaacı! Çünkü bu işlerin fazla bir yatırım yoktur aslında, jargonu yaparız abi ile satarız abi kadar kısadır. Kimse bunun arka planını araştırmaz. Matbaacılık mesleğin bir zamanlar en prestijli işlerden birisiydi. Hatta hatırlıyorum bir zamanlar Cağaloğlu, Sirkeci arasında dönemin en en bilgili ve seviyeli insanlarına bu semtlerde rastlayabilirdiniz. Onlarla sohbet etmek bitmeyen bir deniz gibiydi. hemen her konuda bilgileri vardı. Bilgilerin kaynağıysa dünya'da olan biten herşeyin arşivlemesini bu meslek grubu yapıyordu. Gazeteden, kitaplara, kullanım klavuzlarında, ansiklopedilere kadar her çeşit bilimsel, teknik, edebi konularda işleri hazırlıyorlardı bu iş onları çok kültürlü bir hale getirmişti.
Günümüzde matbaacılar milyonlarca Euro yatırım yaptıkları halde ve teknolojiyi en üst seviyede kullanan iş gruplarından biri olmasına rağmen bence hak ettikleri yerde değiller.
Bunun sebebi ise işini kaybeden bireylerin veya bir işe adapte olamayan insanların matbaacı kartviziti ile dolaşmaya başlamasıdır. Geçenlerde Nişantaşı'nda bir eczane kapısında asılı olan bir A4 kağıdında "matbaacılar ve dilenciler giremez" ibaresini okuyunca mesleğim olan bu işe yapılan haksızlığa çok üzüldüm. Bir yandan bu durumu sorguladım aslında buna sebep olan üstünde bir takım şeyler basılı materyallerin görsel ve sunum kalitesine hiç bakılmadan satın alınan ürünlerin sebep olduğunu düşündüm. büyük şehirlerde bir istatistik yapılsa her halde şehrin 4/3'ü matbaa, acans sahibi(!) veya grafiker vb gibi mesleklerden çıkacak(!)
Bu yazıyı neden yazdığımı da anlamış değilim :)
Sevgiler efenim, hoş kalınız...