Kuran’da mübarek gece olarak sadece kadir gecesi vardır. Nedeni de kuran-i kerim’in indirildiği gün olmasıdır. Ramazan ayının içerisinde olduğu bilinmekle beraber kesin bir gün belli değildir. Kandil adı altında kutlanan diğer günlerin ise kuran’i hiç bir temeli yoktur.
İlk kandili yaklaşık 1000’li yıllarda şii kökenli fatımi devleti kutlamış. Sonra 2. Selim döneminde osmanlı bu olaya camilere kandil (ışık) asarak destek vermiş. Kandil adı da oradan gelmektedir. O günü ibadetle geçirmekte bir sıkıntı yok, ancak o günün çok özel bir gün olduğuna inanıp, o güne özel bir ibadet yaparsanız işte orası yanlış. Kandil diye adlandırılan günlerin diğer günlerden hiç bir farkı yoktur. Bu büyük yanlış diyanet tarafındanda bilinmektedir. Neden olaya el atmıyorlar, insanları yanıltıyorlar anlamak zor. Sürekli hadis hadis diye bir taraflarını yırtarlar, ama sahihliğinde bir şüphe olmayan şu hadisi görmezler “işlerin en kötüsü sonradan ihdas edilenler / ortaya çıkarılanlardır. sonradan ihdas edilen her şey bid’attir. her bidat dalalettir, her dalalet de ateştedir.”
Sonuçta ne kur’an’da, ne de sünnette bugün kutlanan kandil gecelerine işaret vardır. Kutlu kabul edilen bu geceler, peygamber efendimiz ve ashabından çok sonra Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlanmış sonra da yayılmıştır. Bu kutlamalar kesinlikle islam’ın bir emri veya bir tavsiyesi değildir. Osmanlı padişahlarından II. Selim döneminden itibaren ‘kandil’ adını alan bu geceler miraciye, regaibiye, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiş olup kendi kültürümüzden de bir şeyler ekleyerek gelenekselleştirilmiştir. Kandil geceleri halk camilere gitmekte, kandil simidi ve tebrikleşmelerle yoğun bir şekilde kutlanmaya devam etmektedir.














