ANLATMALIYIM
Üniversiteyi henüz bitirmemiştim son sınıftaydım Mayıs ayında hayatım bir anda değişti. Haziran oldu ben regl olmadım. Stres sandım ama ihmal etmedim doktora gittim söktürücü verdi ve kullanıp yeniden regl oldum. Temmuz ayı geldi ve yeniden olmadım yeniden ilaç kullandım ama böyle bir şeyi daha önce hiç yaşamamıştım. Sonra mezun oldum işe başladım ve işe başladığım şehirde doktora gittim. O gün doktor bana erken menopoz yaşadığımı ve çocuğumun olmayacağını söyledi ve yapayalnızdım bunu duyduğumda. Nasıl ağladığımı o anki çaresizliğimi kelimeler ile anlatamam. Ben anne olamayacaktım. Bütün hayallerim içimdeki bütün duygular yerle bir oldu. Hayatımda lisede tanıştığım ve ömrümü sonuna kadar paylaşmak istediğim erkek arkadaşım ve şimdi aynı yastığa baş koyduğum canımı verebileceğim eşim vardı. Uzun yıllardır birlikteydik ailelerimiz bizi biliyordu. Dünyam başıma yıkıldı. Sevdiğim insandan bunu saklamaya hakkım olmadığını düşündüm o gün onu aradım ve anne olmayacağımı söyledim. Eşime o an bir kez daha hayranlık duydum ama acım o kadar derindi ki sadece ağlıyordum hayatımda geçirdiğim en kötü gündü bambaşka hayallerimiz vardı. Bana bir gün sürpriz yapmıştı kalpli bir kutunun içinde bebek şapkası ve eldiveni almıştı o gün mutluluktan ağlamıştım. Hayatımda onu tanıdığım için şükretmiştim bir kere daha ve bana alabileceği en anlamlı hediyenin bu olacağını düşündüğünü söylemişti ve bana çocuğumuz doğduğunda minicik kafasında ellerinde bu şapka ve eldivenin olmasını istediğini, birbirimize baktığımızda geçen yılların haklı gururunu görüp o an güleceğimizi söylemişti. Benim onu baba olmaktan mahrum bırakmaya hakkım yoktu onu canımdan çok seviyordum ama cevabı isteği ne olursa olsun bunu ona söyledim. Ama bana benim değerli olduğumu, beni çok sevdiğini ve benimle çocuk için birlikte olmadığını söyledi. Bu cümleleri bile içimde hep acaba bir gün ister mi acaba içten içe çocuk özlemi duyar mı diye beni endişelendirdi. Düşündükçe ağladım. Geceler zindan oldu. Ama ne zaman ben bu konuyu açsam beni hep sakinleştirdi. Doktor bir an önce evlenmem gerektiğini söyledi ama daha çok küçüktük. Böyle bir şey olamazdı. Ailemi de aradım o gün onlarda yıkıldı. Doktor genetik testi istemişti sonuç çıktığında hiçbir sebebi olmadığını doğuştan böyle doğduğumu öğrendim. Sadece eşim ve ailem biliyordu. Her gün ağladım. Eşim inancımızı hiç kaybetmememiz gerektiğini söylerdi hep. Bu sürede çok doktora gittim ama henüz bekardım. Donduracak yumurtam bile büyümüyordu. Düzenimizi kurduk eşim ailesine bunu hiç anlatmadı. Bunun bizim hayatımız olduğunu ailesi bile olsa benimle hayatını geçirecek kişinin kendi olduğunu ve benim ona yeteceğimi söyledi. Öğretmen olmak istiyordum ezelden beri çocukları çok severdim mesleğimi yapmak için bulunduğum şehirden memlekete döndüm. Eşim o dönem işe başlamıştı uzaktaydık ben kendi derdimle yanıp küle dönerken meğer bizi daha büyük dertler bekliyormuş. Eşim bir gün aradı doktora gittiğini söyledi yumurtalıklarının birinde şişkinlik fark etmiş doktor hemen patoloji istemiş. Her şeyi konuşur birlikte paylaşırdık. Patoloji sonucu iyi çıkmayabilir her şeye hazırlıklı ol demişti. İnanmak istemedim. Sonuç çıktığında kötü huylu olduğunu ve testis kanseri olduğunu öğrendik. Bu gerçek olmazdı bunları yaşıyor olamazdık. Böyle bir kader nasıl yazılmıştı alnımıza inanamıyordum. Hiç geçmeyecek acılarım sandım. Onu kaybetmekten o kadar korktum ki kendi acımı derdimi düşünmez oldum. Önemli de değildi zaten o benim hayatımdı. Başıma gelen en güzel şansımdı. Hemen ameliyat olması gerekiyordu kitle alındı bu süreçte çok şey yaşadık annesi bana oğlumu bırakmayacaksın dimi dediğinde eşimin bana söyledikleri kulağımda çınladı ve o an annesine ben oğlunuzu canımdan çok seviyorum biz birbirimize iyi günde ve kötü günde diye söz verdik ben ömrümün sonuna kadar onunla olmak istiyorum dedim. İkimizde saatlerce ağladık annesiyle. Bir anne evladıyla ben sevdiğim adamla bir kez daha sınanıyordum. Kemoterapi alması gerektiği söylendi. O dönem pandemi yeni başlamıştı. Eşim, ailesi ve benim dışımda kimsenin bilmesini istemedi.










