Son zamanlarda yapılan açıklamalar kanser için yeni devire geçiliyor kanserde yapay zeka sistemi

seen from India
seen from United States
seen from Malaysia
seen from China

seen from Canada
seen from United States

seen from India

seen from Maldives
seen from United States

seen from Poland
seen from Iraq

seen from Singapore
seen from United States

seen from Maldives
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Argentina
seen from China
Son zamanlarda yapılan açıklamalar kanser için yeni devire geçiliyor kanserde yapay zeka sistemi
Kanserde tümörlerin zayıf noktası bulundu
Kanserde tümörlerin zayıf noktası bulundu
Bilim adamları, kanserde tümörlü hücrelerin aşırı gerilmesine ve kendini yok etmesine neden olan bir zayıflık keşfetti.
Nature Cell Biology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yıllardır birçok kanser çeşidinde tümörlerin büyümesine yol açan MYC adlı geni araştıran bilim adamları, MYC’nin “Aşil Topuğu” olabilecek bir işleyişi keşfetti.
Bu işleyişte, ATF4 adlı proteinin tümörleri beslemesinin…
View On WordPress
Kanserde tümörlerin zayıf noktası bulundu - Sözcü
Bilim insnaları, kanserde tümörlü hücrelerin aşırı gerilmesine ve kendini yok etmesine neden olan bir zayıflık keşfetti.Nature Cell Biology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yıllardır birçok kanser çeşidinde tümörlerin büyümesine yol açan MYC adlı geni araştıran bilim adamları, MYC’nin “Aşil Topuğu” olabilecek bir işleyişi keşfetti.Bu işleyişte, ATF4 adlı proteinin tümörleri beslemesinin engellenmesi HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN Read the full article
Kanserde ’beslenme ve spor’ önemli
Doğru beslenmenin kanser hastaları için çok önemli olduğunu bildiren Dr. Naziyet Köse, hastalığın tanısı konulduktan sonra hastaların ve yakınlarının en çok merak ettiği konulardan birinin hem hastalık sırasında hem de kemoterapi sürecinde nasıl beslenmesi gerektiği sorusu olduğunu belirtti.
Kanser hastalarının bu süreçte beslenmesine özen göstermesi gerektiğini anlatan Koru Ankara Hastanesi…
View On WordPress
Kanserde sadece alternatif tıbba yönelmek ölüm riskini artırıyor
Kanserde sadece alternatif tıbba yönelmek ölüm riskini artırıyor
ANKARA ABD‘de yürütülen bir araştırma, tedavisi için sadece alternatif tıp yöntemlerini seçen erken teşhis konmuş kanser hastalarının, geleneksel tedavi yöntemleri kullananlara göre beş yıl içinde ölüm risklerinin iki kattan fazla olduğunu ortaya koydu. Yale Üniversitesinden araştırmacılar, 2004-2013 yıllarındaki ABD Kanser Veritabanı kayıtlarını inceledi. Meme, prostat, akciğer ve kalın bağırsak…
View On WordPress
Kanserde Yol Haritası Belirlenecek - sağlıkçılar portalı haberi
Kanserde Yol Haritası Belirlenecek – sağlıkçılar portalı haberi
14 Ağustos, 2016 11:32 tarihli Kanserde yol haritası belirlenecek haberi ve diğer en tarafsız güncel sağlıkla ilgili haberleri bizden takip edin. Kanserde yol haritası belirlenecek Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanlığı tarafından kurulan Kanser Kontrol Derneği’nce (Kankoder) prostat kanseri ve taramalarına ilişkin görüşlerin paylaşıldığı “Prostat Kanseri Çalıştayı” düzenlendi. Gümüş,…
View On WordPress
Samsun Haber, Samsun Haberleri, Samsun Haber Sitesi, Samsun Gündem
Yeni bir haber paylaşıldı http://www.samsungundem.com.tr/saglik-haberleri/kanserde-kisisellestirilmis-tedavi-h17181.html
Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi
Biotech Eurasia Fuarı tıbbi, zirai ve endüstriyel alanlarda çok geniş sektörlere hizmet veren Biyoteknoloji, geleceğe yön verecek yepyeni çözümler sunuyor. Hem özel sektör ve üniversitelerin hem de kamunun çok büyük yatırım alanı olan Biyoteknoloji, birbirinden zengin etkinliklerle fuarda ele alınıyor. Fuara katılan Dr. Onur Bilenoğlu, çağımızın hastalığı olan kanserin, kişiselleştirilmiş tedavisi hakkındaki çalışmaları değerlendirdi.
Kişiselleştirilmiş kanser tedavi yöntemlerinde gelinen noktaya değerlendiren Dr. Bilenoğlu, şöyle konuştu: ”Son birkaç yıldır Türkiye’de kanser tedavileri için kişiselleştirilmiş kanser tedavi yöntemleri kullanılmaya başladı, özellikle meme kanseri gibi. Klasik kanser tedavilerinde daha önce her meme kanseri olan hastaya aynı tedaviler öngörülüyordu. Şimdi geldiğimiz noktada her bireyin kanseri ayrı ayrı kanser olduğu farklı karakterize edilmeleri ve farklı tedaviler uygulamaları gündemde. Buna paralel olarak tanı yöntemleri ön plana çıkmakta. Özellikle her hastanın kendi genetik alt yapısını belirleyip, ona göre kanser tedavisi uygulanması gerekmektedir. Bizde çeşitli üniversite ve hastanelerle işi birliği çerçevesinde bu çeşit testleri ve yöntemleri geliştirmeye çalışıyoruz. İTÜ Arı Teknokent içinde bir araştırma laboratuarımız var. Burada çeşitli işbirlikleri ile Tübitak projeleriyle geliştirdiğimiz testleri hastaların kullanımına sunmuş buluyoruz”
TÜRKİYE’DE BU YÖNTEM YENİ Türkiye’de kişiselleştirilmiş kanser tanı ve tedavilerin yeni olduğunu belirten Dr. Bilenoğlu, ”Bütün dünya ile paralel olarak son birkaç senedir bu konuda ciddi aşamalar oldu. Şuanda kanserin gelişimini takip eden testler yavaş yavaş uygulanmaya başlandı. Bu testler sayesinde bireylerdeki kanserin kategorize edilmesi ve ona uygun tedaviler sunulması artık mümkün oluyor. Monoküler genetik yöntemler ile bireylerdeki kanser karakterize edildikten sonra uygulanan yöntemler değişik olabiliyor. Kimi hastalarda kemoterapi yöntemi uygulanırken kimi hastalarda hormon tedavileri ya da daha düşük dozlu tedaviler öngörülebiliyor. Buda hastanın hem hayatta kalım oranını çok ciddi derecede etkiyor, hem de yaşam kalitesini etkiliyor. Tanı yöntemlerinin önemi şurada çıkıyor: Siz bir hastaya gereksiz yere fazla kemoterapi verip onun hayat kalitesini ileri derecede sekte uğratabilirsiniz. Hatta bu ölüme kadar varabilir. Bura önemli olan her hasta gerektiği dozda ve şiddette tedavi verilebilmesidir” şeklinde konuştu.
”BİYOTEKNOLOJİDE DÜNYA İLE AYNIYIZ” Biyoteknojinin avantajını dile getiren Dr. Bilenoğlu, ”Biyoteknolojide dünya standartlarını yakalamamız çok daha kolay. Bizde kendi geliştirdiğimiz testlerle ve bize sunulan diğer yöntemlerle şanda Avrupa ve Amerika’da son gelinen noktaya kadar bizde aynı oranda tanı ve tedavi sağlayabiliyoruz. Türkiye’deki hastalarında geleceklerinin çizilmesinde çok önemli bir noktadır” diye konuştu.
Fuara katılma sebebine değinen Dr. Bilenoğlu, ”Biz yaklaşık 3 yıldık İTÜ Arı Teknokent içinde yer alıyoruz. Bu fuara katılma sebebimiz, kendi yaptığımız çalışmaları ve özellikle kişiselleştirilmiş kanser tedavisi alanındaki yaklaşımları sektörel paydaşlarımızla paylaşmak, insanların bu konuda bilgilendirilmesini sağlamak” dedi.
Kaynak : İhlas Haber Ajansı
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/kanserde-farkindalik-hayat-kurtariyor-haberi.html
Kanserde farkındalık hayat kurtarıyor haberi -
Meme kanseri için sembol olan pembe kurdele gibi kalın bağırsak kanseri farkındalığının sembolü olarak mavi yıldız kullanılıyor. Dünyada görülme sıklığı sıralamasında üçüncü sırada yer alan, tıbbi adıyla kolorektal kanser, halk arasındaki ismiyle kalın bağırsak kanseri, kanser nedeni ile ölüm sıralamasında da ikinci sırada yer alıyor. Her yıl 2 milyon kişi bu hastalığa yakalanıyor, özellikle 50-75 yaş grubundakiler yüzde 70 oranında risk altında.
Kalın bağırsak kanserlerinin “önlenebilir, tedavi edilebilir, mücadele edilebilir” olduğunun farkındalığı için 2000 yılından itibaren ABD’de, 2008’den itibaren de Avrupa’da Mart ayı kalın bağırsak kanseri farkındalık ayı olarak etkinliklerle kutlanıyor. Kullanılan mavi yıldız sembolü ile de hastalıktan kaybedilenlerin anısı yaşatılıyor ve aynı zamanda hastalığa yakalananların umudu yeşertiliyor. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sezai Leventoğlu, erken teşhisin hayat kurtardığı hastalığı anlattı ve önemli uyarılarda bulundu.
Hastaların muayene olmaktan çekindiklerini belirten Leventoğlu, “Bazı hastalıklar vardır ki doktora gitmek istemezsiniz, hatta kimi zaman ölsem daha iyi diye düşünürsünüz. O kadar utanırsınız ki yüksek sesle dile getirmez, hatta doktorla bile konuşulmaktan çekinirsiniz. İşte, kalın bağırsak kanseri de onlardan biri. Muayene olmaktan çekinilmesi nedeniyle kalın bağırsak kanseri teşhisinde geç kalınabilir. Makattan kanama olması, sık dışkılama hissi, dışkı çapında incelme, nedeni açıklanamayan zayıflama, halsizlik gibi belirtiler gösteren hastaları kalın bağırsak kanseri konusunda uyarıyor. Ailesinde kalın bağırsak kanseri ya da iltihabi bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, Crohn) hikayesi olanlar daha büyük risk altında” dedi. Kalın barsak kanserlerinin yüzde 40’ını kolonoskopi ile önlemek mümkün. Böyle önlenebilen başka bir kanser türü yok. Meme kanseri, akciğer kanseri ya da beyin kanserini benzer yolla önleyebilmenin imkansız olduğunu söyleyen Dr. Leventoğlu, kalın barsak kanserinde en büyük şansın kolonoskopi olduğunu ve tespit edilen poliplerin çıkarılmasının hastaların hayatlarını kurtardığını vurguladı.
Kalın bağırsak (kolorektal) kanserleri yavaş gelişen kanserlerden. Poliplerin kanserleşmesi için geçen sürenin 10 yıl olması nedeni ile kolonoskopi genellikle 50 yaşından sonra yapılıyor. Tarama testlerinde sıklıkla gaita testi yaptırılıyor. Dr. Leventoğlu, son yıllarda kendilerinin de öncülüğünü yaptığı ve araştırmalarında gösterdiği alınan kandan genetik analiz yapılarak Septin 9 bakılmasıyla güvenle kalın barsak kanseri tanısı konulabildiğini ifade etti. Yine bu araştırmalarındaki hedefin kandan genetik test yapılması ile kalın barsak kanserinde ucuz ve güvenli olarak tarama testi olarak kullanabilmesi olduğunu vurguladı. Ailesinde kalın bağırsak kanseri olması nedeni ile risk altında olanlar ve 50 yaşın yukarısında olanların gerek korkma, gerek de yeterince yönlendirilmemesi nedeni ile kolonoskopiden çekinmelerinin önüne bu koldan alınan kan testi ile geçilebileceğini belirtildi. Tüm bunlar sayesinde risk altındaki hastalara yapılacak erken kolonoskopi ile kalın bağırsak kanseri daha polip aşamasında tespit edilebiliyor, çıkarılabiliyor ve kanser önlenebiliyor.
Kalın bağırsak kanserli hastaların yüzde 40’ında tanı anında kanserin barsak duvarında sınırlı, yüzde 30 unda barsak duvarını aşmış, komşu organları tutmuş; yüzde 20 sinde ise karaciğer ve akciğere sıçramış durumda olduğunu belirten Dr. Leventoğlu, erken teşhisin önemini bir kez daha belirterek, hastalık barsak duvarında sınırlıyken yüzde 90 olan 5 yıllık yaşama şansının, karaciğer ve akciğere sıçradığında yüzde 20 lere düştüğünü vurguladı.
Obezite, hareketsiz yaşam, sigaranın da kalın barsak kanseri riskini arttırdığını belirten Dr. Leventoğlu, hastalığı önlemek için şunları önerdi:
“- Aşırı kalorili gıdalar tüketmeyin, sebze meyve ağırlıklı, posalı beslenin, balık tüketin, kırmızı eti haftada bir kez tüketin, – Bol bol su için, kahveden uzak durun, – Düzenli olarak egzersiz yapın, yapabiliyorsanız haftada 5 gün, günde yarım saat spor yapın, – Asansör yerine merdiven kullanın, kısa mesafeli yerlere arabayla değil yürüyerek gidin, ev işi yapın, köpeğinizi gezdirin yani hareket edin, – Sigara içmek, kalın barsak kanserlerinin başlangıcı olan poliplerin gelişmesine zemin hazırlar, sigara içmeyin, – Alkol, kanseri önleyici vitaminleri vücutta azalttığından kullanmayın ya da azaltın, – Kalın barsak kanseri için tarama testlerini zamanında (50 yaş üstü) yaptırın”.