Sizin için kum saati ne ifade ediyor bilmem ama ben her kum saati gördüğümde eski bir arkadaşımla karşılaşmanın sevinciyle selamlaşırım.
Şimdi ben 10'lu yaşlardayken bizim üst caddede büyük bir market vardı. Biz Sevgi'yle -ablam olur kendisi- sık sık bu markete bir şey almayacak olsak bile yeni ne gelmiş diye bakmaya giderdik. Mustafa da gelirdi bizimle ama o daha küçüktü basket toplarıyla falan ilgilenirdi daha çok, bir de küçükken çok gıcıktı :D Market büyük dedim ya alt katı gıda, üst katı da züccaciye, bijuteri, oyuncakçı ne ararsan var. Tabi bizim en çok oyuncaklı olan kısmı ilgimizi çekiyor. Barbie bebekler, arabalar, toplar, ayak bileğine bağlanan ucunda top olan ipler falan var. Üst katla da pek kimse ilgilenmezdi genelde boş olurdu. Biz de gider satın almasak da oyuncaklarla oynardık, bebeklerin kıyafetlerini değiştirirdik, sarışının kıyafetini esmere esmerinkini de sarışına falan giydirirdik. Büyük ekşınlardı bunlar. :D
Neyse gelelim kum saatine, tabi çoğunlukla oyuncaklarla ilgilenirdik ama sağolsun Sevgi süs eşyalarıyla da çok haşır neşirdi. Vitrinde ne kadar biblo, mum, gemi, uçak varsa dokunur hatta yerlerini değiştirirdik. Böyle çok güzel oymalı ahşap gemiler, atlar vardı. Tabi yanlarında da süs eşyalarının bence olmazsa olmazı kum saatleri. Biz istinasız her gittiğimiz de kum saatlerini ters çevirirdik. Bazısı çabuk inerdi aşağı bazısı daha yavaş, durur onları izlerdik. Özellikle kum saati ters çevirmeye çevre züccaciyelere de giderdik. Dehşet keyif alırdık. Hala anımsarım.
Şimdi her gördüğüm kum saati, benim ters çevirdiğim kum saatlerinden biri olabileceği aklıma gelir ve eski bir arkadaşı tebessümle selamlarım. Kum saati benim çocukluğum, her kum saati benim arkadaşım.